Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

Siz Uzay Takımı Görmemişsiniz


6 Aralık 2010 Pazartesi

Dört Resim Arasındaki Mou Farkı





Dört dedim ama aslında aynı maçtan 2'şer resim. 2 maçta da rakip Barça. Hoca yine Mourinho. Xavi yine Xavi. Messi yine Messi. Hikmet Karaman yine Hikmet Karaman. Ama 2 takım arasındaki farkı anlatmak, kelimelerin bile yetmeyeceği ölçüde fazla.

Üstteki 2 görüntü Clasico'dan. İlk görüntü bile korkunç bir vehamet göstergesi ama hadi 2-0 diyerek üzerine fazla konuşmayalım. Ama, bu görüntünün daha korkunçları da yaşandı diyeyim ben. 4 Barça hücumcusuna karşı, 4 Real savunmacısının kaldığı anlar bile oldu. O derece inanılmaz. 2. görüntü ise, asıl konuşulması gereken. Durum 0-0. Dakika 10 bile değil. 4 defans ve 2 ön libero savunmaya çalışıyor. Görüntüdeki diğer 2 Real'li ise, sadece kamera kadrajına girmiş durumdalar. O kadar. Ekranda kalabalık yaratmaktan başka bir işe yaramıyor. Di Maria'nın, arkasındaki Marcelo'ya yardımı yok. Maç boyunca da olmadı. 1 sezon boyunca kötü top oynamaya bahane bulan teknik direktör gibi, geri dönmemeye hep bir bahanesi olabilirdi Di Maria'nın bu maç için. Marcelo'ya yardımı etmediği için, Marcelo da zaten savunmanın kralını (!) yapabilecek bir futbolcu olduğu için, Xavi'nin koşusuna refakatlerde. Neden, çünkü önündeki adam yardıma gelmediğinden savunması gereken alan büyümüş durumda. E haliyle gol de geliyor. Mesut, muhtemelen kalesine en uzakta görünen isim. Ronaldo ve Benzema ise ortalarda yok. İniesta'nın ayağındaki topun, kanada açılması, yanındaki arkadaşına verilmesi gibi durumlarda bile, 4'e 6 gibi bir hücum savunma oyuncusu rakamları çıkıyor ortaya.

Sonraki 2 görüntü ise Barça-Inter maçlarından. Oyunun aktif alanı içerisindeki Interli futbolcu sayısı 9. Bir tek Milito yok 4.görüntüde. Son görüntü içerisinde o da var. Sneijder, Pandev, Eto'o hepsi bir şekilde aktif durumda savunmaya geçmişler. Eto'o, Milito kanada gelmiş durumdalar ve Barça'nın oyunu genişletebildiği kadar genişletmekten başka bir seçeneği de yok. Kanallarının hepsi tıkalı vaziyette.

Sonuç olarak, Barça'yı 6 kişi savunarak, hele ki savunma yeterlilikleri tartışılır olan Marcelo gibi oyuncularla savunmaya çalışmak, siyanür içerken kafasına sıkıp köprüden aşağı atlayan bir adam gibi davranmaktır. Mourinho'nun işi değildir. Çılgınlık yapmaya gelmiş bir adamın işidir. Kendi futbol düşüncesini bir çırpıda dışarı atan bir adamın hareketidir. O kadar...

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Ne Oluyor Orada? III





Barcelona'nın bu geyeiği bitecek gibi görünmüyor. Şimdi de Pique'yi Bojan'ı kovalarken görüyoruz.

Gerçi Barça Tv falan... Ne hikayesi vardır bu videonun acaba?

Bu arada geçen olayla ilgili Ibra çok fena ayarı vermiş gazeteciye.

Ne Oluyor Orada 1
Ne Oluyor Orada 2

Not: Video Youtube'dan. Youtube'a erişim sorunu yaşıyorsanız da bu saatten sonra ne desem boş. (:

7 Mayıs 2010 Cuma

Ne Oluyor Orada II ?

Kim bu takıma pembe forma giydirdi çıksın ortaya !!

10 Nisan 2010 Cumartesi

Real Madrid - Barcelona

Özel tanımları bir kenara bırakırsak ve kafadan maça dalacak olursak Real Madrid'in elinde Barça'yı yenebilecek 1.5 silah var diyerek başlayalım. Ronaldo ve Van der Vaart. Barça'yı yenmek için zaten elinizde 3 ya da 4 iyi adam olması yetmiyor. Barça'nın kötü 1 veya 2 adamı olması gerekiyor. Barça'nın elinde de bu potansiyelli 2 adam var. 1.si "babadan torpilli" Busquets, diğeri de "Allah'a emanet" Valdes.

Real Madrid'in Pellegrini ile alışılmış "Galacticos" tarzı yerine savunma tarzını yansıtması ile "evinde" Barça'yı yenmesi pek mümkün değil. Çünkü 4 savunma önünde 3 tane defansif orta sahanın, Xavi-İniesta ikilisine karşı bir teknik dezavantajı var. Xabi Alonso'nun Liverpool günlerinden bir gün yaşatması halinde bu orta saha rakibine yaklaşabilir lakin, Lass-Xabi-Granero'dan kurulacak orta sahanın rakibe karşı tek üstünlüğü savunma olacaktır. Zaten bu nedenle Ronaldo her topu kendi orta sahasından alıp paytak paytak yardırarak gitmesi bir standart oldu. Ronaldo bunu Alex Ferguson sisteminde kaleye en az 25m kala yapmaya başlıyordu ki, bu da tehlike yaratıyordu. Bu sistemde Real Madrid adına hücumda kilit Rafael Van der Vaart. Pellegrini, Guti ile başlarsa da Guti. Çünkü rakibin en mükemmel yaptığı iş olan dikine ve boş adama pası yapabilecek 2 ayak bu adamlarda. Sezon başı satılan Sneijder olsa tam onun maçı diyebilirdik. Satılan 2.adam Robben ise Münih topraklarında 3 kulvarda gidiyor. Sneijder'de Inter'de 3 kulvarda. Yerlerine diyebileceğimiz Ronaldo ile Kaka ise tek kulvarda Real'de. Plansızlık böyle bir şey.

Gelelim Barça'ya. Guardiola, takımının günümüz futbolundan 3-4 sene ileride olduğunu farketmiş olacak ki, Valdes ile Busquets ile Pedro ile Bojan ile takımını dengeliyor. Ben öyle olmasını diliyorum çünkü, Busquets'in böylesine kritik bir mevkiide Barış Özbek'in 15cm uzunundan başka bir imaj sergilemediğini, Toure ya da Keita'nın yarısı etmediğini söylemeliyim. Barça'nın en önemli 2'lileri sahada olacak Barnebau'da. Puyol - Pique ve Xavi - İniesta. Albiol - Ramos'tan daha sağlam duracakları kesin. Barça'nın en sıkıntılı kısmı diyebileceğimiz sol ön bölümünde Pep, orta sahaya Toure - Keita'dan birisi ile Busquets'i koyup, Iniesta'yı çekebilir. Henry'i santrafor, Messi'yi de klasik Messi olarak görebiliriz. Pedro ve Bojan ikilisinin El Clasico performansları hakkında bir yorum yapamıyorum çünkü bu ikiliden özellikle Bojan'ı deplasmanlarda adından söz ettirecek derecede hatırlamıyorum. Pedro yine bir nebze. Ama karşısına Arbeloa ve sık sık Ramos geleceğinden ezilebilir. Arsenal karşısında bu 3'lü değil de Messi vardı sadece sahada. Tabii bir de Messi var. Karşısında Marcelo olacak. Tabii kağıt üzerinde. Arsenal maçında normal yeri olan sağ önden hiç girmedi ceza sahasına. Bütün gollerde göbekten delerek, ortadan dikine dikine girerek attı. Bu da Marcelo'yu üstüne çeken Messi yüzünden Madrid sol kanadından Daniel Alves'in bindirmelerini göreceğiz demektir ki tehlike yaratabilir. Yaratacaktır da. Tek sıkıntı ve büyük sıkıntı, sakatlığı yeni geçen Iniesta ve Xavi'li orta sahanın üstüne Real'in savunmasının Barça presi yapması. Burda da ön alan presi Barça'yı oldukça zorlayacaktır. Savunmadan daha çok hücumu güçlü bekler yüzünden de bir çok duran toptan tehlike yiyebilir Barça.

Şimdi bir de bu maçın kağıt üstünde, fikirlerde olmayan bir olayı var. Ronaldo - Messi. 11 ay oldu karşılaşalı bu ikili bir finalde. Messi ezdi geçti. Camp Nou'da Ronaldo yarım bıraktı, Messi değil Zlatan çıktı o gün. Bu kez Ronaldo belki de Madrid kariyerinin en önemli maçına çıkıyor. Arkasındaki orta sahanın yardımları iyi olursa Madrid'i o taşır. Barça klasik oyununu biraz daha iyileştirirse maç Messi'nin olur. Hatta golünü atar, formasının altında atletine yazdığı mesajı gösterir. Atmosfer ise Real'in evinde daha sakin gibi. Nou Camp'ta olan o boğucu atmosfer yerine oturarak maç izleyen golden gole sevinen adamlar var. Bu da Barça'yı etkileme adına bir dezavantaj. Duran toptan bir savunmacı da gol atar diyeyim. Bitireyim.

9 Nisan 2010 Cuma

El Classico'ya Doğru Rakamlar / Barcelona





Real Madrid'in iç saha ağırlıklı istatistiklerini vermiştik önceki kayıtta. Şimdi ise deplasman takımı Barcelona'nın dış saha ağırlıklı performansına bakıyoruz.

Deplasmanda Barcelona sadece 1 maç kaybetti. 10 galibiyeti, 4 beraberliği var. Son 4 deplasmanda 4 puan bıraktılar. Deplasmanlarda toplam 32 golü var Barcelonanın. 2.13 gibi bir ortalamaya denk geliyor ki deplasman için güzel bir ortalama. Barcelonaya yakışır cinsten hani. Barcelona'nın toplam 75 golü var. Bu gollerin 26'sı Messi'den, 15'i Ibracadabra'dan.(Ibra'nın bu sezon pek bir sihrini göremedik ama). Takımın gollerinin yarısından fazlasını atmışlar yani. Real'de Ronaldo + Higuain ikilisinden daha da üstün bir performans diyebiliriz. Katalan ekibin 19 golü 75-90 dakikaları arasında atılmış. Son çeyrekte mükemmel açılıyorlar diyebiliriz. Ancak toplam yedikleri 19 golün 9'unu da bu dakikalarda yemişler. Diğer çeyrek saatlerde 2'şer gol yemiş ama son dakikalarda bu kadar gol yemeleri, Real'in en çok o dakikalarda gol atması... Son dakikalar mükemmel geçecek gibi El Classico'da. Ayrıca Barcelona maçların %90'ında ilk golü atan takım oluyor. Buraya da dikkat etmek lazım. Yabancı sitelerdeki bahislere selam olsun! :)

Rakamlar böyle, bakalım sayılar haklı mı çıkacak yoksa aksi durumlar mı yaşanacak. Kalbimden geçen Real'in iç sahadaki 3.33'lük, Barcelona'nın deplasmandaki 2.13'lük gol ortalamasının tutması. İddaa'da 4-6 gole verilen 2.15'lik oran da gayet makul. Kim kazanacak tahmin etmek zor bence ama bol gollü maç bekliyorum.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Arsenal Resmi Sitesinden Maç Raporu




...

With Arsenal undermanned at the back, he weaved through Eboue and Vermaelen only to see his first shot beaten away.

His second went through the keeper's legs.

Messi 4 Arsenal 1.


Tüm rapor burada.

1 Nisan 2010 Perşembe

Geçmiş Zaman Olur ki || Barça



1.fotoğraftaki kupanın ardından bakan tanıdığınız üzere Xavi. 2.fotoğrtafta top taşıma görevinin yıkıldığı ise İniesta. O derece genç işte. 3.fotoğraftaki Lionel Messi. 4.fotoğrafta ise, 3.sırada en uzun Pique. Ona göre 2 sağında ufka doğru bakan Cesc Fabregas. En alt sırada yere doğru bakan arkadaşın resme göre solundaki, arkadaşa göre sağındaki ise Leo Messi.

28 Şubat 2010 Pazar

%72 - %28 = 2 - 1



Barcelona - Malaga maçının özeti bu. %72 ile top oynuyorsunuz 90 dakikada, rakibiniz ilk yarı bir kez frikikten kalenizi yokluyor sadece, bilindik Barcelona oyunu var sahada, lakin bilinmedik bir skor getiriyor önümüze. Barcelona, geçtiğimiz sene gördüğümüz, izlediğimiz, hayran kaldığımız Barcelona değil ve asla da olamayacak gelecek sezona kadar. Eğer transfer yapılmazsa, hiç olamayacak.

Barcelona sisteminin ileri 3'lüsünün sol önü ve santraforu çok aksak oynuyor. Hele Ibrahimovic o kadar sırıtıyor ki sistemde inanılmaz. Hız kesici, dalgakıran gibi ataklarda. Henry zaten yok. Pedro ise Messi olma yolunda değil de Nani olma yolunda gibi. Umarız Nani'nin o Arsenal maçının performansı gibi bir geleceği olur da Pedro'nun onu da doyasıya izleriz. Yoksa Messi gibi oyunda her daim olmak yerine, istediği anda oluyor.

Barça'nın 81'de yediği golün deyim yerindeyse ahmaklığı, 3 dakika sonra attıkları efsanevi ama Barça standartlarında normal olan golle unutuldu tabi. Xavi Hernandez'in attığı topun videosunu izleteceksin insanlara. Saha görüşü, zeka, rakibi diklemesine delme vb. bir çok şeyi öğrenebilir insan bundan. Yalnız atılan golün gösterdiği bir şey daha var. Benim tezimi destekleyen. Golün altında imzası olan 3'lü Xavi, Alves ve Messi. Ortalarda Zlatan yok. Zlatan bu sistemde sırıtıyor. Yavaşlatıyor. Hele sol önsüz oynuyor Barça bazı zamanlarda. Neyse ki Messi var. Xavi var. Iniesta var. Bir de hakkını verelim iyi bir savunma yapan Malaga var. Savunmasını ceza sahasının 5 m ilerisinde kuran bir Malaga.

16 Ocak 2010 Cumartesi

Barcelona Uçağı

10 Ocak 2010 Pazar

Gençlere Kötü Örnek Oldunuz Beyler !!


Torino'da, biraz önce Ferrara'nın çınlayan kulakları kadar kimsenin kulakları çınlamamıştır herhalde. Ekran başından bile duyuluyordu artık bariz küfürler. Hata tabii Ferrara'yı, Leonardo'yu resimdeki ikiliyi taklit ederek takımlarının başlarına getirenlerde. Koskoca Milan'ın, Juve'nin kenarda duran isimleri işte bu ikili. Barcelona yılların sisteminin ürünüdür. Bugün Pep gider, yarın yine alt yapı antrenörü gelir, o başarı sistem devam eder. Ama Milan'da, Juve'de bu işler zor düzelir. Leonardo bugün kurtardı Juve'yi 3'leyerek. 3-4 haftaya Mourinho'lu Inter onların da fişini çeker.

Şu resimdeki ikili Dünya'ya kötü örnek oldular. Çok kötü hemde...

2 Ocak 2010 Cumartesi

B Plansız


Buradan kendisine Türk usulü saydırmak istiyorum. Villareal ile berabere kaldı çünkü. Nedensiz bir stres atasım var Pep'e karşı. Nadiren geçer bu fırsat geçmiş vurayım abalıya.

"Gördük ki, Barcelona'nın daha doğrusu Guardiola'nın bir B planı yok."

"Durum 1-1. Defanstan adam çıkartıp, santrafora adam koyması gerekirken, o hücumdan çıkartıp, hücuma adam koyuyor. Ya böyle bir şey olabilir mi ya?"

"Guardiola teknik direktör değil. Değil 6, 16 kupa alsa benim gözümde korkak o."

"Guardiola adamsa Kasımpaşa'yı şampiyon yapsın."

"Bana Guardiola'nın Barcelona hariç teknik direktörlük kariyerini birisi söylesin"

"Cruijff olmasa Pep bir hiç."


Ohh stresimi attım valla. 3 haftaya yollarım ben bu adamı.

İşin ciddiyetine gelirsek, Eto'o Ibracadabra'dan daha iyi bir santrafor mu diye sorgulayarak başlarsak yanılırız. Çünkü Eto'o, Ibra'dan farklı özellikleri ile çok üstün. Ibra'dan dar alanda hızlı. Çokta çabuk. Al-ver'leri çabuk yapabiliyor. Ibra ise yerleşik savunma karşısında La Liga'da zayıf. Fiziği ile bunu kapatmaya çalışıyor. La Liga'da, Serie A'ya göre hızlı tempoda al-ver-dön'leri yapmakta zorlanıyor. Eto'o gibi aksadığı zamanlarda kanatlarla yer değiştirebilme özelliği de yok. 6-2'lik maçta Eto'o'nun Messi ile yer değiştirdiğini, Rijkaard döneminde Ronaldinho ile Eto'onun sık sık yer değiştirdiğini görüyorduk. Şimdi ise 2 statik adam var bu ileri 3'lüde. Zlatan ve Henry bile yer değiştiremiyorlar maç içerisinde. Uyumu Zlatan atlattığında Barça tekrar eski haline dönecektir. Daha bile etkili olabilirler. Geçen seneki Barça yok. Çünkü hücumda statikleştiler. Ibra'ya göre oynamaya başladılar. Henry yıllardır aradığı kupaları artık aldı ve heyecanı ne kadar kaldı tartışılır. Kanatlara Pedro'dan başka, hemen katkı verecek bir adam gerek. En basitinden rakamlarla konuşursak, geçtiğimiz sene bu gün toplam 51 gol atmışlardı. Bugün ise 37 goldeler. Şampiyonlar Ligi'nde bu sene hiçbir maçta 3 gol atamadılar. Son 4 resmi mücadelede kendi sahalarında gol ortalamaları 1.3. Nedeni ise aynı Eto'o - Ibrahimovic takası. Daha büyük santraforu almış olabilir Barça ama ne kadar büyük bir takım oyuncusu Ibra bu konuşulmalı, bu uyum üzerine gidilmeli.

Neticede namağluplar, en az gol yiyen takım durumundalar lakin, yarın Real kazanırsa ki, Ender Gelişen Osasuna Atakları'na karşı bu kuvvetle muhtemel, 2.sıraya inecekler.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Bir Rubin Bir de Chelsea


Pep Guardiola Barça'nın başına geldiğinden bu güne, 2 maç yapıpta yenemediği hiçbir takım yoktu. Şampiyonlar Ligi yarı finalinde bir tek Chelsea ile iki maçta berabere kalmıştı. Bugün ise Rubin Kazan, Barça'ya karşı 2 maçta da yenilmeyen 2.takım oldu. Hatta bir maçı kazandı bu periyotta. Bugün Inter yenerse, bir maç evvel sonuncu olduğu grupta lider olacak. Jose'ye güvenmekteyiz.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Ender Gelişen Osasuna Atakları 1-1 Barcelona

Galatasaray'ın Es-Es'i, Beşiktaş'ın İ.B.B'si, Barcelona'nın Osasuna'sıdır...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Messi(H) || Van der Sar


Rıdvan Dilmen noktayı koydu; "Benim için Messi ve diğerleri var. Ronaldo, Messi'den sonra gelen 8-9 futbolcudan birisidir benim gözümde"

Ben daha da uzatayım. "Messi gökten indirilmiş bir futbol elçisidir. Diğerleri ise sadece insan." İspatı için;

"Havada durdum şahitlerim var" Leo Messi -- Van der Sar'ın ifadesi herşeyi anlatıyor zaten.

Tam boyut için resimlere tıklayınız

48 Yaşında Rıdvan - Barcelona'lı İlker Yasin || İlk Yarı


-Ben 1980 Yılında burada Dünya Kupası finalini anlatmıştım. O günden bu güne tamm..... (Burada ses kesilir) Evet 80'den bugüne tekrar buradayım. Tam 29 sene oldu. O senelerde 19 yaşında bir delikanlı olan Rıdvan Dilmen yanımda. Rıdvan Dilmen'in 48 olduğunu öğrendik.

-Eto'o acı burunla vurmuş. (Rıdvan Dilmen)

-Slyvinho'nun defansı iyi. Çıkmaz. Ofansı kötü. (Rıdvan Nistelrooy)

-Messi, İniesta ile bir duvar pası, ahhhhh. (İlker Yasin)

-Messii, Messiii, Messsiiii, Messiiii || Roneldoo || Vanderson (İlker Yasin)

Barcelona vs Manchester United


Futbol tarihinin 1 senedir beklenen maçı sonunda geldi. Roma Olimpiyat Stadı'nda örümcek kameralar eşliğinde izleyeceğiz büyük finali. Geçtiğimiz sene Terry'nin ayağının kayması ile kupayı kazanan Manchester bu kez bu şanstan daha fazlasına sahip olmalı.

Barça cephesinde kanat bekleri sorunu var. Dani Alves ve Abidal yerine Keita ve Sylvinho oynar düşüncesindeyim. Puyol ve Pique göbek, önlerinde Toure, Xavi, İniesta üçlüsü ileride de muhteşem 3'lü Eto-Messi-Henry. Klasik 11'i gibi. Onlar oynamaya çalışacak, fakat Manchester onları durdurmaya çalışacak. Aksi aptallık olur zaten.

Manchester cephesinde de bir tek Fletcher eksik. Eksik olarak bile bakmam aslında ona. Barış Özbek kadar bir futbolcu. Man U. ise Ferdinand-Vidic-O'Shea-Evra 4'lüsü ile çıkacak geride. Ortada Carrick ve Park yeri garanti olanlar. Yanlarına Scholes veya Anderson'dan birisi girecektir. Ronaldo ve Rooney ikilisi de kesin. Berbatov'u da sahaya atacaktır Sir. Ama Barça kitleme adına ortaya Scholes, Anderson ikilisini de atabilir.

Büyük kapışmayı mı kim kazanır? Sir bu kez fazla sıçrayamaz. Messi ve Eto'o için boş kaldıkları 2 saniye yetecektir. Valdes kovalığını konuşturmazsa ki Ronaldo karşısında bu pek olası değil, güzel bir maç izleyeceğiz gibi. Dua edelim de ilk golü Barça erkenden atsın. Yoksa sıkıcı bir final izleriz.

7 Mayıs 2009 Perşembe

Alt Yapı Geyiği(!)




Birmingham City Altyapı sorumluları Galatasaray' Tesislerini ziyarete gelmiş... Demin bir blogda Cafercan' "arayan" post gördüm. Birmingham City ne bulacak ki acaba burada? Ya da Türkiye' den kaç kişi Galatasaray Camiasının Altyapı sistemini biliyor? Hani bi de dünyanın en iyi 3-5 altyapısından biri diye lanse edilir.
Foto: Namık Kemal Nou Camp' ı geziyor...

Sakin?!


Şöyle söyleyeyim; Barca bu sene her pozisyonu gol yapacak gibi geliyordu. Bir kaç maç izleyen için gerçekten öyle. Ceza sahası içersinde 4-5 pas filan, 160 gol, herkesi yenmek... Dün gece bunu düşündüm, Messi dediğimiz adam dünyanın en iyi oyuncusu konumunda olabilir fakat ki, gözden kaçan bir şey var, o da bence tek kelime ile; "sakinlik"
Dünde gelirsek; dakikalar ilerliyor, Chelsea orta sahayı biraz daha tutmaya başlıyor, orta saha da Barca daraldıkça, defanstan topla çıkamadıkça ekran başında ben ligimizdeki futbolu düşünüyorum. Sanki bizde oynanan kısır futbolun aksine bu adamların her vurduğunun gol olduğunu, bu sebepten Delgado' ya; Sabri Sarıoğlu' na; Serkan Balcı' ya küfretmenin manasını buluyorum(!)
Aslında olayı bir şey güzel özetliyor olabilir.Bay Kerahet mesaj atmıştı "Messi adeta Serdar Özkan oldu" diye. Belki de Beşiktaş - Kayserispor maçında Serdar Özkan Messi olmuştu ha? Bu yüzden ki belki de bizim ligimizde de sakin futbol oynanmalıdır... Uzun vadede!


Foto : Nou Camp!

Barça Galatasaray'ın Başarısını Egale Edecek mi?


Kafadan başlığı görünce diyeceksiniz ki, koskoca Barça, bu sezon 161 gol atmış Barça, oynayıpta gol atmadığı takım kalmamış Barça, ezeli rakibine Barnebau'da 6 atan Barça, müzesinde her kupadan 2'şer 3'er olan Barça, Galatasaray'ın hangi başarısını egale edecek. Namağlup kupa kazanmak değil. Onu kafadan eleyelim. Gelelim başarıya.

Avrupa üzerinde liginde Şampiyonluk + Lig Kupası, uluslararası arena'da da Uefa ya da Şampiyonlar Ligi + Süper Kupa kazanan tek takım Galatasaray. Sezonda bu 4'lemeyi yapan tek takım Galatasaray. Bu başarıya en çok yaklaşan Jose Mourinho'nun 2003 Porto'su ve 2005 Cska Moskova'sı. İkisi de Süper Kupa'yı kazanamadığından 3'te kaldılar. Buna şu an en yakın takım ise Barça. 5 Galibiyet alırlarsa 4 Kupa kazanacaklar. Ligde 2 galibiyet alırlarsa Şampiyon, kupa finalinde rakibini yenerlerse İspanya Kral Kupası, Manchester'i yenerlerse Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, eğer Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğunu kazanıp, Süper Kupa'da da kazanırsa bu 4'lemeyi yapan 2.takım olacak Avrupa'da.

Yaa işte nereden nereye...