18 Aralık 2009 Cuma

Atletico Madrid mi Daha Zor Lille mi ??


Busker ile dün akşam muhabbet ederken, Atletico Madrid dedim rakip olarak. O da Brugge istiyordu. Atletico kırmadı geldi sağolsun. İstiyordum gelmelerini Galatasaray'a. Çünkü, adı bilinen bir ekibi eleyerek üst tura çıkmanın motivasyonu ile, adı bilinen ama sizin karşınızda esamesi okunmayacak bir ekibi eleyerek çıkmanın motivasyonu farklıdır. Mesela; Kasımpaşa'nın Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi, Beşiktaş'ı iyi oyunla yenerek aldığı 3 puan, İ.B.B'yi iyi oyunla yenerek aldığı 3 puandan daha değerlidir. İşte bu yüzden Atletico biçilmiş kaftan. Lille ise tehlike.



Atletico Madrid, geçtiğimiz sene Galatasaray'ın yendiği Benfica durumunda Quique Sanchez Flores'den sonra. Daha beterdi aslında başlarda. İsimler var. Oyun yok. Daha doğrusu Aguero yok. Aguero varsa, önlerinde duracak takım da yok. Lakin Aguero, Chelsea forması altında oynama hayallerinde olduğundan Maxi - Reyes - Jurado - Forlan'ın durumunu da aşağıya çekiyor. Hoş Reyes ve Maxi'nin durumu daha ne kadar aşağı iner bilinmez. 2 aya nereye gelirler sorusu bilinemeyen. 2 aya yükselişe geçmelerinin önünde La Liga'ya göre eh işte bir fikstür var. İspanya'da da devre arasının olmaması, olanın da 2 hafta gibi bir süre olan Noel ve yılbaşı tatillerini kapsaması toparlanma konusunda dezavantaj. Dönüşte ilk maçları 3 Ocak'ta Sevilla. Belki de kritik virajları orası olacak. Atletico'nun diğer büyük dezavantajı da ilk maç öncesi Barcelona ile kendi evinde oynayacak olması. O maçtan sonra yine evlerinde Galatasaray maçları var. Deplasmandaki maçtan sonra da Valencia deplasmanına gidiyor.



Lille ise Fransa Ligi'nin bir çok takımına göre adı olan ama Lyon - Bordeaux - Marsilya gündeminde arka planda kalan bir ekip. İstikrarlılar. Fransa Ligi'nde üst lige çıkanın şampiyon olması, şampiyonun küme düşme potasında olması gibi durumların yakınında değil. Son yıllarda 2.lik, 3.lük, 5.lik seviyesinde bitiriyorlar ligi. Kötü yanı Fenerbahçe için, dediğimiz gibi adı bizim için büyük değil. Bir şanssızlık olur elenirse, "Lille kim ya" denebilir. İyi kapanan bir ekip haliyle. Fransız oyunu oynuyorlar. Basıyorlar, ısırıyorlar. İlk maçın evlerinde olması dezavantaj onlar adına. Gol bulamazlarsa (bu sene Lyon'a 4 tane attılar, Genoa'ya da 3 attılar) işleri zorlaşır. Yenilgilerinin en büyük sebebi erken yedikleri gollere karşılık verememeleri. Deplasmanda iyi kapanabilen bir ekip. Ama yedikten sonra da konsantrasyonunu kaybedebilen. İlk maçın deplasman olması büyük avantaj Fenerbahçe adına.

Tekrar edelim, ilk maçların deplasman olması avantaj. İlk maçta beraberlikler alınarak turlar geçilebilir. Devre arasında toparlanılmalı tabi. Fenerbahçe orta sahasına Emre'nin arkasına bir adam bulmalı. Emre'siz yapamıyor Fenerbahçe. Galatasaray'da stoper olayını çözmeli artık. Baros'da dönecek zaten. Neticede elenmeyecek takım diye bir şey yoktur, az inanç vardır.

1 yorum:

busker dedi ki...

abii onu ben söylemişim sanki:D msn öyle iddaa ediyor da,:D hatırlamıyorum lan öyle bi şey