22 Kasım 2010 Pazartesi

Ali Sami-YEN'elim Be Abi

Takım iyi gitmiyor, kabul. Birşeyler eksik, eyvallah. Bunları herkes görüyor ve kimse aksini iddia etmiyor.

Fakat bu görünenlerden daha vahim olan şudur ki; bugünlerde "Gücüne güç katmaya, formanda ter olmaya geldik" bestesine yalnızca ve lütfen eşlik ediliyor. Hissiyatta sıkıntı var, bu terimi lugatımıza kazıyan Sergen'e de eyvallahımız var.

Beşiktaş taraftarı için fazlasıyla umutsuz ve bezmiş görüyorum halimizi. Hadi yazıp çizmeye, hadi umut etmeye hevesimiz kalmadı, kara mizahın mizah kısmından nasibini alamamış yavanlıkta perspektiflerden bakacak takati ve cüreti nereden bulabiliyoruz kendimizde? Galatasaray maçı maç başlığında bile belki ağır olacak ama dağarcığımdaki en uygun kelime bu olduğundan "mesnetsiz" ithamlar görüyorum. Küme düşmeme derbisi diyebilme arsızlığına kadar gidebilmeler seziyorum, ayıptır. Sadece prestij diyenlere diyorum ki, o sahaya Beşiktaş çıkacak Beşiktaş. O formadan daha büyük bir prestij var mı? Yazıktır.

Forza Beşiktaş diyoruz, Çarşı grubu resmi sitesi. Çarşı en basit tarifle Beşiktaş taraftarının merkezi. Fakat Kazım Kanat abimizin cesur yürek sıfatını layık gördüğü bizlerde bile bir sinmişlik, bir yılmışlık. Sezonu şu an bitirelim deseler "baba büyüksün" diyecek bir inançsızlık. Adama derler ki, hayırdır ne oluyoruz? İlk defa mı kötü gidiyor birşeyler ve hadi biz ilk defa şahit olduk diyelim, daha ilk darbede dağılacak kadar bisküviden mi atıldı bizim harcımız? Ya da her sene şampiyon oluyorduk da bu sene mi zorumuza gitti salt çoğunluğa göre havlu atmış olmak?

Oysa bakın, çok değil bir hafta on gün önce ne demişiz?

Son olarak temas etmek istediğim nokta bu yazının değil, bu sezonun değil, Beşiktaşlılığın en can alıcı noktalarıdır kanımca.

Ben, ilk yarısını 3-0 galip kapattığımız maçta oğlunu uyutup maç 3-3 bittiğinde soluğu tesislerde alarak Şifo'ya "Ben sabah oğluma ne derim kaptan?" diyen adam tanırım, Beşiktaşlıydı.
Ben Kezman'ın golüyle 1-0 kaybettiğimiz Fenerbahçe maçından sonra günlerce hayattan soyutlanan, sakal tıraşı olması gerektiğini babasının "aczimendi" benzetmesiyle hatırlayan adam tanırım, Beşiktaşlıydı.
Ben Liverpool maçında o malum skordan sonra Çarşı kaşkolunu açan abiyle oturup iki çift laf etmedim, ama nerede görsem tanırım. Beşiktaşlıydı.
Ben Beşiktaş'ın küme düşme adayı olarak gittiği Zonguldak deplasmanını "O günleri gördük ama yine de vazgeçmedik." diye gururla anlatan Beşiktaşlı babamı da iyi tanırım ve derim ki; keşke biz de o günlere yetişebilsek, o acılarla yoğrulabilseydik. Bugün en ufak bir esintide savrulmayacak dirayeti gösterebilmek adına...


Biz doğum tarihimize ithafen Metin-Ali-Feyyaz çocukları denilebilecek şanslı keratalardık. Beşiktaş'tan dolayı acı çekmişliğimiz olmadı. "1-2-3 gol yetmez 4-5-6 olsun." beklentimiz o dönemki Beşiktaş'ı en iyi anlatan mısra olsa gerek. Benim hatırladığım ilk gözyaşım ise 93 yazına rastlar, müsebbibi Galatasaray'dır. O akşamın hala hafızamda kalan cümlesidir, "Hani şampiyon olacaktık baba?"

Hiç tanımadığım, yetişemediğim, bir mahalle kahvesinde oturup karşılıklı iki bardak çay içemediğim Mühendis Oktay gelir aklıma, rakip Galatasaray ise. Yiğidimizi ihtirasımıza bulaştırmak değildir maksat, ister istemez süregelen bir hınçtır içimdeki. Yine kendim tanık olmadığım fakat anlatılan, duyduğum, öğrendiğim Malatya'ya giden Murat 124'ler vardır, Gökhan'ın son dakika golüyle gelen 86 şampiyonluğunun son maçı olan Trabzon deplasmanında Galatasaray'ın Trabzonlu bir yöneticisinin soyunma odasına kadar girip "Hadi uşaklar" diye nara atışı o günleri hiç görmememe rağmen kulaklarımdadır.

O ilk bilinçli gözyaşından beri, Galatasaray maçları kah o yaraya pansuman, kah tuz olmuştur. Pascal'ın ölümüne kafasıyla Taffarel'i kıyak emekli ettiği maç, Sergen'in atıp şampiyonluğun gelişi, Ricardinho'nun tavana astığı penaltı, Sivok'un Arda'ya olan gol sevinci naziresi gönlümüzün hoş olduğu anlardır. Halilagic'in geri pası hayata küskünlüktür, "Zalat gelsin sizi kurtarsın" derken gelen Hasan Kabze volesi kaderin ağ örüşüdür Şifo'nun kupa finalindeki röveşatası şahlanıştır. Çifte kupalı şampiyonluk senesinde maç öncesi bir kartalı çağırdığımızda alayının gelişi o maçta tribünde olma şansını yakalayan benim için şampiyonluktan ötedir, efsanedir. Bu örnekler bitmek tükenmek bilmez, bundan sonra olacak bu gibi hadiseler de bu zamana kadar yaşananlarla benzer etkiler yaratacak, benzer izler bırakacaktır.

Dolayısıyla ben yaklaşan bir Galatasaray derbisine bu soğuklukta ve vurdumduymazlıkta bakamam. Bugüne kadar yorum ve övgüleri ile beni layık olduğumdan belki çok daha fazla yücelten sizlerden ricam, burada yorumlarınızı gören herkese heh şöyle dedirtmenizdir.

Ali Sami Yen tersmiş, Galatasaray bize karşı ballıymış.
İşler tersoymuş, Bobo ve Quaresma da yokmuş.
Yakışmıyor bu ölü toprağı bize. Bakın çok şükür, Üzülmez'in sağ ayağı hala yerinde.
Hele bir de ömürde görülecek son Sami Yen deplasmanı ise bu;
Bi el atın, omuz verin de şu maçı alalım be abi.
Beyoğlu'nun içinde doğan o çılgınca aşka güzel bir sezon finali çekelim. İnanalım herşeyden önce.
Çünkü mbaşka çare yok.
Bu hayata gelmeyi biz seçmedik.
Bizi dünyaya getirenleri de.
Doğduğumuz toprakları, gireceğimiz kara toprağı da.
Hatta yaradan tektir ama bizi yaradanı bile biz seçmedik.
Tüm bunların yanında Beşiktaş bizim Beşiktaşımız. Biz seçtik, biz sevdik. Şimdi cefasını bizden başkasına yedirmeyiz. Yanında olma şerefini de hakeza...

O zaman hep bir ağızdan;

Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Samiyen'de Cimbombom'u devireceğiz
Şampiyonluk şarkısının ...

11 yorum:

Adsız dedi ki...

Evet Beşiktaş denince bir Galatasaraylı olarak aklıma çok şey gelir. Hakemin iptal ettiği golü maç bittikten sonra soyunma odasından gelip vermesi, çocuk ve kadınlara kabataş iskelesinde saldırmaları ve bir kızı sarı kırmızı ip taşıdığı için yerlerde sürüklemeleri, biz teşvik primi veririz diyen yöneticilere sahip olması, Ali Sami Yen'e ve Metin Oktay'a küfür eden şımarık taraftarı, Galatasaray şike yaptı para yedirdi Ankaragücüne derken Ankaragücü'nün yarısının Beşiktaşlı futbolcuların oluşturduğu, yere göğe sığdıramadıkları Sinan Engin'in o tarihte bu takımda olduğu, Zaladın o maçta 4 gol yemesi diğerlerini yedek kalecinin yediğini bir türlü anlayamayan kıt zekalı taraftarı, Mafyanın yardımcısı bi kulüp olduğu, İnönüde 6, Mithatpaşa da 9, geçen sene 4 attığımız aklıma gelir.
Sen ağlamaya devam et blog yazarı. Hayatta babanın anlattıklarından başka şeylerde var.

Adsız dedi ki...

O zaman aklına Vahap Beyazlar, Ahmet Çakarlar da gelir aklına. Kabataş iskelesinde sarı kırmızıyla gezmek provakasyondur, aynı şeyi bir Beşiktaşlı Mecidiyeköy'de yapsa tepkim yine aynı olur. Ali Sami Yen ve Metin Oktay'a küfretmenin savunulacak tarafı yoktur eyvallah, ama karalama olaylarına gelince Türkiye'ye şikeyi getiren kulüp Galatasaray'dır. Türkiye'de 4 sene üstüste şampiyonluğun, 80 bin kişilik statların, sırf Avrupa'da yürüsünler diye verilen desteğin peşkeş çekildiği, mason locasına hizmet eden oluşumdur Galatasaray. Sen sırıtmaya devam et adsız kahraman. Hayatta babalarının bişey anlatmadığı senin gibi niceleri var nasılsa, yalnız değilsin.

Doruk

fabianernst dedi ki...

lan mal inönu de altı attığınızda bizimkiler in ilk 11 inde kaç tane as oyuncu vardı o maça bizimkiler yedek ağırlıklı çıktılar siznkiler hırs yaptı .(tsyd maçını kastediyorsan biraz araştir derim bu yazıları o maça istinaden yazıyorum)...seba başkanken ona edilen kufurleri de bilirz bizzat gs tarftarı nın ..zaladın o maçın ilk yarısında staddan çıktığnı da bilmen lazım veya o maçta sinan enginin oynamadığından haberdar olman lazım neyse o maçta bu ayrıntıları da es geçmişsin..eşşeklik parayla değil nasıl olsa

Adsız dedi ki...

ahaha adsız arkadaş gs sözlükte falan takılıyor sanırım.sinan engin'i kim yere göğe sığdıramıyor?mühendis oktay'ı öldüren de başka bir sarı kırmızılı takımın taraftarıydı.malatya mı acaba?ben hep derim zaten, fenerli ile bile futbol konuşurum, gsli ile konuşmam.bir yerden sonra saçmalıyorlar..blog aleminde kafası dügün çalışan arkadaşlar var tabiki de, onları kastetmiyorum, ilk adsız yorumunu yapan arkadaşın kafasından olanları kastediyorum..

hasan.

Bay Kerahet dedi ki...

eline sağlık doruk başkan :)

il Capitano dedi ki...

bu Galatasaray nefreti nerden gelme bilmem de ben Beşiktaşlıları sevmesem de Beşiktaş'ı severim.Tarihi için,Hakkı Yeten'i için,Süleyman Seba'sı için severim.Ha şimdiki Beşiktaşlılar bu adamları hakediyor mu?Hayır.Ahmet Dursun,Seba Gitsin diyen bir nesilsiniz siz ve bize ahlak dersi veriyorsunuz,şaka mı?Ali Sami Yen'e topluca edilen küfürleri de duyduy o statta,Fi-Yapı de mi?

Beşiktaş'ı seviyorum ama taraftarının "biz farklıyız" laflarından nefret ediyorum.hepimiz aynı bokun lacivertiyiz işte,ne farkı?Galatasaray'a destek verildi Avrupa'da yürüdü,peki sordun mu hiç neden Galatasaray?neden siz değil,kanaryalar değil de biz.olamıyorsunuz kardeşim,başarılı olmak genlerinizde yok,bu takım başarılı olsa siz bu kadar mutlu olmaz,bu kadar iyi besteler yapamazsınız.

Çarşı sürekli acı çektiği için bu kadar iyi beste yapıyor,mazoşizm işte.bi de hala daha da acı çekseydik diyorsun ya Allah ıslah etsin.

leventpolat dedi ki...

Fenerbahçeli'de bir yere kadar mantık vardır, rasyonel şeyler söyleyebilirler. Ama Galatasaraylı'da, ıh-ıh, yok. Yok valla, çıkmıyor. Genlerinizde yok.

Hay Allah'ım ya.

Adsız dedi ki...

Galatasaray nefretinin nereden geldiğini dilimiz döndüğünce anlattık, arif olan anlar. Çaldığınız şampiyonluklardan tutalım, Mühendis Oktay cinayetini kimlerin işlediğini, başkalarının, özellikle Beşiktaş'ın şampiyonluklarına kimlerin haksızca çöktüğünü biliyor musun? Böyle bir kitleye ahlak dersi vermeyiz, daha umut veren işlerde harcxarız o enerjiyi.

Seba başkana olan protesto bizim iç hesaplaşmamızdır, bizi ilgilendirir. 6-0'dan sonra Aziz Yıldırım'ın elini sıktı diye Türk sporunun en beyefendi kişiliklerinden Canaydın başkana Galatasaray taraftarının ne yaptığı da beni ilgilendirmez mesela. Galatasaray'a destek verilerek Avrupa'da yürüdüğünü kabul etmişsin. Şöyle düşün... Şu an Avrupa'da yoluna devam eden tek takım Beşiktaş. Beşiktaş korunup kollanmıyor, aksine hakkı yeniyor. O çok önemli değil, biz bunlara alışığız da esas soru şu. Beşiktaş'a şu an böyle bir imtiyaz geçilse Beşiktaş taraftarı bunu kabul eder miydi? Kesinlikle hayır. Bu derece eminim, çünkü 2-0 galip olduğumuz bir Trabzonspor maçında Barış Memiş'i oyundan atan hakeme, aynı şekilde Kasımpaşa maçında haklı olarak iptal ettiği golün korkusundan son dakikada penaltı çalan hakeme "Eyyamcı hakem" diyebilmiş bir kitleden bahsediyoruz.

Son olarak biz halkız, halkın takımıyız. Bunu söylemekten hiç vazgeçmedik, bilakis aksini iddia edenlerle cebelleştik. Kendini farklı göstermeye çalışan, Avrupai kültürü benimsemek için ne varsa yapan, mazisini çakma Fransız jargonuyla süslemiş bir kulüp varsa Galatasaray'ın ta kendisidir. Benimsediğiniz bu karakteristik tutumlar da "Ok, lets go" gibi bestelerinizde kendini gösterir.

Eyvallah il Capitano

Doruk

fabianernst dedi ki...

sebaya ettiğiniz kufurlerden sonra yaa ali semi yen ee kufur ettiler yaa demek ne be.sen kolpacı medyayı okumaya devam et.sebaya kaç maçta kufur edildi ne kadar tepki koyuldu koyulan tepki nasıl bir tepkiydi biraz araştir.tabi bilgi sahibi olmadan fikr sahibi olmak boyle bir şey işte.canaydın ı nie sevmediginizi açık açık soylemesenizde o maçta her golden sonra azizin elini sıkmasını hala yediremiyorsunız.ulan bu gslilerin seba aşkı bir başka ona en çok kufru et sonra bunu unut gel ya medyanın o zaman ki yalanlarıyla seba ya hep kufur ettiğimzi duşun. seba ya oyle o kadar belirtildigi kadar bir tepki koyulmadı o kadar kufur edilmedi ...buna benzer bir olay bakınız serdar bilgili nin o ağladığı maç... fener maçı o maçla da bize az sallamadı medya ama o maçı araştirmayıp bu medyanın haberlere inanmaya devam canım ...o maçın iç yuzunu araştir serdar bilgilinin yalnızca numaralıdan edilen kongre simsarlarını bahane ettiğini araştirmamak bilmemek boyle bunyelere farz zaten..serdar ı simdiden yazdım çunku bugun sebayla gelen adam yarın adım gibi biliyorum serdarla gelecek buraya

il Capitano dedi ki...

derin nefesimi de aldım yazıyorum.he siz halksınız,biz sosyete takımıyız.zaten bizler tribünde bi elimizde şarap,bi elimizde puroyla izliyoruz maçı.yahu ne farkımız var sizden,neyin peşindesiniz?

canaydın'ı sevmem,çünkü bu kulübün ezilebilmesinin başlangıcı canaydın'dır.aziz'in elini sıkması değil derdim,bu kulübü küçültmesi.ben siz sövdünüz biz sövmedik demiyorum farkettiyseniz,hepimizin aynı bokun lacivertiyiz diyorum ama anlayana.

Hep siz ezildiniz,hep siz acı çektiniz.en kral sizsiniz.siz bizi sevmiyorsunuz,biz sizi.kardeş takım geyiği de geride kaldı.ben hala beşiktaş'a karşı sempati besliyorum ama beşiktaşlıların şu tutumu nefret ettiriyor.siz de benden,bizden nefret ediyorsunuzdur işte bu yüzden hepimiz aynı bokun lacivertiyiz!

fabianernst dedi ki...

ya muhabbeti uzatmıyorum nefret eden sensin sonrada aa bak bizim farkımız yok diyorsun.etki tepki mevzusu biraz yanlış yaparlarsa insana olağan bir şekilde ona karşı tepkisini veriyor.ben nefret etmiyorum gs dan da fb den de ..banane yahu sizden ben kendime bakıyorum ..ama sizn anlmadığnız bu biz fenere veya size bok atmak için bilenmiyoruz bizim için onemli olan bjk digerleri ile sidk yarışı değil ki..bizim kulup son 5 yıldır (aslında sebanın son 3-4 ylıyla başladı bu sureç erdal acarların yonetici olmasıyla yani)inanılmaz bir erozyona uğradı bizi biz yapan şeyler bitti..olay bu işte son 5 yıldaki bayağılıkla boyle ortamlarda eleştirilmek farklı

zaten bizler tribünde bi elimizde şarap,bi elimizde puroyla izliyoruz maçı

boyle antiklişecilk yapılıp çalışılıp asıl klişenin dibine vurmak da biraz absurd olmuş

neyse ya yeter artık son mesajım olsun bu benim.. bu konuda uzatmaya gerek yok sığ klişeciliklerle bu tartışma bir yere gidemez..hadi saglıcakla