27 Mayıs 2009 Çarşamba

Beşiktaş Kupa Finali T-Shirtleri & Yeni T-Shirtler




Hâlâ bulmak çok zor.
Hadi buldunuz diyelim; siyahı kalmamış olur. Hadi beyazını alayım dersiniz bedeni kalmamış olur...
(XXXL ne yahu!)

Çifte kupa T-Shirtleri hazırlanıyormuş diye duyduk. Hadi hayırlısı...

Şampiyonluk Puanı


Beşiktaş kazanırsa 71 puan ile Şampiyon olacak. Bu Süper Lig tarihinin en düşük puanla 2.şampiyonluğu. Berabere kalır ya da yenilir de Şampiyon olursa rekoru alacak. Bu dalda rekor ise 70 puan ile 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe'ye ait. Daha ilginç olanı ise Fenerbahçe bu şampiyonluğu 64 puanda iken garantilemişti. Beşiktaş ise 73 puan ile bir önceki sezon 3'lü averaj ile Uefa'ya gitmeye son maçta hak kazanırken şimdi 71 ile şampiyon olacak (çok çok büyük ihtimalle). Bir önceki şampiyonlukta ise 85 puan toplamıştı Beşiktaş.

26 Mayıs 2009 Salı

26 Numara Mansııııız İlhaaaan


2 kere futbolu bırakan bir adamın hikayesi O'nun ki. Hikayesi Almanya'da başladı İlhan'ın. Önce küçük takımlar. Sonra Fc Köln. 19 yaşında Fc Köln'den para kazanınca müzik seti aldı kendine. Aile baskısı ile Türkiye yaptı bi' ara. Cavcav onu da kaptı zamanında. Ama uyumsuzluk. Tekrar Almanya. Tekrar Türkiye. Kuşadasıspor'a gitti. Oradan Samsun. Bu Samsun seferi sırasında futbolu bırakma kararı aldı. Okula devam etmek istedi. Vazgeçemedi futboldan. Samsun seferi başladı.

Samsunspor da Tümer ile parladı. Sezon arasında Galatasaray ile Samsunspor bu iki futbolcu konusunda ön protokol yaptı. Ama sene sonunda bu ikili Beşiktaş'ı seçti. 26 yaşında Beşiktaş'a gelen İlhan 26 numarayı aldı. Aslen Eskişehir'li olması da bunda etmen olabilir. Hırsı ile, kaybetmeme sevdası ile, bazen aşırı agresifliği ile ama golleri ile kendini çok sevdirdi. İlk senesinde neredeyse son 6-7 haftasında oynamamasına rağmen gol kralı oldu. 100.yılda Avrupa'da ve Türkiye'de gollerini atmaya lakin sakatlanmaya devam etti. Nina Ritter'e aşık oldu. Bir Sezen Aksu konseri sırasında sahnede evlenme teklif etti. O gün takım elbise altına giydiği sporlar ile bir moda bile oluşturdu. Ne yalan söyleyim şimdi bile takım giysem altına sporları çekmek isterim o yüzden. Diz ameliyatının akşamında Laila'ya gitmesi onu bitirdi.

2003-2004 sezonunun devre arasında Vissel Kobe'ye satıldı. Burada reklam filmlerinde oynadı. Sakatlandı yine. Hertha'ya gitti bir ara. Sakatlığı nispeten geçti. O diz iyileşmezdi Tümer'e göre. "İlhan'ın dizi bitmiş" demişti bir programda. Ankaragücü'ne döndü. 9 maçta 4 gol attı. Son golünü kendisini İlhan yapan İnönü çimlerinde bu kez Beşiktaş'a attı. Golden sonra sevinmedi. Kafasını öne eğip santraya giderken, bütün İnönü o'nu alkışlıyordu. Sonra futbolu bıraktı.

Buzda dans, doktorlar felan ekranlarda görünmeye devam etti. Gençlerbirliği ile oynanan kupa maçında 3 golü attı. Takım altın gol ile elenince hırsından saha ortasında ağladı. Roberto Carlos'a attığı çalım hala akıllarda. 100.yıl maçında Göztepe'ye attığı gol efsanedir. Bir hafta önce hatalı gol yiyen Fevzi için, ertesi hafta attığı golden sonra formasının altında ki Fevzi forması ile tribünlere koştu. Sahada tek başına bir takımdı adeta. Futbol sahalarının hep aradığı bir Ruh'a sahip bir adam.


Özhan Canaydın'ın Tek Başarılı Transfer Hamlesi


Özhan Canaydın döneminde futbolda başarı olarak neler çekildiğini sadece bir Galatasaray'lı bilir. Mali açıdan takımı ayakta tutması tebrik edilebilirdi. Ama kulüp futbol anlamında iflasta idi. Bahsetiğimiz bu transfer hamlesi de doğal olarak başkan olmadan önceki zamanlarında.

O dönemde Avrupa'da İspanyolların iki büyüğünde oynamış ama o kulüplerde yeterince başarılı olamamış bir adamın peşindeydi Galatasaray. Terim'in isteği ile. O futbolcu da futbol hayatını Amerika kıtasında sürdürmek üzere karar almıştı o zamanlar. Canaydın kendi şahsi işleri için Romanya'da bulunurken 10'la da buluşuyordu. "Amerika'da ne işin var, ailen var, çoluğun çocuğun, akrabaların, bir hayatın var, dünyanın öbür ucuna mı gideceksin? Gel İstanbul'a 1 saat yol. Rahat edersin hem de. Memleket derdin de olmaz." diyerek 10'u ikna ettiğini anlatıyor Canaydın. Sonra mali kısımlar giriyor işe. Toplantılarda da Terim "Ben bu sene para istemiyorum, yeter ki bu adamı alın" diye bir not uzatıyor yöneticilerden birisine. Sonunda transfer gerçekleşiyor. Özhan Canaydın'ın transferler döneminde gazetelere çıktığı tek resmi bu oluyor kendi ifadesine göre. "Tek bir transferde basın önüne çıktım. O da Hagi'ydi" diyor.

O 10 numara da bunun hakkını veriyor haliyle 5 senede. 10'u giymek kolay, ağırlığını kaldırmak zordur. 10'dan sonra daha da zor oldu.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Gol Yedikten Sonraki Orkun Duruşu


Top, Orkun'un yanından kaleye doğru süzülürken, Orkun, takım santra yapana kadar golü yediği pozisyonda kalmaya devam eder. İşte buna futbol tabiri ile "Orkun Duruşu" diyoruz. Rüştü el kaldırması, Hasan Şaş itirazı gibi..

ek: Orkun'u, Aykut ve de Sanctis'ten çok severim bu arada.

24 Mayıs 2009 Pazar

Saçmalamadan Seçmeler || Denizli vs. Galatasaray Defansı


Galatasaray defansı bugün Mustafa Denizli'nin saçmalama seviyesinin 2 kat üzerine çıktı. Mustafa Denizli ne yapmak istedi 90 dakika çözemedim pek ama Galatasaray defans göbeği ona bugün çok yardımcı oldu.

Maçın pek özetlenecek yanı yok. 33.Hafta evinde derbi oynuyorsan maçı bir şekilde kazanmalısın. Bunu başardı Beşiktaş. 2 tane karşı karşıya kaçıran Baros ve defans göbeği buna çok yardımcı oldu haliyle. Ama Denizli o kadar müthiş derecede kötü hamleler yaptı ki, rahat 3-4 olacak maç 2-1'de kaldı. Tello - Yusuf değişimi nedir anlamadım? Ekrem sevdası nedendir anlamadım? Takımı durdurdu da durdurdu. Galatasaray'a pas yapma imkanını o kadar verdi ki inanılmaz bir yüzde oldu maç boyunca. Orta sahada Tello-Yusuf değişimi pahalıya patladı. 1-1 oldu. Ama Galatasaray defansı o kadar kötüydü ki, Denizli'yi gölgede bıraktı. Emre'nin boşa uçuşu onu kurtardı. Yusuf'u böyle bir maçta ilk 11 başlatmayan adamdan şüphe ederim arkadaş! 4 stoper 3 ön libero ile galibiyet gereken Şampiyonluk maçına çıkmak intihardı. Revolver'i Emre ve Topal aldı. Sıktı kafasına. Beşiktaş iyi kapandı sadece maçta. Ama Arda'dan 2'den aşağıya çalım yemeyen adam kalmadı sahada. Yusuf ders niteliğinde aldı topu Arda'dan.

Neticede Beşiktaş şampiyon oldu gibi. Denizli ikili averaj ile kümede kaldığına göre Denizli Denizli'de Şampiyonluk turunu atacak. Tabii bir fantezi ürünü ile sahaya çıkmazsa yine. Neticede maçı Beşiktaş haketti diyemeyiz ama Şampiyonluğu haketti bu sezon. En azından bu sezon ki 2.yarı performansı ile.

Beşiktaş 2-1 Galatasaray | 33. Hafta Sonrası Durum





"Beşiktaş Şampi..."


Birçok basın kuruluşu bu başlığı atacak. Beşiktaşlılar bir Denizli faciasını kaldıramaz. Zaten Galatasaray haftaya Sivas'tan en az 1 puan almak zorunda ki haftaya Bursa ile eşit puanda kalıp da kendini hiç risk altına sokmasın.

Hakem 90 dakikayı bitiren düdüğü çaldığında Sivas maçı hariç tüm olaylar Beşiktaş lehine gelişmişti diyebiliriz. Gerçi Bursa atacağı bir golle Beşiktaş'ın işini daha da garantiye alabilirdi ancak olmadı.

Maç hakkında şimdilik bir şey demeyi düşünmüyorum. Zaten herkes bir şeyler diyecek.

Son haftaya girilirken heyecan devam ediyor. Felix yazarımızın dediği gibi:

Futbol güzel bir oyun!


İşte puan tablosu:

  1. Beşiktaş: 68
  2. Sivas: 66
  3. Trabzon: 65
  4. Fenerbahçe: 58
  5. Galatasaray: 58
  6. Bursaspor: 55
  7. Kayseri 47
  8. Antep: 46
  9. İst. Belediy: 42
  10. Ankaraspor: 41
  11. Eskişehir: 39
  12. Ankaragücü: 39
  13. Gençlerbirliği 38
  14. Denizlispor: 38
  15. Antalyaspor: 37
  16. Konyaspor: 35
  17. Kocaelispor: 26
  18. Hacettepe: 22

Foto HTSpor'dan.