İlhan Mansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlhan Mansız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2010 Perşembe

Her Mourinho'nun Arkasında Bir İlhan Mansız Olsa

Hayat bayram olsa...

Aşırı derecede esinlenme; http://futbolsuzyapamam.blogspot.com/2010/09/her-ilhan-manszn-arkasnda-bir-matteo.html

10 Ağustos 2010 Salı

İyi ki Doğdun İlhan!




Senden sonra gelen her santrafor biraz yetersiz, her oyuncuda bir şeyler eksik.

İyi ki Doğdun İlhan Mansız!

28 Temmuz 2010 Çarşamba

"En Kötü Dönemindeki Kaleci Fevzi.."

Biraz önce twitter'da öyle kendi kendime konuşurken geldi aklıma. Fevzi falan... hatta İlhan Mansız, çok büyük topçuydun be!

Olayları hatırlayanlar da vardır ama özet geçeyim:

Beşiktaş'ın kalede Fevzi var o dönem. Denizlispor deplasmanı. Dakika 21'de Fevzi felaket bir gol yer. Hani alakasız topu içeri tokatlar o derece. Skor 2-0 olmuştur. İlk yarı 2-1 Denizlispor üstünlüğü ile biter. İkinci yarı İlhan golünü atar, ve süprizi forma altında:



Neyse, maç son anda yenilen golle 3-3 biter. Fevzi'ye olay sorulur: "İlhan üşüdüğü için benden yedek formamı istedi, içine giyeceğini söyledi" der. Harbiden büyüksün be İlhan Mansız.

Burdan sonrası çok acıklı. Dedik ya "en kötü dönemi" diye. Beşiktaş sonraki hafta İstanbul'da Rizespor'u ağırlar. Felaket bir gol daha yer Fevzi. Bu şanssızlıktan da öte bir şey. Golü yedikten sonra kafasını direğe vurması, o ses. Yıllar geçse de çıkmayacak aklımdan. Futbol tarihinin en acıklı sahnelerindendir:

3 Kasım 2009 Salı

Allah Rızası İçin...

Birisi şu adamı bulsun, buldursun veya alçıdan bir heykelini yapıp Allianz Arena'da kaleye koysun. Hiçbirini yapamıyorsa direğe posterini yapıştırsın. Bayern Münih kalesini resmi bile Hans Jörg Butt ve Michael Rensing'den daha iyi korur.


Eliniz değmişken şu ikilinin formasını da İnönü'ye bir yere bırakın, belki hırs - mücadele - ruh - yetenek gibisinden birşeyler çıkar bazı oyuncularda...

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Mansız Geri Döndü ||| Dövmesinin Sırrı



İlhan Mansız'ın dövmesini anlayan var mı? Yani kısacası Roma Rakamı okumayı bilen?

Ben de üçü-beşi okuyorum diye Roma Rakamlarından anlıyorum zannederdim. Bu kadarını okumak kısmet olmamış demek ki hiç.

Bu rakam neye denk geliyor? İnternette bir kaç yerde "Roma Rakamı Çeviricisi" buldum onlar cevap olarak "93" verdi. -93 ne ola ki?-

Yardımcı olabilecek olan? Zannedersem "XVIIILXXV" yazıyor. Ne ki bu? Şu dövmenin "sırrını" merak ettim. Vardır İlhan'ın bi' bildiği. Öylesine bir sayı değildir.


Ekleme: Adsız arkadaşa teşekkürler. Kendisi şifreyi çözdü (:

10 ağustos 75 çıkıyor parçalara ayırırsak: X-10 VIII-8 LXXV-75.
Muhtemelen doğum günü.

Wikipedia'dan doğruladık efendim, doğumgünüymüş.

5 Haziran 2009 Cuma

İlhan Mansız ve İbrahim Toraman || Yusuf Şimşek ve Mehmet Topuz




İki adamın ortak özellikleri: İksini de Fenerbahçe almak istedi; ikisi de Beşiktaş'a katıldı. O günlerde sütunlarda "Beşiktaş'ın Fener'e Çalımı" diye nitelendirildi bu olaylar. Benzeri birkaç transfer daha yaşanmıştı ancak şimdi isimler hatırlamıyorum. Şimdilik aklıma fazladan sadece Ümit Bozkurt geliyor. Aynı sezon sadece Yusuf Şimşek'i Beşiktaş'ın elinden kurtarabilmişti Fenerbahçe. Şimdi de Topuz'u kaptırmamak adına savaçıyor. Sonuçta bu iki adam (Toraman ve Mansız) Beşiktaş'la özdeşleşen isimler oldu. Belki de Topuz da Beşiktaş'a uzun yıllar hizmet verecek bir adam. Yalnız gündem çok hızlı iki gündür. Topuz transferi, Galatarasaray'ın Rijkaard başarısı ve tekrar topuz transferi. Sabah kalkıp işe gittiğimde gündem neydi şimdi ne... Oyunlar oynamayalım bence.

Sonuçta şu dakikadan sonra Topuz Fenerbahçe'de oynamak isterse kendi bilir ancak aksi durumlarda oynaması mümkün değil. Forza'da da belirtildiği gibi oyuncu istemezse gitmez. (Örnek: Aydın Karabulut Neden Bursa'da Değil?)

Yakında bir de Süper Kupa maçı var. Merakla bekliyoruz gelişmeleri.

Son söz Mehmet Topuz'da. Bu saatten sonra "tamam ben Fenerbahçe'ye gideceğim" der ise kendi bilir. Yazarımız Felix Mourinho ona uygun bir video daha bulur nasıl olsa. (:

26 Mayıs 2009 Salı

26 Numara Mansııııız İlhaaaan


2 kere futbolu bırakan bir adamın hikayesi O'nun ki. Hikayesi Almanya'da başladı İlhan'ın. Önce küçük takımlar. Sonra Fc Köln. 19 yaşında Fc Köln'den para kazanınca müzik seti aldı kendine. Aile baskısı ile Türkiye yaptı bi' ara. Cavcav onu da kaptı zamanında. Ama uyumsuzluk. Tekrar Almanya. Tekrar Türkiye. Kuşadasıspor'a gitti. Oradan Samsun. Bu Samsun seferi sırasında futbolu bırakma kararı aldı. Okula devam etmek istedi. Vazgeçemedi futboldan. Samsun seferi başladı.

Samsunspor da Tümer ile parladı. Sezon arasında Galatasaray ile Samsunspor bu iki futbolcu konusunda ön protokol yaptı. Ama sene sonunda bu ikili Beşiktaş'ı seçti. 26 yaşında Beşiktaş'a gelen İlhan 26 numarayı aldı. Aslen Eskişehir'li olması da bunda etmen olabilir. Hırsı ile, kaybetmeme sevdası ile, bazen aşırı agresifliği ile ama golleri ile kendini çok sevdirdi. İlk senesinde neredeyse son 6-7 haftasında oynamamasına rağmen gol kralı oldu. 100.yılda Avrupa'da ve Türkiye'de gollerini atmaya lakin sakatlanmaya devam etti. Nina Ritter'e aşık oldu. Bir Sezen Aksu konseri sırasında sahnede evlenme teklif etti. O gün takım elbise altına giydiği sporlar ile bir moda bile oluşturdu. Ne yalan söyleyim şimdi bile takım giysem altına sporları çekmek isterim o yüzden. Diz ameliyatının akşamında Laila'ya gitmesi onu bitirdi.

2003-2004 sezonunun devre arasında Vissel Kobe'ye satıldı. Burada reklam filmlerinde oynadı. Sakatlandı yine. Hertha'ya gitti bir ara. Sakatlığı nispeten geçti. O diz iyileşmezdi Tümer'e göre. "İlhan'ın dizi bitmiş" demişti bir programda. Ankaragücü'ne döndü. 9 maçta 4 gol attı. Son golünü kendisini İlhan yapan İnönü çimlerinde bu kez Beşiktaş'a attı. Golden sonra sevinmedi. Kafasını öne eğip santraya giderken, bütün İnönü o'nu alkışlıyordu. Sonra futbolu bıraktı.

Buzda dans, doktorlar felan ekranlarda görünmeye devam etti. Gençlerbirliği ile oynanan kupa maçında 3 golü attı. Takım altın gol ile elenince hırsından saha ortasında ağladı. Roberto Carlos'a attığı çalım hala akıllarda. 100.yıl maçında Göztepe'ye attığı gol efsanedir. Bir hafta önce hatalı gol yiyen Fevzi için, ertesi hafta attığı golden sonra formasının altında ki Fevzi forması ile tribünlere koştu. Sahada tek başına bir takımdı adeta. Futbol sahalarının hep aradığı bir Ruh'a sahip bir adam.