Santrafor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Santrafor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2010 Cuma

Galatasaray Santraforları


Bildiğiniz değil, araştırmadan, takip etmeden bilemeyeceğiniz santraforlardan bahsediyorum. A2'lerden. Jo yok, Kewell yok, Nonda yok, Baros zaten yok. Kim var derseniz A2'ler var. En azından son kurşun olarak kullanılabilinecek bir isim olmalı Uefa'da kadroda A2'lerden. Kim peki bu isimler?

Cem Sultan; Galatasaray A2 takımının gol makinesi desek yanlış olmaz. Babasının bilardo antrenörü olması nedeniyle, topa top kendisine gelmeden hesaplama yaparak vuruyorum diyen bir isim. Bu sebeple gol sayısının arttığını da söylüyor. 1.80 boyu var. En güçlü aday Cem Sultan kadroya girebilecek. En azından son 20 dakika için. 1991 doğumlu Cem Sultan

Anıl Dilaver; A2 takımının as kadroya çıkması muhtemel 2. ismi. 1.83 boyunda. 2008-2009 sezonunu 16 golle tamamladı. 1991 doğumlu Anıl. Altyapının 9 numarası kendisi. 2.aday olarak gösterilebilir.

Berkin Aslan; Kendisini Trabzonspor kupa maçında resmen gördük izledik. Heyecandan ve kendisini gösterme çabasından kendisinin gerçek oyun karakterini izleyemedik. En azından düşündükleri ile ayakları bu yüzden uyum sağlayamadı. 1992 doğumlu. Kısa boylu ve çelimsiz fiziği dezavantaj olsa da Anıl ve Cem Sultan'dan sonra gelen sağlam bir aday.

Bu ikiliden başka Mertan Caner Öztürk ve Orçun Selduman var A2'de santrafor oynayabilecek. Bu isimler alt yapının isimleri. 3 isimden birisinin belki de 10-15 dakikalık katkısı, bir hareketi Galatasaray'ı kurtarabilecek. Çünkü santrafor oynuyor bu isimler. Santrafor özellikleri ile bir şansı hakediyor şu durumda. Konyaspor maçının 82.dakikasında sağ kanat olarak oyuna giren Aydın gibi bir hamle ile takımının kaderini değiştirebilirler belki.

Kadrodan da santrafor oynayabilecek, daha doğrusu devşirilebilinecek isimler olacaktır ama bu isimlerin en azından kadroda bulunması, verilecek bir şansı hak etmeleri gerek...

14 Ocak 2010 Perşembe

Santrafor Mevzuusuna Gelince...


Trabzonspor da Teofilo Gutierrez'i aldı. Umut - Gökhan'dan bıkmaları, Fatih belirsizliği, Gökhan Ünal'ın gitmesi durumuna karşı bir transfer. Oldukça golcü bir isim olduğu söyleniyor liginde. Rakamları da var. 52 maçta 41 gol gibi eski takımında. Göreceğiz zamanla.

Galatasaray ise Atletico maçlarına kadar Baros dönmeyeceğinden bir santrafor alacak deniyordu. Neill ile bu defter şimdilik kapandı. Neden? Keita - Kewell - Leo Franco - Nonda - Baros - Elano - Neill. Etti mi 7. 8.yi unutmuştum ki Tobias geldi hemen akıllara. Galatasaray 8 yabancıya sahip. Bu demek oluyor ki Tobias gitmeden veya bir ihtimal Leo yollanmadan golcü transferi yabancıda zor. Yerli de olabilir ama olanaklar sınırlı malum. Bir sözleşme fesih görürsek yakında bir isme daha hazırlanmalıyız.

Fenerbahçe ise sabaha kadar çok şey olur yazısında en sessiz kalan taraf. Semih olayı, Güiza durumu sebebiyle bir santrafor arıyorlar denmekte. Alex'in kalemi olacak bir adam bulmalılar. Nedir o? Alex adama al da at pasını verecek, adam tek vuruşla bitirecek. Bu kadar. Koşu yoluna atayım, hızını ayarlayayım adamı değil Alex. Öyle olsa Kezman'da, Anelka'da, Güiza'da 25-30 olurdu. Kim oldu en golcü? Nobre. Kim? Semih. Neden? Duran toplar, Alex'in al da at dercesine tek vuruşluk asistleri. Şu Beşiktaş'ta yok olan Nobre ile aynı Nobre bahsettiğim. Adamın kafasına atıyor topu Alex. Ceza sahasında yıpratıcı bir adam lazım Fenerbahçe'ye. Hava topları için iyi bir adam.

14 Ağustos 2009 Cuma

Beşiktaş'ın Santrafor Tarihi


Yıllardır bu kadar santrafor harcayan, iyisini yollayıp kötüsünü kadroda tutan başka bir takım daha olamaz herhalde. Beşiktaş'ın yıllardır santrafor hastalığını çözen veya hastalığının ne olduğunu bilen yok.

İlhan - Nouma arkasına Sergen - Pancu günleri üzerine bir efsane daha gelemez Beşiktaş adına. Sadece İlhan - Sergen - Pancu veya sadece Nouma bile yeter iken.. İlk önce Nouma gitti "yasadışı tombalacılık" suçundan. Peşinden bir sene sonra bir devre arasında İlhan Mansız gitti. İlhan sakattı ve sakat bir adamın parayla satılması büyük bir başarıydı. Ama devre arasında değil.. Tabii şampiyonluğun gitmesi de geldi onun ardından.. Adrian İlie - Ahmed Hassan'a kalınca takım, yolda kalmıştı.

Bir sene sonra Türkiye'nin görebileceği en önemli santrafor transferlerinden birisi gerçekleşiyordu. John Carew. Müthiş bir hamleydi. Onun takıma oturması Rıza Çalımbay zamanına denk gelecek, esmeye gürlemeye başladığı zamanlarda da Lyon'a satılacaktı. Lyon'dan başka bir takıma gittiğinde de para kazanacak olan Beşiktaş, Carew'in takasla Lyon'dan gitmesi ile o kısımda eli boş kalacaktı. O Carew, Santiago Barnebau'da Real Madrid'e topukla gol atacak, takas olduğu Milan Baros ise ezeli rakibi Galatasaray'a gelecekti.

Carew gitmiş, Ailton gelmişti. Alman Ligi gol kralı yahu adam. Sergen vücutlu, Deli İbo hızında, İlhan bitiriciliğinde bir adam. Hatta daha iyisi. Ama onu da takım ve transferler yedi. Oynadığında yaldır yaldır gol atan adamı takım, içinde bitirdi, İbrahim Akın oldu.

Youla - Veysel ise ahahaahahaahahakjdaladagsdasjh yazamayacağım burayı...

Gökhan Güleç ise devre arasında takıma gelecek, Türkiye Kupasında Fenerbahçe'ye gol atacak kadar takıma uyumu sağlayacaktı. Onunda ömrü bir seneydi. Arada 2.Ahmet Dursun dönemi vardı tabii.

Bobo geldi sonra. Uzun, hızlı, kuvvetli bir adam. Gol de atıyordu hani. Gençti de. Nobre'yi de aldılar yanına. Sonra, Nobre Türk olunca daha bir sempatik gelmeye başladı teknik adamlara sanki. Bobo ise Beşiktaş'ın Erciyes'e ve Fenerbahçe'ye karşı kazandığı 2 finalin kahramanı olacak, Şampiyonlar Ligi'nde alınacak 2 galibiyeti koparan adam olacak, Beşiktaş'ın şampiyonluğunda başrolü golleriyle alacaktı. Hatta bir ara Brezilya milli takımına bile seçilecekti. Ama o Bobo hiç görülmeyip, hep sezon Nobre ile başlayacak, her sene daha fazla paraya sözleşme yenilenecek, Bobo ise satılmaya çalışılacak, 20.haftadan sonra akıllara gelecekti. Nihat'ı ise Sociedad zamanlarında yıldız yapan uzun santrafor yanında iş bitiren olarak görmeyecekler, nokta santrafor olarak düşüneceklerdi.

Beşiktaş, Bobo'yu gönderirse transfer edecek takım iyi bir santrafor transfer etmiş olur. "Bobo"yu da kim alır artık bilemem?

O değil de bi' Tomas Jun vardı, o ne oldu?


Ek: Bobo'nun kalecilik yaptigi bir mac da var Trabzon'a karsi.. Federico Higuain ne yapiyordur acaba?