3 Ağustos 2010 Salı

Tehlikenin Farkında mısınız ?


2010 - Ocak "Hakemlerin kendisine çeki düzen vermesi gerekiyor. İleride büyük hatalar yapılırsa hesabı zor verilir. Bu hakemlerle bu lig bitmez"

2010 - Şubat "Hakemler, devre arasında kampta ne yapmışlar? Bariz form düşüklüğü yaşayan isimler var. MHK ne yapıyor? Oğuz Sarvan ne yaptı?"

2010 - Mart "Hakemlerin, hem de bu kadar bariz hata yapan hakemlerin, kararların lehine işlediği takımın maçlarına verilmesi inanılmaz. Mhk uyuyor mu? Oğuz Sarvan uyuyor mu?"

2010 - Nisan "Hüseyin Göcek gibi bir bombanın lig kaderini değiştirecek derbiyi bu şekilde yönetmesi, hem de daha önce defalarca söylenmesine rağmen, kabul edilemez. Oğuz Sarvan işini yapmamaktadır. Hakemlik müessesine güven kalmamıştır. İstifa etmelidir. Hem de derhal"

2010 - Mayıs "Oğuz Sarvan. MHK. Hakemler. Ne diyelim ki. Lig biter bitmez kendisine yakışan, istifa etmesi ve Federasyonun önünü açmasıdır. Daha da söylenecek söz yoktur"

Denildi. Dendi. Dedik. Peki sonra ne oldu? Bursa'dan gol haberi geldi. Gol gelmedi. Daum gitti. Stat yandı. Stat yangınının dumanına, anons yapan adamın arkasına saklanan, gizlenen, ortadan kaybolan Oğuz Sarvan 16 Temmuz tarihinde; "hakemlerimiz her sene daha iyiye gidiyor" dedi. 3 Ağustos günü MHK Başkanı sıfatı ile Trabzonspor'u ziyaret etti.

Yani; ne görevden alındı. Ne istifa etti. Yaa.

(Buraya Sponsor Gelecek) Beşiktaş İnönü Stadyumu


Haber1903'ün bugün ana teması olan konu buydu. Beşiktaş İnönü Stadyumu'nun önüne bir sponsor gelmesi. Gelecekti, gelmeyecekti vs. vs... Medical Park Beşiktaş İnönü Stadyumu olacak aldıkları duyum ve kaynaklara göre. Medical Park olmasa da başka bir şey olacak gibi. Tam kesin olmasa da bir açıklama yapılmasa da buzdağının görünmeyen yüzünün bir resmi gibi bu olay.

Gelen transferlerin, daha yeni örneği bulunan Galatasaray durumu gibi bir mali durum ortaya koyacağı açık iken, bir riske girilmeyeceğinin göstergesi. Stadyuma isim almak, gayet mali açıdan harika bir yatırım, yaptırım. Hele transferlere bu kadar ücret ödenir iken.

Yapılacak mı sponsorluk ? Bence çoktan yapıldı. Hatta bu sponsorluk imzalarından sonra transferler geldi bile diyebilirim. İsim, tarih felan derseniz, 3 ay önce küfür yemekten stada gelmeyen bir Başkan, şimdi pankartlar açılarak selamlanıyor, seviliyorsa bu bölümler zaten aşılmıştır.

Kaynak; Haber1903

Umut Sarıkaya

Sakın, ağzınızda bir şey var iken bunu okumayın. Püskürtme olasılığınız çok ama çok yüksek.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Bu Milan Aptal, Salak, Gerizekalı, Beyinsiz Bir Kulüp mü ?


2009 - 2010 Sezonunun 10.haftasından sonuna kadar; Milan, Rijkaard'ı istiyor.

2010 - 2011 Sezonu başlamadan; Milan, Elano Blumer için transfer teklifi yapacak. Ya para ya da Huntelaar + Para verecek Milan.

2010 - 2011 Sezonu Başlamadan; Milan, Galatasaray'ın satın alma opsiyonu kendinde olmasına rağmen, çok bilmişlerin iş yapmaz deyip, Haldun Üstünel'i temizleme planından dolayı sözleşme yapılmayan Gio Dos Santos'u da istiyor.

Rijkaard, Elano, Gio. 3 tane itin ağzından sokulup, çıkartılmadığı yeri kalmayan ismi. Kimilerine göre kulüpten içeri bile girmemesi gereken 3 ismi. 3'ünün de ortak talibi hep Milan. Ya Milan salak, aptal, beyinsiz bir kulüp ve kala kala bu isimlere kaldı. 2.ihtimal İtalya topraklarında 2.bir Milan takımı daha var. 3.ihtimal bu 3'lüyü çamurlayanlar ertesi gün yine bu 3'lüyü aynı kulübe gönderecek kadar hayal gücüne ve yaratıcılığa sahip.

Bir ihtimal daha var. O da; Haldun Bey, zamanında iyi transfer yaptı mıı dersiiin. Ramiz Dayı tonunda söyleyeceksiniz burayı.

1 Ağustos 2010 Pazar

Galatasaray Kalesini Koruyan Adam Olmak




1997 - 1998 sezonu. Bursaspor deplasmanı. Hava yağmurlu. Kalede çarşı izinlerinde Galatasaray kalesini koruyan Volkan Kilimci var. Galatasaray 2-2 iken 90'da atıyor. Ofsayt oluyor. Gol sayılmıyor. Top dönüyor. Balic, golü atıyor maç 3-2 oluyor. Akşamına Fatih Terim ve yönetim 2 senedir Mehmet Bölükbaşı ve Volkan Kilimci'ye emanet ettikleri kaleyi artık tam anlamıyla bir kaleciye vermeye karar veriyorlar. Hatta Bülent Tulun; "Bizim için en hayırlı mağlubiyet bu oldu, çünkü gidip Taffarel'i almaya karar verdik" diyordu 2010 yılının Nisan'ında Tafi transferinin perde arkasını anlatırken.

1998 - 1999'dan sonra Tafi kalede, Galatasaray önde gidiyordu, "Brezilya'lıdan kaleci mi olur, yan topları zayıf" diyenlere inat Henry'nin kafasını çıkartana dek konuşuluyordu Tafi. 2000 - 2001'in de sonunda Galatasaray'dan ayrılıyordu o dev.



Ardından 2001 - 2002 için 1 senelik kiralık sözleşmeye imza atıyordu Mondragon. Harika bir sezon geçirince Beşiktaş bonservisini alıyor ama Bosman kurallarını öne süren Mondi, Galatasaray kalesini 2006 - 2007'nin sonuna dek koruyordu. Korumaktan da öteydi onunkisi.

2005 - 2006'da Galatasaray kaleci antrenörü ise Nezihi Ali Boloğlu oluyordu.

Aykut Erçetin ise 2002 - 2003'ün devre arasında takıma katılıyordu.

2007 - 2008 için Galatasaray'ın belalısı Orkun Usak ve bir diğer belalısı Aykut Erçetin as kaleciler oluyordu. Orkun, efsane maçlar çıkartıyor ama sakat sakat oynamaya çalıştığı 2.devrenin 20.hafta sonraları kariyerini sekteye uğratıyordu. Leverkusen'den yenilen 5 gol, O'nun kaleciliğini bitiriyordu. Aykut aldı sonra kaleyi. Sivas maçında Galatasaray'ı az kalsın yakıyordu ki, Ayhan'ın mucizesi ve Arda'nın üstün yeteneği kurtarıyordu Galatasaray'ı.

2008 - 2009'da kaleye Palop'un ve Buffon'un (!) yedeği De Sanctis geçiyordu. Önünde stoper olarak Kewell - Hakan Balta oynayan her kaleci gibi oynayabilirdi. O kadar oynadı. Kalede bir fark yaratmadı bundan bağımsız olarak da. 2010'da sakatlanan Buffon'un yerine de kaleye Amelia geçiyordu kadroda De Sanctis varken. Aykut yedekti yine.

2009 - 2010'da kale boştu. Arada Aykut geçti.

2010 - 2011. Ufuk Ceylan. Aykut Erçetin. Aykut hala boşa çıkıyor.

Kaleci antrenörü ligde 23, kupada 2, 2.ligde 17 maça çıkmış olan Nezihi Ali Boloğlu.

Kalecisi 28 yaşında toplam 32 lig, 24 kupa maçına çıkmış Aykut Erçetin.

Diğeri 24 yaşında toplam 24 Süper Lig maçına çıkmış Ufuk Ceylan.

Kale emin ellerde mi ? 24 maçını izleme fırsatı yakalayanlara göre Ufuk çok iyi. Belki de o 24'ten birisi 2-2'lik Manisaspor - Galatasaray olduğu için iyidir bilemem. Aykut hala saatli bomba. "Kaleci oynayarak iyi olur" diyebilecek kadar kredisi var mı Galatasaray'ın bilmiyorum. Bildiğim şey, Galatasaray'ın kalecisi Simovic, Taffarel, Mondragon kadar iyi olmalıdır. En azından bir sezon kalecilik yapmış bir isim olmalıdır. Ama gerçekten kalecilik yapmış bir isim. Yatıp yatıp, yiyip yiyip gelen bir Leo Franco değil.

Toplam 50 maça bile çıkmamış bir adam kaleci antrenörü ise bir kaleci yetiştirme konusunda umut beklememeliyiz. Kumaşı iyi birinin kaleci olarak gelmesini beklemeliyiz.

Yani; Kalede Ufuk'a şans verilmeli. İyi, kötü, kova anlarız zamanla... Aykut gibi bir el bombasının çıkmadığı için gol yememesini izlememeliyiz artık.

Ama Galatasaray'ın 1. kalecisi "kaleci" gibi olmalı, durmalı. Yedik, dediğimizi çıkartabilmeli. Yedik, dediğimizi yerse zaten normal kalecidir. Ufuk bir mucize yaratırsa ne âlâ, alsın kaleyi vermesin, ben de bu sözlerimi yiyeyim ama benim gözümde Galatasaray kalesi Aykut ve Ufuk'tan daha "kaleci"lere verilmeli.

Blanka Vlasic Avrupa Şampiyonu


Bu sefer rekor gelir mi derken bi' an altını bile tehlikeye atıyordu Vlasic. Alman Friedrich ve İsveçli Green 2,01'e kadar iyi de kovaladı. Ancak 2,03'de rakipler 3 denemede de başarısız olunca Vlasic rahatladı. 2,05'i denedi bir kez, olmadı.

Elde Avrupa Şampiyonluğu var. Ayrıca Avrupa rekoru egale edildi.

Vlasic 30. kez 2 metrenin üstünde bir sonuçla yarışı bitiriyor. Bu alanda rekor Kostadinova'nın 34 ile. Geçmek kolay olacak umarım.

* twitterda o kadar muhabbetini yaptık. buranın arşivine de ekleyelim blanka başkan'ı.

Daha Dakika 46



Kadroları sayamadım neredeyse...