16 Temmuz 2010 Cuma

Mou Başkan'ın İlk Real Madrid Günü



18 kişi ile antreman yapmış Real. 2'si kaleci olmak üzere 10 tanesi as takımdan. Geri kalan 8 ise genç, paf ne derseniz işte o takımdan. Mou antremanlarını 23 kişi ile yapar normalde. Ama 2010 Dünya Kupası'nın en çok vurduğu 2 takım kendisi ve Barça olunca yapacağı bir şey yok.

Beşiktaş Vikingur Maçı | Tribün & Pankartlar




Nee.. Guti mi? Yok Artık!



Soldaki: Kabataş Hakan'a
Sağdaki: 132..



Faroe Adalarına gönderme! Ayrıntı için tıklayınız.



.. ve neredeyse hepsi "Dewe" imzalı bayraklar. Ellerine sağlık!

Beşiktaş 3-0 Vikingur | Dün Gece





Schuster'in Beşiktaş'ını canlı gözlerle izledik sonunda ve olumlu sinyaller gelmeye başladı.

En arkadan, defanstan başlayalım; Tabii ki en çok göze batan şey defans hattının ortasaha çizgisi civarında kurulmasıydı. Geçen sene Beşiktaş'ın yarı sahasında çevirilen toplar artık rakip yarısahaya taşındı. Rakip güçlü-güçsüz farketmez, Şeref Bey'deki maçlar bu "çizgi"de gerçekleşecektir büyük ihtimalle. Schuster'i tanıdığımız kadarıyla bu böyle olacak.

Toraman-Sivok ikilisi teker teker baktığımızda iyi oyuncular. Ancak ikisi bir arada yürütmeleri zor. Yanlarına bir adet sağlam duran stoper lazım ki o da Matteo Ferrari. Bazı kişiler Ferrari'nin sakatlığı olduğunu ve gönderileceğini söylese de Ferrari bu takıma şart oğlu şart. Erhan Güven iyi bir yedek olacaktır, As olaraksa en zayıf halkalardan biri. Hücum konusunda sıfır.

Bu sistemde oynayacaksa takım, Allah Ernst'e kolaylık versin. Dün tek önlibero Ernst arkayı temizlemek ve ortasahada basit oynamakla görevliydi. Hatta çoğu zaman Delgado yanında durdu, arkadan oyun kurması gerekti. Rakip saldıramayan takım, ancak saldırabilen takım geldiğinde Ernst x 2 = ortasaha olmak zorunda kalabilir. Tabii sağ kanatın boş kalması da önemliydi bu konuda.

Hücum hattına gelecek olursak Bobo-Nihat bence oldukça iyi bir ikili. "Beşiktaş'ın çocuğu" geri gelecektir bu sezon. Böyle bir açılış yakıştı ona. Bobo ile uyumları gittikçe artacak, takımla beraber oturacaktır. "Geçen sene de berbardiler" demeyin, paralel oynamak farklı, önlü arkalı oynak apayrı bir şey.



Quaresma... İlk maçtan farkını koydu ortaya. Şeref Bey'de Numaralı tribünü dahi ayağı kaldıran isim oldu. Topu ayağına aldığında söylenen bestelerin sesi azalıyor; herkes dikkatle izliyor. Tamam, osursa alkışlayacak kıvama geldik taraftar olarak belki ama heyecanlandırıyor işte. Zamanla biz ona, o bize alışacaktır. Taraftar isteğiyle kullandığı penaltı gol olsa bir de çok çok daha iyi olurdu belki.

Dünkü sistemde sağ kanat dışında aksayan bir yer yoktu aslında. Erhan'ın yerine Ekrem oynasa daha etkili olurdu ki oyuncu değişkliğinden sonra fark göründü. Bir de sağ açık oyuncusu tabii. Tabata sağ iç-kanat gibi ortaya yakın oynadı. Takım 10 kişi oynasa çok da farklı olmazdı sanki.

Olumlu sinyaller aldık genel olarak. Tribünler de mükemmeldi. Bu maçda bu kadar kalabalık beklemiyordum ama 30.000 vardı dün. Umarım devam eder.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Vuvuzela


Afrika'da yaşanan kulak terörünün sebebi bitti. Hadi onların geleneği, yaşam tarzları, bir parçası idi o. Sen nesin yahu Türk Emre ? (Şair burada Alman Ernst'e sesleniyor)

Galatasaray 2010 - 2011 || Eksikler & Fazlalar


Galatasaray sezonu son 2 seneye göre daha yavaş, daha durgun açmakta. Hoca değişmedi. Transfer pek yapılmadı. Futbolcu gönderildi. Oturmuş denilen bir kadro yapısı da kuramadı. Neticeye bakarsak yine "In Frank We Trust" olduk. Peki Galatasaray'ın durumu ne? Nesi fazla. Nesi az? Mevkiilere göre değerlendirelim.

Kale; Leo Franco - Aykut Erçetin - Ufuk Ceylan - Emirhan Ergün

Defans
; Ali Turan - Servet - Neill - Hakan - Sabri - Çağlar - Çetin Güngör - Serkan Kurtuluş ve yazarken bile unuttuğum gizli santraforu marke görevini başarıyla yürütebilecek tek isim olan gizli stoper Gökhan Zan.

Defansif Orta Saha
; Barış - Mustafa Sarp - Ayhan - Lorik Cana - Musa Çağıran

Ofansif Orta Saha
; Arda Turan - Elano Blumer - Aydın Yılmaz - Serdar Özkan - Emre Çolak

Santrafor
; Milan Baros ve Mehmet Batdal


Kalede ismini anmaktan bile hicap ettiğim Leo Franco'nun olmaması tek dileğim. 2007 - 2008'de Orkun - Aykut ikilisine verdiğimiz kalenin Ufuk - Aykut ikilisine verilmesi hatta Emirhan'ın 3.kaleci olması en iyisi. Atletico Madrid gibi bir takımın Sergio Asenjo ve De Gea gibi 2 tane kaleciyle Uefa Kupasını alması bile bizim için bir örnek teşkil etmeli.

Defans hattı ise belki de en sorunsuz kısım. Göbekte oynayacak 5 isim, kanatlarda oynayacak 6 isim var. Tabii kombinasyonlar yardımı ile. Göbeği; Neill - Servet, Neill - Balta, Neill - Ali Turan, Servet - Balta, Balta - Ali Turan, Servet - Ali Turan gibi olasılıklarla kurmanın yanı sıra Sabri - Çağlar kanatları ile hücumcu, Hakan Balta - Ali Turan bekleri ile de defansif bir hat oluşturma imkanı var. Ayrıca, Lucas ve Çetin Güngör'ün de bek olabildiğini düşününce sayı oldukça iyi. Lucas Neill bu hattın en özel ismi haliyle. Servet'in sadece Servet gibi bas-kes-ver ile oynaması ile daha efektif bir hat kurulabilir.

Defansif orta saha kısmı ise biraz sarsılmakta. Lorik Cana - Mustafa Sarp ikilisinin gerekli mücadele, hırs, kazanma arzusuna sahip olacağı bir gerçek. Cana'nın oyun zekâsı ile, Mustafa'nın mücadelesi çok önemli. Ama Mustafa yetenekleri sınırlı bir isim malum. Mücadele edip, defans önünde süpürücülük yapmayı iyi yapabilir. Ama orta sahadan top dağıtmada Lorik Cana'nın eline bakıyor Galatasaray. Barış hakkında bir şey diyemiyorum artık. Ayhan ise zorlu anlarda hep geriye dönmesi ile artık bir soru işareti. Dikine oynamak konusunda artık eskisi gibi değil. Defansif anlamda da sırıtıyor. İyi bir rotasyon oyuncusu olabilir. Yani, yerine alınması gerekenin yedeği. Musa hakkında bir şey söyleyemiyorum. Ne çıkarsa bahtımıza. Bu bölüme Lorik Cana'nın önüne bir isim şart. Mustafa - Lorik Cana ikilisi oynarsa, Takımın defansif yönü iyi etkilenir ama hücuma top getirme konusunda belki sıkıntı yaşanabilir. Elano - Cana olması halinde ise bu ikilinin önünde oynayacak isim Arda olacaktır ki, Cana'ya yazık olur 2.yarılarda. Bu bölge alarm veren bir bölge. Ahh Kallström Ahh yani...

Ofansif orta saha kısmı da cepteki bozuk paralar gibi. Cebiniz ağır, dolu ama çıkanlar 5-10 kuruş. 1 ytl bulunca seviniyorsunuz. Arda Turan bu bölgede tek başına. Geri kalan yerlilerin toplamı 1 Arda Turan etmez. Elano ise Dünya Kupası'nda rahat kafa ile ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Bu bölgenin bir şeyler vaad edeni Emre Çolak. Futbolu farklı oynuyor ama çelimsizliği başına dert. Bu bölgenin direkt veya sonradan 11'e girebilecek 3.ismidir bence Emre. Serdar Özkan ve Aydın Yılmaz ise neyse... Harry Kewell dönerse çok iyi bir hamle olur. Ama bu bölgeye 1 tane daha isim lazım. Biraz afaki olur ama Ali Turan - Sabri kanadının da denenmesi bir nefes olabilir. Ama transfer Şart! Elzem.

Santrafor bölümü ise 2 isim yine. Milan Baros ve Mehmet Batdal. 3.bir isim yok. Olur mu bu saatten sonra. Bilinmez. Ama Rijkaard'ın Barça'da bile Eto'o - Larsson ile yola çıktığını görmek gerek. Sonradan da Maxi Lopez'i, Ezquerro'yu aldı ama kullanamadı. Bu bölgeye gelecek 3.bir isim kadro açısından rahatlık yaratsa da Baros'un arkasında kalmayı da düşünmesi gereken bir isim olmalı.

Kadroda görünür itibariyle orta saha ve hücum bölgelerinde eksiklik hala sürüyor. Cana'nın transferi Mehmet'in yerine yapıldı ve iyi bir kan olabilir. Ama orta sahadan ileriye pas alışverişi bakımından topun bu bölgeyi hızlı geçmesi önem arzediyor. Arda ve Elano'nun yeteneklerinin de ön plana çıkartılması gerekli.

Defans hattında da Gökhan Zan'lı alternatif yazmadığımı yazı sonunda farkettim. Vay...

14 Temmuz 2010 Çarşamba

7



Eğer Beşiktaş Q7'nin ardından, bu gece gelen sağdaki arkadaş ile beraber asıl 7 numara Raul Madrid'i de getirirse, ki çok muhtemel o da geliyor, ben Hollanda'ya, alttaki 7 numarayı vurmaya gidiyorum. Bi' kaza kurşunu da "Arda'ya çalım atmayı öğreten"e gelebilir...

Beşiktaş'lılara tavsiye; Guti'nin mi, Q7'nin forması mı diye sormayın. Guti varken... Raul varken hiç düşünmeyin hele.

Guti Haz. Beşiktaş'ta


Beşiktaş orta sahasına ne katkısı yapar diyenlere söyleyeyim. Bu sene Real Madrid'in defanstan ileri top taşıma olayı sadece Ronaldo'nun 50m top sürmelerine kalmıştı, Pellegrini'nin dahiyane oyun sistemi gereği. İçeride, dışarıda oynanan bir çok maçı, geriye düşülen bir çok oyunu Guti'nin orta sahada ileriye, dikine oyunu ile açtı Real Madrid. Granero - Alonso - Diarra I - Diarra II ve Gago'dan oluşan 5 kazma orta sahanın içerisinde bir kardelen gibiydi geçen sene. Zaman zaman Van der Vaart'ın yerine bile orta saha ile hücum bağlantısını kurdu.

Capello senesinde 1 ay önce izlediğimiz İngiliz Milli Takım orta sahasının benzeri bir yapılanma içerisinde, orta sahanın dikine giden adamıydı Guti. Bir çok maçta attığı ara pasları ile maçlar çevrildi. Şampiyonluk yolunda çok kritik adımlar atıldı. Schuster senesinde ise çılgın attı adeta.

Guti geldi. Attığı ara pasları izlemek bile keyif olur. Hiç bir şey için değilse bile 6 ay önce ekranların başından "oha" nidaları attıran topuk pasının sahibi Beşiktaş'a geliyor. Daha ne olacak ki...