21 Aralık 2009 Pazartesi

İlk Yarının Ardından Sayılar & Tablolarla TSL



(Tabloların üstüne tıklayarak tam görünüme ulaşabilirsiniz)

Maçların %44'ünü ev sahibi takımlar kazandı, %32 deplasman galibiyeti oranı.

Deplasman maçları puan tablosu:



İç saha puan tablosu:



403 gol atıldı, bu sayı maç başına 2.63'lük gol oranına denk geliyor. Bu konuda Fransa, İtalya, Portekiz liglerinden öndeyiz; İspanya, Almanya, İngiltere ligleri ise bizden daha yüksek oranda gol gördü.

Maçların %56'sı 2.5 üstü, %442.5 altı bitti.

En çok alınan skor 17 kez ile 1-1.
1-0 biten maç
sayısı 14. Golsüz eşitlikle biten maç sayısı ise 12.

Evinde en çok gol atan takım 2.33 ortalamayla Galatasaray, deplasman golcüsü takım ise 2.25 ile Trabzonspor.

Evinde kalesini en kötü koruyan takım 1.78 ortalamayla Kasımpaşa(ardından Sivas ve Diyarbakır geliyor), deplasmanda kalesini koruyamayan takım ise 1.78 ile Sivasspor.(ardından Ankaragücü, Belediye ve Galatasaray geliyor)

Maçları en çok 2.5 Altı bitenler: Beşiktaş(12 kez), Manisaspor ve Denizlispor (11 kez)
Maçları en çok 2.5 Üstü bitenler: Kasımpaşa (13 Kez), Fenerbahçe (12 kez), Galatasaray-Trabzon-A. Gücü (11 kez)

Kalesinde gol görmeden maç bitirme dalında Beşiktaş 11 kez, Kayserispor 10 kez başarılı oldu. Fenerbahçe 7, Galatasaray 4 maçta bunu başarabildi.
Denizlispor 9, Gençlerbirliği 7, Eskişehirspor 6 kez 90 dakikada rakip ağlara ulaşamadı. (Beşiktaş 5, Galatasaray 2, Fenerbahçe 1)

Defansif başarıya göre puan durumu:



Ofansif başarıya göre puan durumu:




Çok fazla kazanma/kazanmama serisi başladı bitti ancak devam edenlerden en önemlisi Denizlispor'un 11 haftadır kazanamaması. Bir de Kasımpaşa'nın 8 haftadır kaybetmemesi var. Beşiktaş ve Fenerbahçe 8 maç üst üste kazanma serisi yakaladı ayrıca, ancak devamını getiremediler.


Son 8 haftanın puan durumu:





Soccerstats'ın verilerinden faydalanarak hazırlanmış bir yazıdır.

20 Aralık 2009 Pazar

Taç Diyince / Delap





Son zamanlarda ligimizde taçlardan başlayan organizasyonlardan gelenler gollerden sonra Delap'ı gündeme getirmemek elde değil.

Video'ya gelelim:

Sunderland Stoke Deplasmanında, dakika 74.
Stoke City'li Delap korner kullanır gibi yolluyor ceza sahasına, Fuller atıyor golü:




Stoke 1-0 Sunderland

Her eve lazım böyle adamlardan.
Kritik bir anda taç olsun oyuna sokarsın hiçbi' işe yaramasa bile. (:

Tarikatçı Çocuk


"Yemin ederim Bursa’nın başındaki tarikatçı çocuk Rijkaard’dan daha yaratıcı. Önceki gün iki savunma adamından santrfor yaratıp Beşiktaş’ı yendi. Bizim Rijkaard Galatasaray kalabalığından bir santrfor çıkaramadı. Ne bileyim bari Servet’i oraya dikseydi."

Fatih Altaylı

Galatasaray eleştirisine girmeyeceğim. Kızdığım nokta şu. Ertuğrul Sağlam gibi bir "adam"ı niteleme şekli. Dini inancı ve sahip olduğu düşünce yapısı nedeniyle bir adamı, futbol konuşurken nitelemesinin çirkinliği. Bir Galatasaray yazısında, bir futbol yazısında, lig 2.si olmuş, Beşiktaş'ı, 16 haftada 7 gol yemiş bir ekibi hem de 2-1 geriye düştüğü maçta 83'ten sonra maçı çevirerek yenmiş, ligin en fazla gol atan 2.ekibi olmuş, kuş kadar bütçe ile tepeye çıkmış bir adamı nitelemenin şekli bu Fatih Altaylı tarafından. Yakışır O'na.

Sahaya Çıkmasanız Daha İyi Be Arkadaş


Son sıradaki Ankaraspor. Son 10 maçı hükmen mağlup. Bir üstündeki Denizlispor. Son 10 maçı. 1 tane beraberliği var. Ankaraspor'dan aldığı hükmen 3 çıkınca, 16 maçta 4 puanı var yani. 4 beraberlikten geliyor o da. Küme düşürülen Ankara olmasa, 90 dakika sonunda kazandığı maçı yok. Pek vahim. Pek.

Harry Kewell Dansı


O parmağın yanağa gidip sağa sola bakma hareketini ben denedim ayna karşısında, afedersin şebek gibi oldum. Bu adam yapınca hayran kaldım. Elano'nun da dansa sempatiklik kattığını belirtmeliyim. Süper be bu.

Abdelkader - Elano - Harry - Arda


Bu 4'lünün aynı anda oynaması gibi bir şans, ancak 2 santraforun sakatlanması şanssızlığı ile geldi ayaklara. Daha önce söylediğimi tekrar etmeliyim. Elano, bu takımda Harry Kewell'ında, Keita'nın da, Arda'nın da oyununu 1 seviye yukarı çıkartabilecek bir adam. Lakin Arda, bir kez daha Elano'yu görmeme üzerine oyun oynuyor. Görmedi, görmedi. 78'de bir gördü. Gol oldu. Elano'nun bir seviye üste çıkartması işte bu. Kanattan otoban misali git-gel yapan Keita'yı tek topla buluşturup, Keita'ya asisti yaptırdı. Keita'nın önüne atılan toptur aslında asist. Hatta gol o toptur.

Harry ise müthiş, harika, şahane. Şair'in dediği gibi; "Bilmezdim kelimelerin kifayetsiz olduğunu bu derde düşmeden önce". Onun durumu dert değil. Bizim durumumuz dert. Gittikten sonra içerisinde bulunacağımız dert. Efsane bu adam.

Gelelim Kaptan'a. Kaptan, takımın üstündedir. Galatasaray'da Profesyonel Takımın Kaptanı, Galatasaray çatısı altında futbol oynayan herkesin kaptanıdır. Onlara örnektir. Sadece davranışları ile değil, oyunu ile de örnek olmalıdır. Sahada beraber top oynadığı 10 arkadaşının her birisine diğerinden ne bir adım uzak olmalı, ne bir diğerinden bir adım yakın olmalıdır saha içerisinde. Pas atman gerekiyorsa, pası atacaksın arkadaşına. Bir kere attın, o da golü attırdı. Tarih bugün Elano'yu yazar. Yarın skoru yazar, kaptanı yazar. Ama bu pasları atmazsan, tarih seni sadece Kaptan olarak hatırlamaz. Elano ile beraber bu olanlarla hatırlar. Sen Arsenal'de Arshavin'e pas atmazsan, Arsene Wenger seni atar.

Merdiven Demeliydin Rıdvan Dilmen

Yıl 1993. Galatasaray, Ali Sami Yen Stadı'nda ışıklandırma düzenlemeleri yapıyor.

Yıl 2009. Hatta neredeyse 2010. Rıdvan Dilmen, Ali Sami Yen Stadı'nın ışıklandırmaları kaleciler için sorunlu diyor. Bir degajı 30 saniyeden aşağı sürede atmayan Serdar, ışıklar böyle böyle diyor.

O değil de 16 senedir yeni mi farkettiniz bunu be canlar? Merdiven boşlukları da dolu olunca kaybediyor zaten rakipler.

Yoksa Galatasaray'ın yenmesi felan ne alaka canım.