26 Ekim 2009 Pazartesi

Seydou Keita - Alessandro Nesta


Bu ikilinin gol atmasına rast gelen varsa şanslıdır. Nesta'nın 2 tane golünü bilirim kariyerinde. Bir tanesi sağ kanattan ceza sahası içerisinde harika bir şeydi. Diğeri de 90.dakikada bir duran top golü. Bugün Chievo karşısında 1-0 geride olan takımını attığı 2 golle galibiyete taşıdı. Seydou Keita ise hat-trick yaptı. Rubin'e yenilmenin acısı Zaragoza'dan çıktı. 6-1 biten maçta 3 tane attı Keita. 2 tane İbo. Bir tane de Messi.

Alpay'ın hat-trick'ine, Maicon'un 2-1 biten maçta 2 gol attığı maçı bilirim bir de. Asıl tarih bunun gibiler (!)

Nasıl Yani Ya !?


Aceto Balsamico, ben daha futbloglar, blogidmanyurdu felan bilmezken, böylesine okunan bir blog aleminde yer alacağımı bile düşünmezken okuduğum bir blogdu. Bugünkü maç yazısını, işi gereği sonraya erteliyor tabii ki... Lakin şunu çözemedim. 6 tane noktayı 20 kişinin beğenmesi !! 1 kişinin de beğenmemesi.

Tamam yazan adam Aceto, farklı yazacaktır, güzel yazacaktır, görmediğimizi söyleyecektir istihbaratları ile ama bir yazdığını görün öyle beğenin yahu.

25 Ekim 2009 Pazar

Milan Baros


2 ay sahalardan uzak kalacak kendisi. Ayak tarak kemiği kırılmış Emre'nin müdahalesinden sonra. Sadece Shabani'ye kaldı Galatasaray.

ek: Emre'nin müdahalesi daha üst tarafaydı lakin ayak pozisyon içerisinde kırıldı işte.

Değişmeyen İki Şey


Değişimin kendisi ve Fenerbahçe maçının gidişatının senaryosu. Hakemlerin yanlış kararları, imtiyazlardaki standardının değişmesi felan unutuluyor da 10 senedir sekmeyen bir olay bu. Arada 1-2 ufak oynama olsa da değişmiyor. Ne mi bunlar?

1- Galatasaray'ın ilk 15 dakika içerisinde bir gol yemesi. Her derbiye Kadıköy'de 1-0 yenik başlıyor desek yeridir Galatasaray için. İlk 15'te gol attıysa da 1-1'e geliyor yani.

2- Galatasaray'ın son dakikada gol yemesi. Bu da sekmiyor artık. Sürekli maçın bitiş düdüğünden önce maçı bu gol bitiriyor.

3- Galatasaray'ın topla oynamada sahip olduğu üstünlük. Bu da değişmeyen olgulardan. Hep Galatasaray topla oynamada üstün oluyor lakin, ileride bu üstünlük hiçbir avantaja dönüşmüyor.

4- Tribünler. Eylemler hakkında fazla yazmak istemiyorum. Eylemler dışında ise müthiş maç içindeler. Yani Fenerbahçe'ye karşı dengede olmanız için 11'e 10 veya tarafsız sahada oynamalısınız maçı. Old Trafford'da Manchester'a karşı oynamanın daha kolay olduğunu söyleyebilirim.

5- İki tarafın çirkefi. Bu da şaşmaz. Bugün bu rolü Cristian Baroni ve Ayhan üstlendi. Maçta da Kazım vardı tabi, döve döve hava topu mücadelesine giren. Servet ve Gökhan'la dövüşmekten topa vurmayı bilmediğini saklayan. Onun yerine Semih olsaydı 2.yarı formalite'ye dönerdi. Baroni de sağolsun Arda'yı sevdiğinden (!) itince gerilim maç başlamadan geldi. O ona vurdu, o ötekine vurdu, hakem sonunda birisini attı.

6- Hakem. Klasiktir. Skora etki eden hatalar yapar. İki tarafın da dengelerini değiştirecek hatadır bunlar.

Bir de Ayhan vardı bugün. Maldonado'yu yaşatmak için sahaya çıkan.

Büyük Maçların Büyük Adamları


Bizim derbiden bahsetmeyeceğim. Liverpool - Manchester United maçından bahsedeceğim. Manchester ilk yarıda Gerrard'sız Liverpool kalesine şut dahi atamadı, ofsayt gerekçesi ile sayılmayan golleri dışında. O da ofsayt zaten. Atmalarına da gerek yok. Yıllardır, kaleye tek isabetli şutla kazanır giderler böyle maçlarda. Böyle maçların ön plana çıkan 2 ismi var onlar adına. 1.si Sir Alex Ferguson. 2.si ise Edwin Van der Sar. Bugün öyle 2 top çıkarttı ki, Buffon veya Cech dışında çıkartabileceğine inandığım kaleci yok. Eğer Manchester 1-0 kazanırsa gözümde başka maçın adamı da yok.

Fabio Aurelio, frikikten topu baraj arkasına kesti ama çatala doğru gitti top. Van der Sar, topu çataldan kurtardı, dönen topa Lucas vurdu, yerdeki Edwin dönen topu da çıkarttı. 10 dakika sonra yine bomboş Fabio Aurelio'nun kafa vuruşunu da mükemmel kurtardı. İlk yarısı 0-0 maçın. Manchester'ın doğru düzgün pozisyonu yok. Liverpool ise Torres önderliğinde saldırıyor. Atan kazanacak ama kim?

Sözü de bizim derbi ile bitireyim madem. Volkan Demirel, ligde oynanan derbilerde hiç bir maçta 2 gol yemedi. Hep 1'de kaldı. Leo ise maçtan mı sıkılıyor, yoksa yenilecek golleri çaresizliğinden mi yiyor, yoksa kale aslında boş mu anlamadım. Bugün anlarız.

Habertürk'ün Seviyesiz Gerilim Verme Çabaları


Basın-Yayın organları, neden böyle bir futbol şölenini vahşete çevirmeye çalışır bilemem. Gece rüyasında derbi ile ilgili bir olay görmeden uyanan yok gibidir bu derbiyi yaşayanlar arasında. Maçı izliyor olmasa da rüyasında, sevgilisi ile bile gezerken bu maç girer araya rüyada bile. Böyle bir şölen bu. Peki habertürk'ün haberi ne bu şölen ile ilgili? "Mosmor Oldunuz!"

Antu.com'dan alıntı yapsalar daha insaflı olurdu. Haberin içeriğinde de Galatasaray mor forma ile çıkacak yazmakta. 13.26'da girilen habere göre. Peki Galatasaray 11.30'da resmi sitesinde ne dedi? Galatasaray parçalı ile çıkacak.

Derbide geçtiğimiz sene kavgada futbolcuları suçlamıştı ya herkes, asıl suçlu bu ve bu zihniyetteki basın-yayın. Hepinizi futboldan men etmeli.

1000. Kayıt + Teşekkür + Revizyon



***
1000. Kayıt dün itibariyle gönderildi bloga.
Yaklaşık 10 ay, 1000 kayıt, 35.000 ziyaretçi.
***
Sitemizi takip edenlere, yorumlarıyla katılanlara, destekleri için Futbloglar ve BİY ağlarına, blogu açtığım ilk günden beri yanımda olan yazar arkadaşlarım Busker ve Felix Mourinho'ya teşekkürler.

***
Revizyon konusu da yazar kadromuzla ilgili.
Bloga Busker ve Felix'le başlamıştık. Daha sonra "yakın arkadaş" kontenjanından Hono Lulu, "arkadaşımın arkadaşı" kontenjanından Cebrail Ömer dahil olmuştu bloga.
Şimdi Hono Lulu ve Cebrail Ömer arkadaşlarımızla yeniden yollarımızı ayırıyoruz. Yazdıkları her bir kelime için onlara da teşekkürlerimizi iletiyoruz. İlk baştaki kadromuzla yola devam ediyoruz.
***
Nice 1000. kayıtlara inşallaaaaaaah (: