23 Şubat 2009 Pazartesi

Skibbe - Büyük Kaptan


Herkes perşembenin gelişini bekliyordu şimdiden. Skibbe en geç Bordeaux maçından sonra gidecekti. Kendi adıma Bordeaux'u eleyip o akşam istifa etsin istiyordum. Teknik direktör kariyeri kötü olabilir ama Ertuğrul Sağlam gibi olsun istedim. Ona benzetiyordum. Onun gibi kazansın ve gitsin. O kadar bile beklemedi yönetim. İki türlü risk alacaktı. ya hocanın son maçı olarak uefa, ya da yeni hocanın ilk maçı olarak uefa. 2.sini tercih etti. Skibbe'yi Galatasaray 5 yediğinde tanımıştık, 5 yediğinde elveda dedik. Son açıklamalarında da takım savunmasından şikayet etti. Savunma sıkıntısından bahsetti giderken bile. İyi teknik direktör değildi ve gitti. yerine gelen ise Bülent Korkmaz. teknik direktörlük kariyeri Skibbe'den iyi değil. neden getirildi. basit. taraftarın vuaaaaööaa büyük kaptan seslerinin yönetim seslerini çıkartmayacak kadar yükselmesi. bir hedef şaşırtma. taktik olarak, teknik olarak ne katar zaman gösterir. Motivasyon anlamında ise başarılı olacaktır. malum türk takımları gazla ilerler. taktik, teknik bir yere getirir gerisini gaz, efor, ruh kazanır. zaman gösterecek ne olacağını. sonuçta yedek kulübesinde artık Büyük Kaptan teknik direktör. Meira'ya birşeyler katsa şu yaşında yeterlidir. Neticede Galatasaray'a hayırlı olsun. Perşembe günü tribünlerin ilk haykıracağı onun ismi olacak. Büyük Kaptan diye bağıracaklar. onun işi ise daha zor. İlk maçı Bordeaux. Zaman gösterecek.


22 Şubat 2009 Pazar

Rotasyon ve Rafael Benitez


Dünya futbolu 2050 yılında geriye döndüğünde nerede hata yaptık derse bu adamın ismi ilk sıralarda olacaktır. birincisi ise Otto Rehhagel'in olacağı muhtemel sıralamada. bir hastalık bunun ki. takımının bir senede yaklaşık 55-60 maç yapmasını kaldıracak bir çalışma için bunu yaptığını düşününce gayette iyi bir düşüncedir denebilir. ama bu bir saplantı oldu artık. 2 maç üstüste aynı kadroyla takım çıkarmamaktan takımdaki oyuncular bile yanındaki oyuncuyu 3-4 maç sonra görebilmekte. portsmouth ile kader maçına çıktı deplasmanda. puan kaybı bile manchester'ın farkı açma nedeni idi. maça N'gog ile başladı. Fernando Torres ve Kuyt'suz. 75'ten sonra bu ikili girdi oyuna. maç 2-1 portsmouth liderliğinde idi. 3-2'ye getirdi bu ikili. ama o rotasyonunu savunuyordu. sürekli olarak bir adamı üst üste 3 maç oynatmama onun için adeta bir yaşam tarzı. sonuç mu ne? ligde büyük avantaj sağladıkları dönemin kayboluşu ve yine ön eleme oynayarak gidilecek bir şampiyonlar ligi. kazanan ve en üstte bir Sir. kupada da bir real madrid maçı. Hiç Inter maçı izlemiş midir acaba Benitez? Cambiasso, Muntari, 35'lik Zanetti, Ibrahimovic ya da Xavi, Toure, Keita, Dani Alves kaç kez yedek kalmışlardır. dünya futbolu sadece 1 kez başarıya ulaşmış bu sistem yüzünden, deneyen veya denemeyen hocalar yüzünden ne kadar eleştirilip kaç sene kaybedecektir. Acaba kendisi de bir gün rotasyon'a kurban gider mi? İngiltere olduğundan rahat tabii yeri.

Beşiktaş olmak.


Eskiden böyle değildik, hatta benim hatırladığım, bildiğim hiç bi zaman böyle olmadık. Kimin oynayacağını hep bilirdik; bildik.Sağ bek Cihan Haspolatlı, sol bek Orhan Ak olsa dahi bilirdik fakat şimdi "rotasyon" diye bir kelimeyi Spormax'te L'pool maçı izlerken duymuş bir hocamız var.

Maçın başı gene aynı sıkıntı ile karşı karşıyaydı taraftar. Nedir? "ya bu takımda kim nerede oynuyor?"
Emre Güngör, hayal kırıklığına uğratıyor; ofsayt kavramını idrak edememiş. Sabri Sarıoğlu Sağ Bek? Sağ kanat? Sağ Açık? hangisi birisi bunu da söylerse sevineceğim. Lig TV önce Skibbe' yi sonra da Fatih Terim' i gösteriyor benim sabrım taşıyor; tamam iyi rotasyon yaparsınız da, 21. haftaya geldik hala sistem belli değil mi? Hakan Balta bu ülkenin en iyi sol beklerinden biri değil mi? Bu kadar mı sistemden vazgeçiren bi kadro yapımız var? neyseki sonra Mehmet Topal atıyor bir tane de 30-40 dakika sonraki kıyamet e hazırlıyoruz kendimizi...

Tam bir film gibiydi aslında; şöyle düşününce Christopher Nolan filmleri yanında tırto kalır. Öyle bir Kocaelispor var ki; savunma yapmayı bilmiyor. Aynen sarı- kırmızı formalılar gibi. Ama sonra ne oluyor? Hücum oyuncuları giriyor oyuna daha fazla... Daha da fazla...


Devre arası yorumları geliyor; Bülent Tulun' un ağzından nadir de olsa veciz bir yorum; "Sabri' ye sol elle yemek yediremezsiniz." iyi de Skibbe paşa onu "sol" a alıyor?!?

İkinci yarıda Galatasaray da Arda oyuna giriyor, gene; yine; yeniden takımı kurtaran adam olmaya çalışıyor. Yahu birazda oyunu aklında tutsan be Arda Turan? Bu vesileyle de Güz Gülleri yaşanıyor Sami Yen' de...

Taner Gülleri; bu adamı hatırlamamız lazım, geçen yarı 4 büyüklere de gol attı. Bu yarı ise Galatasaray' a 4 gol birden attı.Takımını değil, ismini aklımızda tutturuyor.Gerçi Kocaeli' nin bir de sağ beki var ki İskoç. Travis, Manics filan dinlerken kendini "körfez" de bulmuş belkide.

Neyseki maç bitimine yakın aklımıza geliyor "Aynı Beşiktaş gibi olduk" Sinan Engin var, Tigana/Ertuğrul Sağlam/Denizli var...Tabii ki bunun akabinde saçma sapan bir takım var ve maçı tamamlıyor. Eve giderken cebimde erimiş çikolatalarım var ve maç öncesi "melenk" neşem kalmamış...

O değilde, Gheorge; Lincoln ne attı ama değil mi? Hatırladın mı 10' un sevincini?

? - Kocaelispor


"Günde 12 saat çalışıp evine para götürmek zorunda olan baba yorgun olur bizler değil"
Jose Mourinho

4 gün sonra maçı olacak bir takım Arda, Barış ve Ayhan'sız maça çıkıyor. Normaldir. Rotasyon dersiniz felan. Benitez'in dünya futbolunu mahveden düşüncesidir benim gözümde ya neyse. Sarı-Kırmızı parçalı forma altına beyaz şort giymiş 11 kişi çıktı sahaya. O giydikleri formanın anlamını bilseler ayakta duramazlardı ağırlıklarından. Rakibi ise Kocaelispor. Deplasmanda sadece 2 beraberliği olan bir ekip. devre arasında hocası dahil neredeyse bir takım sayısı kadar oyuncusu gitmiş, son saatlerde yeni bir takım kurmuş ekip. Hacettepe'ye 4 attılar ilk maçlarında. Taner Gülleri önderliğinde. Karşılarındaki takımın büyüklüğüne saygı gösterip oynadılar. kontraatak yapıp gol atma şansı üreteceklerdi. Tabii sarı kırmızı formalılar arkayı açıp geri dönmeyince adeta al da at dediler. 5 tane attı kocaelispor. 5 tane gol sami yen'de. 4 tanesini Taner attı. Bırakın sarı kırmızılı takıma sahasında 4 golü bir takım atamaz kolay kolay. o tek başına attı. ya sarı kırmızılılar. rotasyon adı altında saçma bir kadro ile oynadılar. 2.yarı gösterdikleri efor'u 90 dakika boyunca sergilemezlerdi maça başlasalar. 3-5-2 sistemi 5 yedi. 2 attı. ya sonrası? sonrası perşembe'ye kadar aynen devam. perşembe'den sonrası tufan. ama bir gerçek vardı ki, kocaelispor 5 gol attı. hem de o sarı kırmızı formayı giyenlerin sahasında.
Peki rotasyon ve dinlendirme işe yaradı mı? Salı maç yapacak Inter ve Manchester United yedek takımı ile mi çıkmış acaba? Maçı çevirme adına Servet ve Emre Güngör'den olmaya değdi mi? Değen tek şey var. Kocaeli'nin 5 parmağı.

Lucescu & Sergen


ve Tuuşşş...

Deli

Sivasspor


Geçtiğimiz sezonun ilk maçında trabzonspor ile deplasmanda karşılaşmışlardı. zor maç olacağı belliydi. nitekim ziya doğan'ın trabzonspor'u 85.dakikada ersen martin'in golü 1-0 öne geçti. son saniyeleriydi maçın. dakika bile değil. sahaya seyirciler atladı. mehmet yıldız başta olmak üzere futbolcuların üzerine yürüdüler. vurdular. maç bitmedi. ilk haftadan gündeme oturdu sivas. hükmen kazandıkları ilan edildi daha sonra. ardından aldığı skorlar ile gündeme geldi. bir pazartesi günü musa aydın'ın golü ile sivasspor 1-0 kazanınca lider olmuştu. herkes bu durumun fazla sürmeyeceğini, bir vestel manisa vakası olmasını bekliyordu. o hafta da yendikleri vestel manisa idi zaten. ama olmadı. sakatlara rağmen olmadı. 15.haftada liderliği galatasaray'ın kaybetmesi ile tekrar aldılar. o hafta galatasaray'a 2-0 kaybederek geri verdiler. kader maçı geldi önlerine 33.hafta. 73 puanlı galatasaray, 70 puanlı fenerbahçe, 70 puanlı sivasspor,67 puanlı beşiktaştı sıra. 2-0'dan farklı bir skor onları 2.yapacaktı. 1-0 öne geçtiler. maç 5-3 bitti. yenildiler. hükmen kazanmaları gereken beşiktaş maçı gözardı edilince 4.sırada kaldılar. 73 puan toplamışlardı.
2008-2009 sezonu başladı. yine bir şey değişmedi onların adına. 21.hafta geride kalırken beşiktaş'a 6, fenerbahçe'ye 8 puan, 1 maç eksiği olan galatasaray'a da 8 puan fark attılar. lider durumdalar. 55 haftalık periyotta ise (geçtiğimiz sezon 34 maç ve bu sezon oynanan 21 maç) bir maç fazlası ile galatasaray'ın 2 puan önündeler. beşiktaş ile aynı puanda. fenerbahçe'nin 2 puan önünde. türkiye kupasında da fenerbahçe ile eşleştiler yarı finalde. haftasonu fenerbahçe'nin ya tamam ya devam kararını verecek olan takım aynı zamanda. yenilmezler ise fenerbahçe'nin şansına büyük bir darbe indirecekler. yenilirlerse de hala büyük avantajları var liderlikte. sağlam gidiyorlar. son haftalarda stres yıkmazsa yürüyebilirler. kadere bakın ki 34.hafta maçı sami yen'de galatasaray'la. bir sezon önce kendisine olanı bu kez rakiplerine yapabilecekler mi acaba?