Michael Skibbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Skibbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2010 Cumartesi

Bayern Münih'i Skibbe



Michael Skibbe'nin oyuncu değişiklikleri ile bir maçı, hem de Bayern Münih maçını, hem de 85.dakikasına 1-0 yenik girdiği maçı çevirdiğini söylesek kimseyi inandıramayabiliriz. Ben de inanmazdım. Lakin canlı canlı Trt-3 ekranlarında şahit oldum. Tabii bunda David Alaba'nın payının, Daniel Van Buyten'in yerine zorunlu da olsa Hamit'in girmesinin de payı var. Ama Skibbe maç çevirdi bugün. Hem de Frankfurt ile. Bayern Münih'e karşı.

5 Kasım 2009 Perşembe

Ulan Keita Move !!


Dakikalar 70. Gerçekten de iş bitmiş. Önce Harry Kewell, harika düzeltip sağ ayağı ile köşeyi görmüş, peşinden Sabri Sarıoğlu'nun harika ortasına (bu kısım gerçektir!) Nonda'nın muhteşem kafası, kalecinin alması ile durumu 2-0 yapmıştı. Ardından Mehmet Topal, yukarıda maçı izleyen Hagi'yi selamlamak istercesine sol ayağı ile Hagivari bir vuruş yaparak 3-0'a getirmişti. Sonrasında dakika 70 olmuş, Keita, savunmaya yardıma gelmek yerine orta sahalarda geziniyordu. O sıralarda savunmadan dönen topu karşılamaya gelmiyor, Sabri lan laan diye bağırıyor, Keitaaa diye haykırıp ardından Move, Move diye ingilizcesini konuşturuyor, peşinden move .... diyor. Bu nokta noktalı kısmı anlamadım o sırada. Küfür değildi ama Keita dahil kimse anlamamıştır. Rahat oynuyor Galatasaray artık. Rakiplerine karşı büyük olduğunun farkına varmaya başlıyor artık deplasmanlarda. Kenardaki Rijkaard'ın payı bunda büyük.

Neyse, resimdeki adamın konuyla alakası ne derseniz, açıklayayım. Geldiği günden bugüne bize fayda sağladığı tek gelişme belki de bu. Avrupa maçlarında deplasmanda maç kaybetmeme, deplasmanda kazanma alışkanlığı sağlatan adam buydu. Bugün bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz kendisine bu nedenle.

23 Mart 2009 Pazartesi

Skibbe ve Korkmaz / Kewell ve Mehmet Güven











Ligin 8. Haftası
Teknik Direktör: Michael Skibbe
Eskişehir evinde Galatasaray'ı ağırlıyor. Dakika 72, Skibbe Harry Kewell'ı oyundan alıyor; Mehmet Güven'i oyuna sokuyor. Eskişehir 90+'da bulduğu iki golle Cimbom'u 4-2 yeniyor.

Ligin 25. Haftası
Teknik Direktör: Bülent Korkmaz
Galatasaray evinde Es-Es'i ağırlıyor. Dakika 74, Korkmaz Harry Kewell'ı oyundan alıyor; Mehmet güven'i oyuna sokuyor. Bu sırada Es-Es 10 kişi ve 1-0 önde; maç öyle bitiyor.













Mehmet Güven, Harry Kewell'ın alternatifi olarak bu takımda bulunuyor da bizim mi haberimiz yok?

24 Şubat 2009 Salı

Akılda Kalan




Galatasaray takımı ile yolları kesiştiği ilk günden son güne Michael Skibbe. ilk foto da Dortmund günlerinden. az daha kalabilseydi takımın başında Terim'le de karşılaşacaktı Dortmund maçında.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Skibbe - Büyük Kaptan


Herkes perşembenin gelişini bekliyordu şimdiden. Skibbe en geç Bordeaux maçından sonra gidecekti. Kendi adıma Bordeaux'u eleyip o akşam istifa etsin istiyordum. Teknik direktör kariyeri kötü olabilir ama Ertuğrul Sağlam gibi olsun istedim. Ona benzetiyordum. Onun gibi kazansın ve gitsin. O kadar bile beklemedi yönetim. İki türlü risk alacaktı. ya hocanın son maçı olarak uefa, ya da yeni hocanın ilk maçı olarak uefa. 2.sini tercih etti. Skibbe'yi Galatasaray 5 yediğinde tanımıştık, 5 yediğinde elveda dedik. Son açıklamalarında da takım savunmasından şikayet etti. Savunma sıkıntısından bahsetti giderken bile. İyi teknik direktör değildi ve gitti. yerine gelen ise Bülent Korkmaz. teknik direktörlük kariyeri Skibbe'den iyi değil. neden getirildi. basit. taraftarın vuaaaaööaa büyük kaptan seslerinin yönetim seslerini çıkartmayacak kadar yükselmesi. bir hedef şaşırtma. taktik olarak, teknik olarak ne katar zaman gösterir. Motivasyon anlamında ise başarılı olacaktır. malum türk takımları gazla ilerler. taktik, teknik bir yere getirir gerisini gaz, efor, ruh kazanır. zaman gösterecek ne olacağını. sonuçta yedek kulübesinde artık Büyük Kaptan teknik direktör. Meira'ya birşeyler katsa şu yaşında yeterlidir. Neticede Galatasaray'a hayırlı olsun. Perşembe günü tribünlerin ilk haykıracağı onun ismi olacak. Büyük Kaptan diye bağıracaklar. onun işi ise daha zor. İlk maçı Bordeaux. Zaman gösterecek.


20 Şubat 2009 Cuma

Michael Skibbe ve Uefa


Galatasaray tarihinin en iyi kadrolarından birisine sahip olmak her hocaya nasip olmaz. Hele lucescu dönemlerinde sol bek victoria, santraforda murat sözkesen, yedek kulübesinin vazgeçilmezi erhan namlı'lı bir kadro, 2.terim döneminde almaguer, tamas, bratu, ömer-murat erdoğan'lı kadroları da gördü bu takım. Skibbe'de şampiyon kadronun üstüne geldi. hem de harika takviyelerle. ama takımın kalitesi kadar iyi bir sonuç yoktu ortada. ligde deplasman maçlarında kazanamama ve karaktersiz oyun, içeride oynanan maçlarda belirli bir süre sonunda baş gösteren savunma ve kondüsyon zaafiyeti konuşuluyordu hep. ama takım kazandığında ise en az 2 farklı kazanıyordu. yani galatasaray takımının taraftarı 80.dakikaya girdiklerinde kafası rahat bir taraftar modunda. aksi takdirde ise zaten sıkıntılı bir hafta. neyse lig maçlarına fazla değinmeyeceğim kendisinin. avrupa maçlarında yaptığı teknik direktörlükten bahsedeceğim.
Steaua Bucharesti maçlarında emre güngör'den sağ bek yaratma fikri onun başını yaktı ilk seferde. ama herkes aykut'un maçın ilk dakikalarında rakibe ikram ettiği pozisyonu unutmuştu. peşinden bir taç organizasyonu 2-0. 2-2'ye gelen bir maç ve 2.maç sonucu giden şampiyonlar ligi. ardından uefa geldi. trabzonspor ve olympiakos maçlarının peşpeşe oynanması galatasaray için önünde yer alan hedeflerin maçıydı. fernando meira'yı defansif ortasahaya çekmesi m.topal ve barış yokken harika bir hamleydi o maçlar için. o 2 maçta geldi galatasaray'a. peşinden benfica. yine harika bir oyun oynattı takımına. metalist maçında da servet hata yapmasa belki 0-0 bitecekti ama olmadı. peşinden final hertha berlin. son 10dakikası hariç orada da güzel bir oyun vardı. aslında ligde de sivas maçında hakan balta'yı stopere çekmesi güzel bir düşünce idi ama gel gelelim sabri 2 golü de hatta kupadaki golü de armağan edince tepe taklak gitti takım. beşiktaş maçında da 3-5-2'nin sağ kanadında barış'ın savunma zaafı, nonda'nın rezil oyunu sabri diye inletti galatasaray'ı. en son bordeaux maçı. rakibin uzun adamlarına karşı 3 kule stoper ve önünde kalabalık bir orta saha. savunma anlamında ilk kez denenmekten gelen bir sağ kanat sıkıntısı yine geldi fakat 2.yarı takım kapanınca, barış savunmada kalınca, mehmet topal ve ayhan her yere koşunca, kewell ve arda gidemeyince, nonda'da al yürü tarzında bir adam olmadığından beşiktaş - trabzonspor mücadelesindeki trabzonspor'a döndü galatasaray. ne zaman sabri girdi, ileriye top taşıdı itti takımı 1-2 ataklığına. neticesinde istediği skoru aldı galatasaray.
sonuç olarak galiba futbolcular gibi Michael Skibbe'de maç seçiyor. Eee onların yakın arkadaşı. Bir hoca gibi değil.