
17 Haziran 2009 Çarşamba
Servet Kazanmak mı? Servet Kaybetmek mi?

Hangisi acaba şu an Galatasaray'ın içerisinde bulunduğu durum? 8 milyon Euro'yu kasaya koymak mı? Yoksa yüzünde maske, kaburgasında çatlak, adalesinde yırtık olduğu haberlerini okuduğumuzda "Servet mi? Oynar abi sorun değil" diyebileceğimiz bir adamın artık olmaması mı?
Zaman gösterecek..
Etiketler:
Felix Mourinho,
Servet Çetin
15 Haziran 2009 Pazartesi
Rasim Başak, Sabri Sarıoğlu'dur || Ergin Ataman

Harika bir final serisi izliyordum 4 maç, 3 periyod, 9.50 dakikadır. Türkiye standartlarına göre harika bir seriydi. Koç hamleleri, rotasyon, üst düzey savunma, yorgunluklar ve küçük nüans'ların belirlediği bir final serisi. Ta ki 5.maçın kaderini çizen sportmenlik dışı faule kadar...
O kadar gereksiz ki sportmenlik dışı faul, anlatılmaz. Normal bir savunma faulü. Biraz sertinden. Hakemler sportmenlik dışı çaldılar. Açık ve net bir şekilde maçı bir tarafa gönderdi bu düdük. Kural kitapçığı ne yazar bilemem. Hani kitapçığa göre de bunun uygulanma mercii de hakemler tarafından belirleniir. Serinin 5.maçında oyunun bu dakikasında böyle bir maçta çalması enteresan. Misal, orta sahada ikili mücadeleye faul çalınır da, ceza sahasında çalınmaz işte ondan. Maçın bu düdükten sonra zaten kaderini hakemler belirledi. Neyse sonrasında olan oldu. Spormax ekranlarında Mirsad Türkcan'ın 4.kez tekrarladığı küfürden sonraki teknik faulü felan. Rasim Başak ise Sabri Sarıoğlu kanından taşıdığını gösterdi. Küfürler, birilerine sataşmalar, gidip hakem masasına tekme atıp, bayan masa hakemlerine ağzına geleni söylemesi felan. Sabri'yi gördüm adeta sahada. Hani tek bir vukuat olsa neyse de, bir çok maçta, Milli ya da Fenerbahçe Ülker farketmeden, yapıyor bunları. Tekrarını ya da bu anların videosunu izlerseniz anlarsınız "Sabri" diyerek ne demek istediğimi.
Son sözlerim ise Ergin Ataman'a. Efes'i buralara kadar harika getirdi. Koçluğuna değil lafım. "Görmedim" lafına. İnsanoğlu görmeyebilir dersiniz. Bu adam sahadaki 2 koçtan birisi. Hücum yapan takımın koçu. Futbol değildir ki bu meret. 20m ötende olan aksiyonu göremiyorsan, basketbol koçu olman abes değil mi? Hücum faul çalsalar, "Görmedim" diyebilir misin? Onu görmeyen adam, steps, 3 saniye, ayağı çizgide ya da set oyununda yanlış yerde duran adamı nasıl görsün? Gördün be hoca. Gördün de "Bence ağır bir karar" demek zor oldu.
Etiketler:
Efes Pilsen,
Felix Mourinho,
Fenerbahçe Ülker,
Rasim Başak
14 Haziran 2009 Pazar
15 Günde Sinan Engin
Manisa'da yaklaşık 15 gün önce resmi olarak başlamıştı. Ayrılmış...
Manisaspor için hayırlı olmuş. Yarın öbür gün "Benim Manisa'ya yaptıklarımı kimse yapmadı, Manisa ligde kalsın kendimi becertirim" gibisinden konuşursa şaşırmam.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Sinan Engin
Allah'ınızdan Bulun! ||| Çakma Pascal
Mehmet Topuz Fenerbahçe'ye gitmiş falan tamam. İyi oyuncuydu, istedik, gelmedi Beşiktaş'a. Şu saatten sonra Beşiktaş'ın adam hakkında söyleyeceği her şey "Kuyruk Acısı" olarak nitelendirilecek basın tarafından. Nitelendirilsin, çok da tın. Mehmet'i iki günde Pascal Nouma ilan eden taraftarlar utansın. Bu olayda Fenerbahçe'nin "etik" yanlışlarını örten ve olayı "Beşiktaş adamı transfer etmeyi beceremedi, ehe hehe" olarak gösteren basının Allah belasını...
Biri Beşiktaş forması giyip "Ben Beşiktaşlıyım" der ve iki gün sonra "Fenerbahçe" formasını diyer.
Biri Fenerbahçe'ye golü attıktan sonra...
Forza Pascal Ulan!
Etiketler:
Bay Kerahet,
Beşiktaş,
Mehmet Topuz,
Pascal Nouma
Fotomontaj Forma || Beşiktaş'lı Duruşu

Mehmet Topuz, "Ben Beşiktaş formasını giymedim, ben sadece formayı elimde tuttum. Üzerimde forma olan fotoğraflar, montajdır" dedi. Be kardeşim, Aziz Yıldırım seni almayacak diye gittin koşa koşa Demirören'le anlaştın, "Doğuştan Beşiktaş'lıyım" dedin, Fener bonservisini alınca yan çizmeme adına buna devam ettin, sonra Aziz Yıldırım 45 dakikada transfer işini halledince, adeta dünyaya yeniden gelmiş gibi imza töreninde sırıttın, sonra da böyle diyorsun. Hoş sen böyle dedin diye, üzerindeki formayla olan fotoğrafın, sanki bana göbekli, gayet normal Türk insanı fiziğine sahip birisiymiş gibi geldi ya neyse...
Gelelim Beşiktaş cephesine... Levent Erdoğan, "Topuz Beşiktaş'lı duruşuna sahip değilmiş" dedi. Nedir bu duruş Allahaşkına. Sayın Erdoğan, söyle de bilelim biz. Sen de var mı bu mesela? "Bu duruş nedir?" desem sana "Sayın Seba" veya "Baba Hakkı" demeden nasıl açıklayabilirsin? Kendini örnek verebilirmisin mesela? Çok Sayın Başkan'ın sahip midir bu duruşa? Camia içerisinde bir tek geçen sene Ertuğrul Sağlam bu duruşu gösterirken, kovarcasına yollamak mıdır senin Beşiktaş'lı Duruşu adını verdiğin şey? Kendinde veya Başkan'ında gösteremediğin bir şeyi transferinde mi bekliyorsun? Bence bu "duruş" kelimesini siz yönetim fazla kullanmayın. Saygın isimlerin, camianın yüz akı olmuş kimselerin, yıllar boyu tırnakları ile yaptığı bu eseri, gelecek nesillere miras bıraktığı böyle bir miras'ı siz harcamayın. Zaten mali anlamda harcadınız, manevisini de bitirmeyin de, gelecek nesil sizden fazla bahsetmesin...
Etiketler:
Beşiktaş,
Felix Mourinho,
Mehmet Topuz
Dj Tarkan
13 Haziran gecesi "Wongo Terrace"da dinleyebildik sonunda kendilerini. Mekanın teras olması falan güzeldi ancak diğer bir teras'dan gelen piyasa müzik sesleri Dj Tarkan'ın setlerinin arasına girince biraz kötü oldu. Ama olsun, değdi valla. Benim gibi gece çıkmayı, dans etmeyi vs sevmeyen biri bile bu kadar eğlendiyse; ve sabah kalktığında hâlâ yerinde oynamaya devam ediyorsa helal olsundur. Yaz geceleri için güzel bir eğlence yöntemi. Avrupaya falan da geliyor. Resmi sitesinden takip edilebilir.
"don't touch that dial because you are locked into DJ Tarkan..."
Etiketler:
Bay Kerahet,
müzik,
Yaz Saati













