Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2010 Perşembe

Efes Pilsen - Olympiakos


Efes'in, Yunan Takımlarına karşı iç-dış önemli bir üstünlüğü var yanılmıyorsam. Üstünlük dediysem, öyle el-kol sallaya sallaya bir üstünlük değil. Mükemmel oyunlarla. Bir Final-Four öncesi son 8 karşılaşmasında Pana maçlarını hatırlarım Efes'in. Henry Domercant'ın Schortsiannitis ve Femerling arasından bastığı efsane smaç ile durmuş Efes'i uyandırıp, harika bir oyunla kazandığı maç ilk aklıma gelendir Yunan takımlarına karşı. Bu kez rakip Olympiakos. Genelde iç-dış farketmeden yenerdi Efes. Lakin geçen sefer öyle olmamıştı. Deplasmanda kaybetti. Bu kez Abdi İpekçi'de maç. Bütün biletleri satıldı Abdi İpekçi'nin. Maçı da 20.15'te Show ve SkyTürk verecek. Melih Gümüşbıçak'ta anlatacak. Ermaaaal ve 3 sayılık isabeeet tarzı futboldaki gol anlatımı gibi bir anlatım da gelirse pek güzel olur.

18 Haziran 2009 Perşembe

4-2 vs Fenerbahçe





Fortis Türkiye Kupası finali sonucu:

Beşiktaş 4-2 Fenerbahçe






TBL Finalleri sonucu:

Efes Pilsen 4-2 Fenerbahçe

15 Haziran 2009 Pazartesi

Rasim Başak, Sabri Sarıoğlu'dur || Ergin Ataman


Harika bir final serisi izliyordum 4 maç, 3 periyod, 9.50 dakikadır. Türkiye standartlarına göre harika bir seriydi. Koç hamleleri, rotasyon, üst düzey savunma, yorgunluklar ve küçük nüans'ların belirlediği bir final serisi. Ta ki 5.maçın kaderini çizen sportmenlik dışı faule kadar...


O kadar gereksiz ki sportmenlik dışı faul, anlatılmaz. Normal bir savunma faulü. Biraz sertinden. Hakemler sportmenlik dışı çaldılar. Açık ve net bir şekilde maçı bir tarafa gönderdi bu düdük. Kural kitapçığı ne yazar bilemem. Hani kitapçığa göre de bunun uygulanma mercii de hakemler tarafından belirleniir. Serinin 5.maçında oyunun bu dakikasında böyle bir maçta çalması enteresan. Misal, orta sahada ikili mücadeleye faul çalınır da, ceza sahasında çalınmaz işte ondan. Maçın bu düdükten sonra zaten kaderini hakemler belirledi. Neyse sonrasında olan oldu. Spormax ekranlarında Mirsad Türkcan'ın 4.kez tekrarladığı küfürden sonraki teknik faulü felan. Rasim Başak ise Sabri Sarıoğlu kanından taşıdığını gösterdi. Küfürler, birilerine sataşmalar, gidip hakem masasına tekme atıp, bayan masa hakemlerine ağzına geleni söylemesi felan. Sabri'yi gördüm adeta sahada. Hani tek bir vukuat olsa neyse de, bir çok maçta, Milli ya da Fenerbahçe Ülker farketmeden, yapıyor bunları. Tekrarını ya da bu anların videosunu izlerseniz anlarsınız "Sabri" diyerek ne demek istediğimi.


Son sözlerim ise Ergin Ataman'a. Efes'i buralara kadar harika getirdi. Koçluğuna değil lafım. "Görmedim" lafına. İnsanoğlu görmeyebilir dersiniz. Bu adam sahadaki 2 koçtan birisi. Hücum yapan takımın koçu. Futbol değildir ki bu meret. 20m ötende olan aksiyonu göremiyorsan, basketbol koçu olman abes değil mi? Hücum faul çalsalar, "Görmedim" diyebilir misin? Onu görmeyen adam, steps, 3 saniye, ayağı çizgide ya da set oyununda yanlış yerde duran adamı nasıl görsün? Gördün be hoca. Gördün de "Bence ağır bir karar" demek zor oldu.