2 Nisan 2009 Perşembe
Bolivya 6- 1 Arjantin - Al sana 1 Nisan!
İmansız gibi oynadılar lan.. Dinsiz gibi vurdular, bira içer gibi çalımladılar, salsa yapar gibi çakızladılar... Biz de güldük bu şakaya. ehehehe. Şakacılar sizi. Maro, el sallıyordu kameraya, o derece. Şakik, çaktılar işte ne o mağrur duruş filan... Adeta çaktılar. Yahu adamlar resmen "nurilla" yemiş be..
Etiketler:
atsız messi,
garip maro,
hono lulu,
öl be zanetti
1 Nisan 2009 Çarşamba
Türkiye 1-2 İspanya / Beraberliğe Razı(?)
Maçtan önce iki teknik adama sorsalar: "beraberliğe razı mısınız?" diye; ikisi de evet der, değil.
- Del Bosque, büyük ihtimal beraberlik tamamdır diyerek yenilmezlik serisini bozmadan Afrika'nın yolunu tutardı.
- Fatih Terim, "başlarım beraberliğine, kazanacağım bu maçı" der maçı böyle oynardı.
İkinci yarı orta halli. Şahsen Busker'e "Abi en az üç yeriz" diye mesaj atasım var; kontorum bitmiş olduğundan mümkün olmuyor. Beklediğim olmuyor, 4 gol yiyecek kadar pozisyon veriyor belki de. Ancak Tanrı'nın bür lütfu; yemiyoruz. Neyse ki penaltıdan buluyorlar golü. Fatih Terim şaka gibi şeyler yapıyor. Sahada kazanmak isteyen bir takım; oyuncu değişiklikleri buna uygun değil. Takımın önemli gol ayakları sahayı terkediyor. 1-1 iyi sonuç mu kötü sonuç mu diye düşünüyorum. "Oğlum İspanya'dan bir puan alıyorsun; iyidir iyi" diye düşünürken... Fenerbahçe'ye geldiği günden beri tüm deparları köşe direklerine ya da taç çizgisine doğru atan Guiza, bu sefer ceza alanına doğru yapıyor; Hakan Balta faul yapmıyor. Gol.
-laf arasında; "Deli" elle oynamasa gol olacaktı penaltı pozisyonunda. Bence şansını deneyerek en iyisi yaptı. Hem de kart görmeyerek bayağı ucuz atlattı. Penaltı gole çevrilmese bir de...-
-fotoğraflar marca'nın sitesinden-
Etiketler:
Bay Kerahet,
İspanya,
Milli Takımlar,
Türkiye
Saraçoğlu'nda Oynayamamak!

Avrupa Şampiyonu olan takım ülkene geliyor, 4 gün önce seni 1-0'la bir duran top organizasyonu ile aşmış, yenebilme şansın ve imkanın en az onlar kadar var, onlar senin için maçlarını Santiago Bernabeu'ya alırlarken sen maçını 20000 kapasiteli Ali Sami Yen'de oynuyorsun. Uefa Kupası finali oynanacak olan Saraçoğlu dururken, 35000 kapasiteli, deniz nedeniyle sesin daha gür duyulduğu, kornerler sırasında adamı baskıdan sindirebileceğin İnönü duruken, mis gibi daha açılış kurdelesi yere düşmemiş Kayseri Kadir Has dururken sen Sami Yen'e maç alıyorsun. Hadi İstanbul'dan korktun, al bari Kayseri'ye de en azından güzel bir stadyumda, dolu futbol seyircisi doldursun tribünü. Sponsorlar değil. Korkuyorsun. Amansız Ol! hikayesini masala çeviriyorsun. Bir Galatasaray'lı olarak, takımımın kalite ve mimari olarak, en az böyle bir stadda oynamasını istediğim Saraçoğlu'nun Fenerbahçe'li taraftarlarından korkuyorsun, İnönü'nün "Çarşı Terim'e Karşı" demesinden korkuyorsun. Bir kayıp olursa, bi' istifa çağrısı olursa "onlar küçük bir grup" denilebilmesi için, Milli Takım seyircisinin sesinin bu stadyumlardan daha az duyulacağı Sami Yen'e alıyorsun. Korkuyorsun. Takımı, seyircilerin tepkisinden daha az etkilensin diye sahaya 1 saat önce çıkıp, bütün tepkiyi üzerine almaya cesaret eden Mourinho'nun 'ego'su olamıyorsun.
Kimse de bana zemin bakımı, ıvır zıvır, kıl, tüy, yün, baskı demesin. Korkuyorsun aslında. Hiç kabul etmesen de.
Etiketler:
Fatih Terim,
Felix Mourinho,
Milli Takım
Hidetoshi Nakata Geri Dönüyormuş
Fiorentina, Roma, Parma gibi takımlarda oynayan ve bir dönem Japon Millî takımını sırtlayan isimlerden Nakata(32 Yaşında) futbola geri dönüyormuş. Türk Futbolseverler olarak tabii ki kendisini 2002 Dünya Kupasından çok iyi hatırlıyoruz; sempatik adamdı vesselam.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Hidetoshi Nakata,
Japonya
Bu Zam Niye?
Türkiye'nin durumu zaten ortada. Kriz falan almış başını gitmiş, insanlar "nereden kıssak acaba" diye düşünüyorlar. Sanırsam Beşiktaş yöneticileri bunun farkında değil. Kayserispor maçı biletleri 5 TL zamla piyasaya çıktı. Taraftarını "müşteri" olarak görmekten vazgeçsin yöneticiler. Tamam, kimse 5 TL yüzünden batmaz ancak cidden; "ne gerek vardı?". Takım iyi gidiyorken, stadın da tam dolması gereken zamanlarda bu gereksiz zam niye? Altında "yeni stad projesi" vardır diye korkuyorum(!)
Etiketler:
Bay Kerahet,
Beşiktaş
Türkiye - İspanya || 2.Perde

İlk maç için herkes ne beklediyse, hiçbirisi olmamıştı. İspanya ortasahasında topu tuttu, çevirdi, pas yüzdesini yükseltti, duran toptan attı ve bitirdi. Türkiye'de aynı şekilde ilk 30 dakika'da harika oynadı. Nihat, Semih'i görmeyince de kaderine razı oldu.
Neyse 2.perde oynanıyor. İspanya, oyuncularının Şampiyonlar Ligi ve Liglerinde önemli maçlar arefesinde olduğu bir dönemde. 15 puanı yapmış bir durumda. Buradan 1 puan alsam 16 yaparım, rahat rahat önüme bakarım, mantığı da vardır. Cazorla'sız çıkacaklardır. İspanya'nın en kötüsü idi. Xavi, Senna, Xabi, Silva ve Riera orta sahası bekleniyor. Riera yerine Mata'da olabilir. Mata'yı severim. Oynasın isterim. Rahatlar. 1 iyidir. 3 mükemmel. 0 kayıp değildir neticede onlar için. Defansta da Marchena, Albiol yerine başlayabilir.
"Biz"e gelirsek, Bursa'da Almanya'yı yendiğimizden beri ben şöyle hemen akla gelen bir takımı yendiğimizi hatırlamam. İtalya, İngiltere, Fransa, Brezilya, Portekiz, Almanya'yı yenemedik. Bu bir ilk olabilir. Baskı altında olacak takım. 11 değişmeyecektir. En fazla maç sonu giydirme işi yapan Semih yerine Gökhan Ünal girebilir. Arda ve Tuncay yine kilit. Arda bu kez Ramos'u sallamalı. 3 harika, 1 off off, 0 ise mucizeler komedisi olacaktır. Hele Bosna yenerse o 0 puan, Amansız Ol'dan Impossible is Nothing'e bağlar olayı.
Yine duran toplara dikkat. Bu kez kazanmalıyız. Torres'e ve Xavi'ye dikkat etmeliyiz. Yine çok keskin bir virajdayız. Hep iteleye iteleye götürdük. Bu kez yarı yolda kalabiliriz. Kalmamalıyız.
Etiketler:
Felix Mourinho,
İspanya,
Türkiye
30 Mart 2009 Pazartesi
Jose & Manchester

Bay Kerahet zamanında sormuştu "Mourinho, Manchester United'a giderse ne hissedersin" diye. O zamanlar normal olur herhalde diye düşünmüştüm. Zamanla bu düşüncem değişti aslında. Orada kendi yarattığı bir Chelsea takımı var iken, başka takıma gitmesini istemem. Stamford Bridge'de bulunması, 7.sırada seyircilerin arasından izlemesinden daha hoş geliyor bana. Nereden çıktı bu derseniz artık yüksek sesle bu söylenti anılmaya başlanıyor. "Jose ve Manchester" sesleri yanyana hoş durmakta ama, Chelsea'ye bir gönül bağı oluşturdu bu adam. Bir gün "ada"ya döneceğini de biliyoruz. Kendisinin Manchester için de "kim orada çalışmak istemez ki" dediğini de duyduk sonunda. O yöne doğru gidiyor. Ama tekrar Chelsea patronu olmasını isteriz biz. İngiltere'de Sir ile atışmasını, Wenger'e laf sokmalarını daha çok özledik aslında. Hele bir de "Kop"a sus çekmişliği vardır ki zamanında...
Neyse tekrar ada olacaksa; Chelsea olsun. Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye'ye gelsin, Boğaz'a hayran oldum, Türkiye'de şu şu oyuncuları beğeniyorum desin, kenarda gollere sevinmesin. Ama ManU olmasın.
Etiketler:
Felix Mourinho,
Jose Mourinho













