Sırasıyla Bülent Korkmaz, Hasan Şaş, Aykut Erçetin, Sabri Sarıoğlu, Uğur Uçar ve Volkan Arslan...
Neyse, bu adamların zaten hepimiz biliyoruz. Hatta; silüyetlerinden bir sürü hikayeyi de anımsıyoruz...
Yedek klübesi; bir takımın potansiyelinin üzerine çıkması için mühim bir olgudur. Resim 2. Fatih Terim döneminden ve benim bu silüyetlere bakınca aklıma gelen;
Bülent Korkmaz, o dönem klüple nasıl ilişkisi kesildi biliyoruz.
Hasan Şaş, Ali Ece' ye benzemiyor mu? demek dışında aklıma ne futboluyla alakalı bir şey geliyor ne de herhangi bi şey; orada neden "abilik" yaptığı konusunda net bir fikrim yok
Aykut Erçetin, hala oturuyor. Tek fark; Sami Yen, Olimpiyat stadı kadar rüzgarlı değil.
Sabri Sarıoğlu, "o dönemin harika çocuğu" bunu söylerken ben bile inanamıyorum kendime ve gülüyorum
Uğur Uçar; gitsen de bir kalsan da bir artık yavrucum; üzgünüz.
Vee Volkan tabii; işte insanı zıvanadan çıkartan zincirin son halkası... Galatasaraydaki olumlu hareketlerinden video yapıp, yutuba koysanız Alanzinho ile çekişir aslında...
Şurda haksızlık var, hak etmeyen var, o zaman neden yer kapladığına anlam veremediğim var, hala neden olduğuna anlam veremediğim var, bir taraftar olarak; kendisine yapılandan ötürü yönetimime ters düşeceğim var, var oğlu var...
Peki ben size sorarım; bu adamlardan hangisini oyuna alırdınız?
(Bir de dipnot düşelim; bu maçta anladığım kadarıyla stoperde Emrah Umut ya da Almaguer oynamış)







