14 Temmuz 2009 Salı

Doğru Transfer || Total Futbol


Ntv'de yayınlanan Doğru Transfer programında yapılan yorumlara malumunuz hepimiz höykürmekteyiz. Alelade, saçma, alışılagelmiş vb. tarzda futbol programlarından birisiydi aslında izlediğimiz. Ama bunun Ntv gibi bu iş için bir kanal açmış bir kurumda meydana gelmesi, bu programda Rijkaard aslında hikaye, Beşiktaş Şl'de hiçbirşey yapamadan döner, Daum bıdı bıdı gibi sözlerin sarfedilmesi berbat. Ama işin bahsedilmesi gereken ve sürekli atlanan bir kısmından bahsetmek istiyorum. Galatasaray konuşulurken bahsedilen "Total Futbol" olgusu.

Programda "Total Futbol" adlı sistem, sistemden öte bir futbol yaşamı tarzı, o kadar basite indirgenerek konuşuluyor ki, sanırsın gelen geçen Galatasaray'a bu sistemle 5 atacak, 4.haftada olay yine Arda'nın sol kanat oyununa kalacak. Bu sistemden bahsedilişe gelinirse de;



- Herkes savunma yapıp, herkes hücum yapıyor. (Adı zaten o. Total)

- Stoperler orta saha çizgisinde.

- Galatasaray bunu oynayamaz. Zaten Rijkaard da teknik direktör değil.

- Cruyff. (Bunu da bir yerlerden duymuş olmalılar. Total denince hemen Cruyff diyorlardı)

- Sparta Rotterdam küme düştü.


Bu çerçevede geçti herşey. Ne rakip takım oyuna başlarken, santraforun veya kanatların presi ile başlayan savunma tuzakları, ne ortada presle kapılan topun hemen boş alana verilerek topun hakimiyetinin kalması isteği, ne oyun kurulması için geride defans bloğunun rakibi üstüne çekmek adına yaptığı sınırsız yan paslar vs. vs.... Sadece savunmanın ileri çıkarken bıraktığı boşluk söz konusu. Bunun amacının da ofsayt taktiği, rakibi önde yakalamak, rakibi sıkıştırmak olduğu bahsedilmemekte. Takım halinde savunma, takım halinde hücumdan kasıt ise birbirine yakın, blokların ayrılmamasıdır. Oyun 100m'de değil, 40-50m'de oynanır atakta veya savunmada. Hatta Rijkaard'ın bunun için Barcelona'da antremanlarda oyunculara ipler bağladığı bile söylenmektedir. Toplu hareket etmek için. Tek kişi gibi hareket etmek için.

Rakipteki top ise en değerli varlıktır. Hemen kapılıp tekrar kendi hükumdarlığına alınması gerekmektedir. Top alınır, hemen ya boştaki adama, ya da geride bekleyen ön liberoya aktarılır. En geriye stopere de dönülebilir. Bunu Rijkaard antremanlarda oyunu sık sık bölerek uygulatmaya çalışmaktadır. Tabii bu sistemin en önemli kısmı ise orta 3'lünün 3.sü. Barça'nın Iniesta'sı yani. Messi veya Ronaldinho'dan da önemli olan kısmı. Neyse daha uzatmayalım. Dediğim gibi bu bir yaşam felsefesi bir sistemden çok. Bir tarz. Bir ekol.

Mesela Arda markete gidiyorsa beraber Ayhan'ı ve Mehmet Topal'ı alacak yanına. Mehmet evden en son çıkan olacak, eksiği kontrol için. Ayhan ise elinde araba olan Arda'nın arkasında raflara bir daha bakacak. Defans hattındakiler, yolda yürürken bile aynı hizada yürüyecekler. Camiide bile aynı safta duracaklar. Bunu hayatlarının bir parçası yapmalılar başarı için. Tabii bunu Barça'da yapar ancak, zaten onlarda maddi sıkıntı yok ama Sparta Rotterdam küme düştü, diyenlere anlatması, izletmesi zor... En azından maddi sıkıntı içinde olan Sparta Rotterdam'ın teklifini kabul edip 1 sene çalıştırdığını bilmezler. Sparta Rotterdam'ın da Hollanda'nın en köklü kulübü olduğunu, teklifi bu sebeplerden kabul ettiğini, Hollanda - Barcelona arasında ne aradığını bu takımın merak etmezler. Biraz merak uyandırmıyor onlarda bile...

1 yorum:

Chao Grey dedi ki...

Onlarda merak uyandıracak tek şey Rijkaard'ın ne kadar başarısız olacağı. Yemişim Doğru Transfer'i; madem Total Futbol'dan bahsediyoruz SKY Turk'te Ali Ece'nin de katıldığı Total Futbol'u izle derim ben sana.