6 Temmuz 2010 Salı

Yakıştı be!




Çok istedik bu adamı çok.

Şeref Bey'de, 15 Temmuz'da ilk resmi maçımız var. Şöyle dünya gözüyle canlı kanlı bi' görmek için sabırsızlanıyorum.

Trivela & Rabona

Not: atletini sok şortunun içine. bizim manyak yorumcularımız buna bile takar, ben diyeyim.

Abdülkadir


Galatasaray Futbol Takımı'nda futbolun yönetiminin ipleri Haldun Üstünel'in elinden Adnan Sezgin'e geçmiştir. Artık sağ kanatta Aydın - Serdar Özkan felan takılırız.

Arda; "çalım atmayı Serdar'dan öğrendim" der. 2 sene Serdar Özkan bekleriz.
Aydın, kritik bir gol atar 1 sene daha bekleriz.
Gökhan Zan; "herkes eski Gökhan'ı görecek" der. 1 sene daha bekleriz.

2 gün Kallström bekleriz. 1 hafta başkasını bekleriz. Hep bekleriz. Çok bekleriz.

Hayırlı olsun...

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Sağdaki - Soldaki

İkisi de Alman Ümit Milli. Aynı forma altında oynadılar. Resme göre soldaki bu kadar iyi olabiliyor, bu kadar kendini geliştirebiliyorken, sağdaki neden Yonja profili tarzı pozlara daha çok önem veriyor ?

Neden Özil, Oezil olabiliyorken, Özbek hâlâ Özbek ?

Ronaldo'nun Beceriksizliği vs. Messi'nin Takımı


Portekiz elendiğinde bir çok görsel basında, bir çok yazılı yayın organında Ronaldo'nun hiç bir şey yapamadığı söylenmişti. Arjantin elendiğinde ise Messi'nin iyi bir takımda çok çok çok iyi bir futbolcu olduğu, Arjantin takımının takım oyunu oynamadığı söylendi ve Messi savunuldu. Bu tezatlığa anlam veremekteyim Dünya Kupası'nda bu 2 takımı iyi izlemiş olmama rağmen. Anlayamıyorum Haşmet. İnanamıyorum Mehmet.

Portekiz takımının hücum ve defans organizasyonu ile ilgili 2 adet yazı yazdım. 1.si Mourinho futbolu ile arasındaki fark, 2.si ise İspanya maçı sonrası daha rakamsal bilgiler. Arjantin ile ilgili de yazı yazmadım. "Maradona'nın bu şampiyonaya damga vurmak için geldiği açık" dedim sadece bir yazımda. Öyle ya da böyle Maradona ismi artık bu kupanın ön sıralarında yer alıyor. Arjantin takımının orta saha denilen, artık günümüz futbolunda ön libero özelinden çıkıp, bütün bloğun bir anlam ifade ettiği bölümde hiç var olamaması zaten ilk maçta kendilerinin kupa kazanamayacağını belli etmişti. Maxi Rodriguez, Angel Di Maria ikilisinin orta sahaya yardım olarak bir şey katamayacağı da ortaya çıktıktan sonra iş; savunmanın yeteneklerine, duran toplara ve Messi'ye kalıyordu. Messi'ye en mahalle takımı bile artık diğer isimleri bırakıp 5 kişi gelince iş Messi'yi de aştı. Arjantin'i de. Ama Arjantin takımının orta sahasının ve takım oyununun olmadığı söylendi bir şekilde. Ronaldo'ya tezat olarak.

Messi sempatizanlığı, Ronaldo düşmanlığı mı bilemem. Bize sevimli geleni savunup, diğerini kötülemek daha mantıklı bu fikir ayrılığı için. Aslında ikisinin de birbirinden farkı yoktu bu turnuvada. Gerçek ise şu; ikisi de çok iyi hocaların ellerinde, çok iyi düzenlenmiş bir takımın bir parçası olunca efsane oluyorlar. İkisi çok kötü teknik direktörlerin elinde ise millete laf olup, yeteneksiz ilan ediliyorlar. Şundan iyi değil diyorlar. Bireysel yetenek olayı Zidane ile selasını verdi. Totti ile de gömülecek.

4 Temmuz 2010 Pazar

Diego Forlan

Man.Utd. zamanlarından 2 pozisyon. 1.sinde formayı giymeyi unutuyor Diego. 2.si ise sürpriz olsun.





Felix Mou'nun Gördüğü Sevgili Baskısı


Hep yazdığım blog yazılarından farklı bir yazı bu. Bay Kerahet 1-2 kere böyle dramatik takılmıştı o kadar. Bu kez dramatik felan değil. Hani, başarılı erkeklerin arkasında elbet bir kadın vardır felan derler ya, onun gibi de değil. Mesele aşk. Biraz da baskı. Biraz değil ama neyse. Başarılı da sayılır mıyız bilemem. Four Four Two'da tanıtıldık, ekşi'de, uludağ'da 1-2 kez linklerimiz verildi işte. Bir de ilk seferde burun kıvıranların şimdi yazar olma istekleri de var. Orası ayrı.

Sevgilim var çok şükür, dünya tatlısı ama futbol konusunda o kadar iyi değil. İyidir de kurallar felan karışık. Uğraşmıyor. Futbol konuşmaya başlayınca da ezilebileceğin bir insan aynı zamanda. Konu yüzünden değil. Kadın haklılığı yüzünden. Kadınlar hep haklıdır. Engelleyemezsin. Bu yüzden ofsayt tanımının karmaşıklaşması kadın egemenliğinin futbolda erkeklerin üstünde olmasını engelliyor. Bu yüzden de erkeklerin zihinsel olarak da gerçek olarak da tek üstünlük alanı futbol. Ofsaytı çözen kadının sistem mistem umrunda olmaz. Ezer geçer seni. Neyse ne diyorduk. Sevgili.

"Blog'a neden benim hakkımda yazı yazmıyorsun ?" şeklinde sorulmuş olan kurallı soru cümlesi ile uğraşıyorum bir kaç gündür. Ne yazacağımı, ne toparlayacağımı, bunun bu blog görünümünde nasıl duracağı ile kasıyorum. Üstüne bunun güzel iltifatlarla dolu olması ile uğraşıyorum. Üstüne bu yazının taslaklarını sevgilime okutup, beğenmemesi durumunda bir daha baştan alıyorum. Böyle bir sevgi işte benimkisi. Belki de şu blogda yazdığım yüzlerce yazıyı silip, götürecek bir yazı için kasıyorum. Sonunda böyle bir yazı oldu.

Ya işte böyleyken böyle. Fırça bile yiyorum yazılardan sonra. Dilbilgisi kurallarından bile didikleniyorum. Takipçilerini tanıyor musun, şurada kim izliyor, kim ziyaret ediyor diye inceleniyorum ben yani. Üstüne bu yazının taslağından dolayı da fırçalanıyoruz işte. Bu durumda başka bir yazar veya blog yazarı var mıdır bilemem. Sanmam da.

Neticede, seviyorum işte arkadaş. Hem de çok. Biraz da bu "neden yazmadın daha"lar etkili oldu. O yüzden bu blogla alakasız yazıyı yazdım. İdare edin.

Bi' Burası Kalmıştı El Atmadığımız


Blog olarak bi' Yonja.com üyeliğimiz kaldı. Formspring üyeliği de aldık. Yani, istediğiniz, aklınıza gelen, alkollüyken, ayıkken, saatlerce düşündüğünüz, o an aklınıza gelen soruları soruyorsunuz. Biz de Gregory House kıvamında olmasa da o ayarda cevaplıyoruz. Özetle siz soruyorsunuz, biz de; "It could be Lupus" diyip sıyrılıyoruz.

Adresi bu; http://www.formspring.me/golsuzesitlik