Yılmaz Vural etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılmaz Vural etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2010 Pazar

Yılmaz Vural


Ya ben 57 yaşında adamım. O kadar takım çalıştırdım. Yıllardır bu işi yapıyorum. Hayatımda ilk kez soyunma odasında ağladım, bu maçtan sonra...

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Reklam Yıldızı Yılmaz Vural



Vallahi alem adam şu Yılmaz Vural... Reklamı bile bir başka...

11 Mayıs 2010 Salı

Yılmaz Vural





Eğer Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş takımlarından birinin teknik direktörü olsam, rakibim orta sahayı geçerse şerefsizim. Gelemezler. 50 bin kişiye ayakta maç seyrettiririm, bu kadar iddialı söylüyorum.

Allah'ını seven şu adamı 3 takımdan birinin başına ya da Millî Takım'a bir süreliğine getirsin. Sevdiğim bir adamdır aslında ama artık yeter. Ne bileyim, 23 Nisanlarda falan oturtsunlar Yılmaz Hoca'yı oraya. Geçici Teknik Direktör yapsınlar... Gittikçe antipatik olmaya başlıyor.

19 Mart 2010 Cuma

Yılmaz Vural


"Çok korkuyorlar gol yiyeceğiz diye bazı arkadaşlar. yiyin yahu ne olacak ki? Önemli olan futbol izlettirmek Türk izleyicisine sahada. Yenilsen ne olacak ki hem? En fazla işinden kovulursun. Bak biz 20 takımda çalıştık, bu 21 oldu.."

4 Mart 2010 Perşembe

Sevinmesenize Lan !



Bir Yılmaz Vural klasiği...

22 Şubat 2010 Pazartesi

Vay Jose'm Sen mi Geldin

12 Ocak 2010 Salı

Yılmaz Vural & Necip Uysal


-Bir hafta öncesinden "Daum'u göndereceğim, haftaya hazır olun" diyor. İlk yarı 7-1 bitecek bir top oynatıyor. Göstere göstere perişan ediyor. Daum tartışılıyor.

-Bir hafta sonrası 3-1 tarifesini Trabzonspor'a uyguluyor. Broos gidiyor.

-Bugün, Beşiktaş'a 3-1 tarifesine devam ediyor. Tribünler ayrılıyor, Başkan'a istifa sesleri.
Bu adam bir gün Inter'i deplasmanda yenerse Mourinho'yu da gönderir.

Beşiktaş'a 2-1 yenildiği günden bu güne sadece bir tek kupada Konya Şekerspor'a kaybetti. Ligde son 7 maçını kaybetmeyen tek takım Kasımpaşa.

Ekranda da şöyle diyor; "25 senedir bu işi yapıyorum. milli takıma talibim. artık sıra bende, kimseyi tanımam. "


Bir de Necip Uysal diye bir çocuk vardı sahada. Ekrem Dağ, Uğur İnceman gibi isimlerin ısrarla oynatılmaya çalışıldığı orta sahada Ernst - Fink - Necip oynayıp kupa-lig kaybetmeyi ben tercih ederim. Bu çocuk Ernst ile beraber sırtlar orta sahayı. Bu ülkenin aradığı ön libero ve hücum arası bağlantıyı çok iyi kurabilir, hatta tek başına arkasında Ernst ile orta sahayı ileri çıkartabilir. Denizli'nin torpillisi Ekrem'den 27 kat daha iyi bu çocuk.

3 Ocak 2010 Pazar

2016 Haritasını Bırak, Vural 2010'a Bak



Resimdeki Türkiye haritasının üzerindeki Yılmaz Vural yüzleri, çalıştığı yerleri temsil etmekte. İç Anadolu'nun bazı bölümleri boş olsa da Güneydoğu'da da, Karadeniz'de de, Ege'de de, bu harita da olmasa da Almanya'da da çalıştı Yılmaz Vural. Zamanında bi' Yimpaş Yozgat ve Erzurumspor yapsaydı, tamam olacaktı.

28 Kasım 2009 Cumartesi

Derbiden Aşşaaa Kasımpaşa



Bir derbi, 10.haftada oynandı. Hala devam ediyor etkisi. Fenerbahçe'de Galatasaray'da hala kaybediyor maçı. Aldıkları 3 puan, 0 puan hikaye. Bugünün bir kazananı var. 3 gol atan, 2 tane boş kaleye kaleciyi geçip atamayan, karşı karşıya atamayan bir Kasımpaşa. Derbinin de genelde bir kazananı. O da 2.fotoğraftaki adam.
Bu Yılmaz Vural'ı Ulusal Takım'a getirin. Bi' oldurun be arkadaş.

8 Kasım 2009 Pazar

Yılmaz Vural'ın Maçları 85'te Bitsin


Geçtiğimiz hafta böyle bir yazı yazmıştım. Es-Es mücadelesinde 86'da golü yemişlerdi. Bu hafta da 84.dakikada golü attı Kasımpaşa. Öne geçti. 88.dakikada da Roguy Meye'ye engel olamadı. Yine beraberliğe mahkum oldu. Ah Yılmaz Vural ahh...

Ankaragücü 2 - 2 Kasımpaşa (Goller; 43 Koray Çölgeçen - 88 Roguy Meye , 63 Gökhan Güleç - Dk. 84 Andre Moritz)

1 Kasım 2009 Pazar

Yılmaz Vural


Eğer Futbol maçları 85.dakikada biten aktiviteler olsaydı, Yılmaz Vural bu ülkede açık ara şampiyon olurdu.

Kasımpaşa 1 - 1 Eskişehir (Goller dk: 33 Azar Karadaş - Dk.86 Burak Yılmaz)

13 Ekim 2009 Salı

Yılmaz Vural'ın Sinema Kariyeri || Gurbetçi Şaban



Bir önceki post'ta yazdığım film buydu. Hocanın oyunculuğa dikkat. Bıyıklar ve tavır 10 numara hocada.

Türkiye A Milli Takım "Yeni" Teknik Direktörü


25 yıldır teknik direktörlük yapıyor. Oyuncu yetiştirme desen elbet var. Eğitim desen var. Alt ligden üst lige takım çıkartma desen var. Yabancı dil, 2 tane. "Everything is something happened" gibi değil. Almanca ve İngilizce. Yurtdışında teknik direktörlük desen o da tamam. Hakemlik diploması bile var. Almanya'da, Köln'de 30 maç yönetti. 2 tane Başbakanlık Kupası var. Fenerbahçe'ye 3, Beşiktaş'a 4 atarak almış. İlk maç 3-0 kazanıp, 5-1 kaybettiği bir Türkiye kupası finali var. Pro lisans antrenörlük daha düne kadar bir kendisindeydi. 2 tane futbol akademisinden mezun olan da o. Artistlik desen, Kemal Sunal'la beraber filmi bile var. Kenarda golden sonra adam dövme desen o bile var. Alman vatandaşı. 3 kez de yılın antrenörü seçildi.

Hans Peter Briegel, Karl Heinz Feldkamp, Christoph Daum, Thomas Doll, Reinhard Stumph, Falko Götz değil. Yılmaz Vural. Durun benim adayım değil. Öyle bir gelişme de yok. Sakin. Devam.

Neden yazdım bu özgeçmişi. Bu göreve adaylığını açıkladı. Olur mu? Olamaz. Oldurmazlar. En azından başka hocalar gibi kıvırmıyor lafını. Ama özgeçmişinin çalıştırdığı kulüpler kısmını buraya yazarsam, sayfa almayabilir. Her daim Yılmaz Vural bu ülkede futbolun içinde olmalı ama.

Peki, diğer senaryolar kim? Senaryo'ya ihtiyaç var mı? Biraz uzun olacak ama bu yazı, yazmaya çalışacağım.

Bülent Uygun denildi. Teknik direktör olarak evet. Hayrettin Yerlikaya, Abdurrahman Dereli, Pini Felix Balili, Faruk Bayar ile şampiyonluğa oynuyorsa bir adam başarılıdır. Ama teknik olarak. Kenarda Ertuğrul Sağlam gibi bir duruş gerçekleştirseydi, bugün sözleşme imzalanabilirdi. Olmaz. Görmek isteyen olur mu? Sanmam.

Ertuğrul Sağlam denildi. Daha çok erken. Slaven Bilic gibi olsa keşke. Ama Arda, Semih, Tuncay, Hamit, Volkan, Servet, Ertuğrul Sağlam'dan daha fazla uluslararası mücadele görmüş durumda. Terim gibi otorite kurabilir mi? Zor maçların baskısını Terim gibi kavga etmeden kaldırabilir mi? Zor. Peki yardımcı olarak olabilir mi? Kendisi kabul ederse belki. Oğuz-Metin gibi gölge adam olmaz en azından.

Luce + Hakan Şükür deniliyor. Paket halinde servis ediliyor herhalde bu iş. Luce tek başına alıp götürecekken Hakan neden? Luce + Sağlam olur da deniliyor. Kalp ameliyatı geçiren Luce'nin böyle bir göreve sağlığını düşünerek girmesi mümkün mü? Avucunun içi gibi bildiği bir ülkede, eleştirileceğini de biliyor. Kurulu takımını da bırakır mı? Para konuşur elbet ama onlarca hücum silahımızın olduğu bir takımda sistemi çok tartışılır. Çok tartışma çıkartır.

Daum denildi. Yıllık 3.5'u bırakıp, böyle bir işe girer mi bir adam? 2'si beraber olsa zaten Terim'e yaparlardı bunu. Kendi de istemedi.

Şenol Güneş tekrar gelir mi? Gelse Trabzon bırakır mı? Kore'den gelir mi? vs.vs.vs.

Aslına bakarsanız, bu isimler bile hikaye kısmı. Terim için ne dedik? Taktik, teknik, strateji yok. Allah Allah deyip geçer Genç Osman taktiği ile oynadık. Hani derler ya, İtalya turnuva takımıdır, Almanlar turnuvada sonradan açılır vs. vs. Dünyanın en büyük 2.turnuva takımı biziz arkadaş. 1.si Brezilya ise 2.si biziz. "Nasıl yani, hadi oradan" derseniz açıklayayım.

2 kez Dünya Kupası'na gitmedik mi? Gittik. 1.si peri masalı idi. 2.si 2002. Dünya 3.sü olduk. Guus Hiddink'i yenerek.

3 kez Avrupa Şampiyonası'na gitmedik mi? Gittik. 1.si peri masalı, aaa yazın resmi maç yapıyoruz, Alpay-Vlaovic dedik gitti. 2.sinde çeyrek finalde penaltı kaçırıp, faul olmasına rağmen bir 2.gol yiyerek elendik. 2008'de yine Guus Hiddink ile aynı yerde karşılaştık.

1 kez Konfederasyon Kupası'na davet edildik. Brezilya'yı perişan ettik, eledik. Fransa'yı 2.yarıdaki oyunla perişan edip, 90'da penaltı kaçırarak elendik. 3.olduk.

Bunları neden yazdım? Bizi aslında köprüyü geçerken idare edecek bir adam lazım değil. Bize, bizi köprüye götürecek bir adam lazım aslında. İçerideki bütün maçları kazanıp, deplasmandaki Estonya, Ermenistan ayarındaki takımlara puan kaybetmeyecek, Bosna-Belçika'ya en kötü yenilmeyecek adam lazım. Yoksa bizim 23 kişilik kadronun derdi, finaller değil. Elemeler. Bir şeyi adamakıllı anladığımız tek nokta belki de. Elemeler denince elenip, finaller denilince final kısmından aşağısını görmüyoruz çok şükür.

Bize sistem gerek. Maç öncesi 11'i 1 farkla yazmamız gerek artık. Zaten gittikten sonra turnuvalara peşinden koştuğumuz Hiddink'le karşılaşıyoruz yarı finallerde. Bir maça çıktığımız zaman yeneriz dediğimizde yeneceğimiz, rahat rahat izleyeceğimiz maçlar olmalı. "Estonya'ya bile kriz geçirerek 4 tane atıyoruz 2 tane yiyoruz" olmamalı. Teknik adam kadar, yardımcılarını da iyi seçmeliyiz. Seçtirmeliyiz. Golden sonra tokat yemesin, tribünden hocayla beraber maç izlemesin yardımcı. Çıksın kenarda taktik versin. Mesaj beklemesin üst taraftan.

Ayrıca Hiddink de gelmez zaten. Mis gibi votka, havyar varken bırakılır mı Rusya. Ama Yılmaz Vural da adeta küçük bir Maradona yahu. Çimlerde göbek üstü yatmak bile var. 2-3 maç getir, stresini alsın ülkenin. Yanına da Hikmet Karaman. Hükmen 3-0 kazanmazsak bir şey demiyorum.

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Yılmaz Vural'ın Amerikan Salatası



O muhabbetin Amerikan Salatası'na gelme sebebi neydi acaba? Hep merak edeceğim! Asdşlasjkdasldjkasdajlşa yahu.

ek: 15.kez izleyişimde bile yarılıyorum yahu.

24 Şubat 2009 Salı

Yılmaz Vural


Türkiye ve Teknik Direktörlük mesleğinin yan yana geldiği herhangi bir yerde hemen akla gelen isimdir yılmaz vural. Hayatını bir gün çalıştıracağı üç büyüklerin hayalleri ile geçirdi belki de. çalıştırmadığı takım kalmadı gibi. futbolculuk kariyeri de var. Fair play ödülü de. Antalyaspor'un fenerbahçe'yi yendiği hafta 7.sıraya kadar yükseltmişti takımını. oyuncusuna sevinçten tekme de attı, sinirden de dövdü. 7.likten küme düşmesi ise yılın konusu olmuştu. kupa başarısı olarak 2 adet başbakanlık kupası kazandı. 3 kez 2.ligden bir takımı 1.lige yükseltti. 3 kez de yılın teknik adamı seçildi. ama hiçbirisi kenarda kendini yemesi, duygularını gizlememesi ve 4-0 önde oldukları bir maçta gol kaçtı diye kalp spazmı geçirmesi kadar akıllarda kalmadı. tabii bir de antalyaspor'un küme düşmesi sonucunda intiharı düşündüm cümlesi... sahalarda görmek istediğimiz insanlardan kendisi... duruşu, varlığı bile yeter.

ayrıca kemal sunal'ın gurbetçi şaban filminde de oynamıştır kendisi.

teknik adam kariyeri;

1986 - 1987 Malatyaspor 1.Lig
1987 - 1988 Malatyaspor 1.Lig
1988 - 1989 Antalyaspor 2.Lig
1989 - 1990 Samsunspor 1.Lig
1989 - 1990 Bursaspor 1.Lig
1990 - 1991 Karşıyakaspor 1.Lig
1990 - 1991 Adanaspor1.Lig
1991 - 1992 Bursaspor 1.Lig
1992 - 1993 Bursaspor 1.Lig
1993 - 1994 Gaziantepspor 1.Lig
1994 - 1995 Eskişehirspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1995 - 1996 Eskişehirspor 1.Lig
1995 - 1996 Sarıyerspor 2.Lig (1.Lige Yükselme)
1996 - 1997 Sarıyerspor 1.Lig
1996 - 1997 Trabzonspor 1.Lig
1997 - 1998 Trabzonspor1.Lig
1997 - 1998 Gençlerbirliğispor 1.Lig
1998 - 1999 Kombassan Konyaspor 2.Lig
1998 - 1999 Çanakkale Dardanelspor 1.Lig
1999 - 2000 Bursaspor 1.Lig
2000 - 2001 Denizlispor 1.Lig
2001 - 2002 Diyarbakırspor 1.Lig
2002 - 2003 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Adanaspor A.Ş 1.Süper Lig
2003 - 2004 Çaykur Rizespor 1.Süper Lig
2004 - 2005 MKE Ankaragücü 1.Süper Lig
2005 - 2006 Antalyaspor A.Ş 2.Lig A Kat. (Turkcell Süper Ligine Yükselme)
2006 - 2007 Antalyaspor A.Ş Turkcell Süper Lig
2007 - 2008 Vestel Manisaspor Turkcell Süper Lig

(http://www.yilmazvural.com 'dan alınmıştır teknik adamlık kariyeri)