22 Şubat 2009 Pazar

? - Kocaelispor


"Günde 12 saat çalışıp evine para götürmek zorunda olan baba yorgun olur bizler değil"
Jose Mourinho

4 gün sonra maçı olacak bir takım Arda, Barış ve Ayhan'sız maça çıkıyor. Normaldir. Rotasyon dersiniz felan. Benitez'in dünya futbolunu mahveden düşüncesidir benim gözümde ya neyse. Sarı-Kırmızı parçalı forma altına beyaz şort giymiş 11 kişi çıktı sahaya. O giydikleri formanın anlamını bilseler ayakta duramazlardı ağırlıklarından. Rakibi ise Kocaelispor. Deplasmanda sadece 2 beraberliği olan bir ekip. devre arasında hocası dahil neredeyse bir takım sayısı kadar oyuncusu gitmiş, son saatlerde yeni bir takım kurmuş ekip. Hacettepe'ye 4 attılar ilk maçlarında. Taner Gülleri önderliğinde. Karşılarındaki takımın büyüklüğüne saygı gösterip oynadılar. kontraatak yapıp gol atma şansı üreteceklerdi. Tabii sarı kırmızı formalılar arkayı açıp geri dönmeyince adeta al da at dediler. 5 tane attı kocaelispor. 5 tane gol sami yen'de. 4 tanesini Taner attı. Bırakın sarı kırmızılı takıma sahasında 4 golü bir takım atamaz kolay kolay. o tek başına attı. ya sarı kırmızılılar. rotasyon adı altında saçma bir kadro ile oynadılar. 2.yarı gösterdikleri efor'u 90 dakika boyunca sergilemezlerdi maça başlasalar. 3-5-2 sistemi 5 yedi. 2 attı. ya sonrası? sonrası perşembe'ye kadar aynen devam. perşembe'den sonrası tufan. ama bir gerçek vardı ki, kocaelispor 5 gol attı. hem de o sarı kırmızı formayı giyenlerin sahasında.
Peki rotasyon ve dinlendirme işe yaradı mı? Salı maç yapacak Inter ve Manchester United yedek takımı ile mi çıkmış acaba? Maçı çevirme adına Servet ve Emre Güngör'den olmaya değdi mi? Değen tek şey var. Kocaeli'nin 5 parmağı.

Lucescu & Sergen


ve Tuuşşş...

Deli

Sivasspor


Geçtiğimiz sezonun ilk maçında trabzonspor ile deplasmanda karşılaşmışlardı. zor maç olacağı belliydi. nitekim ziya doğan'ın trabzonspor'u 85.dakikada ersen martin'in golü 1-0 öne geçti. son saniyeleriydi maçın. dakika bile değil. sahaya seyirciler atladı. mehmet yıldız başta olmak üzere futbolcuların üzerine yürüdüler. vurdular. maç bitmedi. ilk haftadan gündeme oturdu sivas. hükmen kazandıkları ilan edildi daha sonra. ardından aldığı skorlar ile gündeme geldi. bir pazartesi günü musa aydın'ın golü ile sivasspor 1-0 kazanınca lider olmuştu. herkes bu durumun fazla sürmeyeceğini, bir vestel manisa vakası olmasını bekliyordu. o hafta da yendikleri vestel manisa idi zaten. ama olmadı. sakatlara rağmen olmadı. 15.haftada liderliği galatasaray'ın kaybetmesi ile tekrar aldılar. o hafta galatasaray'a 2-0 kaybederek geri verdiler. kader maçı geldi önlerine 33.hafta. 73 puanlı galatasaray, 70 puanlı fenerbahçe, 70 puanlı sivasspor,67 puanlı beşiktaştı sıra. 2-0'dan farklı bir skor onları 2.yapacaktı. 1-0 öne geçtiler. maç 5-3 bitti. yenildiler. hükmen kazanmaları gereken beşiktaş maçı gözardı edilince 4.sırada kaldılar. 73 puan toplamışlardı.
2008-2009 sezonu başladı. yine bir şey değişmedi onların adına. 21.hafta geride kalırken beşiktaş'a 6, fenerbahçe'ye 8 puan, 1 maç eksiği olan galatasaray'a da 8 puan fark attılar. lider durumdalar. 55 haftalık periyotta ise (geçtiğimiz sezon 34 maç ve bu sezon oynanan 21 maç) bir maç fazlası ile galatasaray'ın 2 puan önündeler. beşiktaş ile aynı puanda. fenerbahçe'nin 2 puan önünde. türkiye kupasında da fenerbahçe ile eşleştiler yarı finalde. haftasonu fenerbahçe'nin ya tamam ya devam kararını verecek olan takım aynı zamanda. yenilmezler ise fenerbahçe'nin şansına büyük bir darbe indirecekler. yenilirlerse de hala büyük avantajları var liderlikte. sağlam gidiyorlar. son haftalarda stres yıkmazsa yürüyebilirler. kadere bakın ki 34.hafta maçı sami yen'de galatasaray'la. bir sezon önce kendisine olanı bu kez rakiplerine yapabilecekler mi acaba?

21 Şubat 2009 Cumartesi

Gençlerbirliği - Fenerbahçe


Bir maç önce 7 atmış bir takım. Kötü gidişe dur dedik, gerçek Fenerbahçe döndü, takımımıza şans verin görün söylemlerinin hikaye olduğunu gördük. karşısında bir hafta önceki gibi kağıttan bir rakip olmayan fenerbahçe. ilhan cavcav'ın takımı motive için hacettepe'yi öne sürmesi de ayrı bir hamleydi. ama neticesinde maçı oynayan fenerbahçe olmalıydı. adeta schalke 04 günlerine dönen lincoln gibi bir alex, deivid şov fena olmazdı ama şovu gençler yaptı. Gençlerbirliği forvetinde Güiza olsaydı maç 3-4 olurdu. baros ya da nobre olsa neyse... suni çim felan bahanedir. ezeli rakibin yılın en iyi futbolunu orada oynarken sen bu kadar kötü olamazsın. ama neticede 7-0'ın verdiği rehavet bitirdi takımı. açıklamalar ile bitirdiler oyuncuları. yarın sami yen'de galatasaray. uefa'yı düşünüp kazanamazlarsa lig biter bu hafta. o değil de 50.dakikada deivid ve uğur boral'ın yerine gökhan emreciksin+vederson'u alırken ne düşündü bu adam. daha mı az yiyelim'i?

Bundesliga


Şampiyon olmak istemeyenlerin ligi diyebiliriz onlar için. Çünkü 2.yarıdan itibaren sürekli değişen bir lidere sahipler. 21.hafta maçları oynanmakta ve tekrardan lider Hoffenheim. Ibisevic'in partneri Demba Ba çalıştı bu hafta. Stuttgart'a 3 tane attı. 3-3 bitti maç. Münih ise Stuttgart'a 5 atmasının ceremesini çekmekte. evinde köln'e yenildi. evet köln'e. Hertha ise deplasmanda 1-0 öne geçtiği maçta 2-1 yenildi ve 2.sıraya indi averajla. yarın (pazar) hamburg kazanırsa yeni lider olacak. Werder Bremen'in ise önlenemez düşüşü sürmekte. Köln bile sıralamada onları geçti.

Trabzonspor - Denizlispor


Evinde hiç mağlubiyet almamış bir ekip, diğer tarafta da deplasmanda sadece 1 beraberlik almış bir ekip karşılaşırsa sonuç ne olur? Deplasman takımının güzel oyunu, ev sahibi takımın kaleye isabetli şut atamaması ve topukla gol yemesi olmaz herhalde. Ersun Yanal, fazla cesur ve saçma bir tertiple çıktı sahaya. Hüseyin'siz orta sahayı ön libero olmayan 3 adama bıraktı. Serkan, Selçuk ve Colman 3'lüsünün çıkacağı ilk, tek ve son maç olur bu heralde. İleride Alanzinho, Isaac ve Gökhan 3'lüsü de ilk kez oynuyordu, orta saha gibi. Tayfun'un bencilliği döndü gol oldu. Adam paylaşmayı bir türlü öğrenemedi Trabzonspor savunması yan toplarda. Hele bir 2.gol yediler ki Bangoura hayatında böyle gol atmamıştır. Yattara'dan daha iyi diye getirmişlerdi en azından şovu onun kadar iyi. Taklaları da cabası. Kısacası Ersun Yanal verdi evindeki maçı. Mesut Bakkal'da Ersun Yanal'ı evinde yenerken, Denizlispor'un ilk deplasman galibiyeti oluyordu bu. Tabii Sivas'a da armağan bu maç.