6 Nisan 2009 Pazartesi

Kimler Geldi, Kimler Geçti || #1 Ulrich Van Gobbel


1995 - 1996 sezonu idi. Siyahi futbolcular o zaman Türkiye'ye yeni yeni transfer ediliyordu. Galatasaray'ın ilk siyahi futbolcusu olabilir. Mapeza'da olabilir bu ilk ama emin değilim. Uche - Amokachi - Van Gobbel 3'lüsü, 3 büyüklerin o zaman sembolüydü neredeyse. Tabii Kompela'da var. Hatta ben Urfa'lıyım diyen Kompela'ya karşılık, ben de Trabzon'luyum demiş birisidir. Dev dediysek de Okan Buruk'tan dayak yemiş bir adam. Ciddi ciddi.

Van Gobbel - Bülent - Fethi defansında sağ tarafı kapatırdı. Hatta öyle kapatmıştı ki, bir maçta Daniel Amokachi'yi taça göndermişti. Hava toplarına kafadan daha çok ayakla çıkardı. Aykut Kocaman 1 saniye ile kendisinden yırtmıştır bir maçta. Bir korner pozisyonunda da, kaleciyi topla beraber kaleye soktuğu rivayet edilir.. Top geçer, adam geçmez'in vücut bulmuş hali idi. Kendisi ile tartışan adam ya da müdahale ettiği adam sedye ile taşınırdı. Müslüman'dı. Fatih Terim zamanında da gönderilmişti.

Ondan sonra da o sağ taraf uzun süre iflah olmadı. Ta ki Capone ve Sebastian Perez'e kadar.

Birbirinin Aynısı Futbolcular #4 Kevin Kuranyi - Ümit Karan

Şu sakaldan bende bırakacağım. Karar verdim.

"Karadeniz"de Batan Gemiler


2007-2008 sezonunun 2.maçıydı yanılmıyor isem. 4.maçı da olabilir. Gaziantepspor deplasmanında 90.dakika'da çok güzel bir vuruş ile golünü attı. Beşiktaş'a böyle bir deplasmanda 3 puan getirmek, hele böyle bir takımda genç bir oyuncu olarak yapmak +1 değil +25 felan sayılır. Ertuğrul Sağlam zamanında bir Fenerbahçe maçında daha kaleciyi geçti, boşta kalan adama pası verse unutulmaz olacaktı yapmadı, Ertuğrul Sağlam'ın alenen ettiği tek küfürün sahibi oldu. Bu sene de Denizli tarafından ya da yönetim tarafından Es-Es'e gönderildi. Hem önemli bir taraftar kitlesi ve Rıza Çalımbay gibi bir hocanın takımına. Partneri de Youla'ydı. Tekrar bir Fenerbahçe maçı için Kadıköy'e geldi. Gece 3.30 sularında eğleniyor haberleri yayıldı. Sonunda Rıza Çalımbay onu kadro dışı bıraktı. Gol atmasına rağmen... Umutları bir süre daha erteletti o. Kendisine yazık.

Rıdvan Dilmen'den bir anektod ile bitirelim; "Güntekin, ben Batuhan'ın yaşındayken Bolu'da oynuyordum. Bizim de Fenerbahçe ve Galatasaray maçları vardı. Ben de 4'te yatmıştım. Ama ben heyecandan uyuyamadım Güntekin. O eğlenmekten uyuyamamış."

ekleme: Batuhan Karadeniz 24 Nisan 1991 doğumlu. 18 bile değil. Ama sabaha kadar barlarda fink atabiliyor.

Alman Barajı

Şu omuza değil de sırta çıkan arkadaşa kısa saç gitmiyor. Biz onu uzun saçlı olarak sevdik.

5 Nisan 2009 Pazar

Dikkat Et de Elinde Kalmasın!



Akşam oynanan maçtan bir kare.

Serdar Özbayraktar, Volkan ile karşı karşıya kaldığı pozisyondan sonra hızını alamayıp Volkan'ın üstüne gidiyor. İstese kendi frenleyebilir de; frenlemiyor. Volkan'ın üzerine gidiyor ve refleks olarak bu hareketi yapıyor!

Nasıl bir reflekstir anlamadım ancak o hızda önce tutuyor, 2 saniyede falan çekiyor; çekmese Volkan'a yazık. Zaten Volkan yere düşüyor ancak bozuntuya vermiyor. N'apsın panter.

Neyse, daha fazla belaltına inmeden kapatıyorum. Emre Aşık ne yapıyordur acaba?

Terbastı!


Trabzonspor, hazırlıklarına yanılmıyor isem Süper Lig takımları arasında ilk başlayanlardandı. 1 Temmuz gibi antremanlara giriştiler. Günde 2 hatta 3 idman yaptıklarını okumuştum yaz aylarında. 10 tane direk ilk 11 başlayabilecek adam transfer etmişlerdi. Erken başlamanın verdiği avantaj ile 1-2 adım öne geçtiler. Lig de kötü gidince, kendileri de iteleye iteleye götürünce ilk yarı sorun olmadı. 1-0, 2-1'le çok maç kazandılar. İnönü'de perişan olmalarına rağmen 1-1 bitirebildiler. Temmuz başında, bu kadar yüklenen takım artık çökmeye başladı. Çünkü takım rotasyon ile maksimum 13 kişi idi. Tayfun-Serkan, Yattara-Alanzinho dışında rotasyon yok. Sürekli top oynayan bu 13 kişi de artık güçlerini bitirince, takım da bitti. Camia baskısı da bunda etkendir. Trabzonspor artık yuvarlanma döneminde. Ersun Yanal, takıma adam ekleyemedi. Orta sahaya ya da hücuma eklemeyi yapamadı. Selçuk-Colman-Hüseyin'in pili bitince, Yattara'da Alanzinho ile beraber sıfır katkı, sıfır oyun modunda olunca sonuç kaçınılmaz oldu. Kısmet onlar için yeni sezona. En azından yedek kulübesinden rotasyona imkan veren en az 3 adam veya orta sahaya katkısı olacak 2 adam ile Trabzon yine aynı mücadeleyi yapar. Bir de Tolga yerine Onur yedek kaleci olursa daha faydalı olur.

Pellissier Atar, Jose Kazanır


Biri Şampiyonluk, diğeri düşmemenin savaşındaydı. 1 puan belki Chievo'ya yarardı. Pellissier 2 kez attı, Juve 2 kez yakaladı. Sonra öne geçti, bu kez de Pellissier bırakmadı. Kimseye pek faydası olmadı maçın. Buffon koşarak kaçtı. Chievo'lular buruk da olsa sevindi. Kazanan isim ise aslında bir tane idi. Akşam Udinese'yi de yenerse lig onun için bitebilir.


Hakkını verelim. Maç Chievo'nun hakkıydı. Son olarak da; Zebina git evinde çocuk felan bak.