11 Nisan 2009 Cumartesi

Bülent Uygun Tarzı


Bir takım bu hafta şampiyonluk yarışını tamamen bitirecek. Aslında pek umut yok ikisi adına ama bu hafta ilk 5'teki 3'lünün aldığı sonuçlar sonrası, derbi birisinin canını yakacak. Sivas zorlandı. Rakibi 10 kişi kalınca golü buldu ve liderliği 1-0 ile geri aldı. Maçtan aklımda kalan ise Bülent Uygun'un gözlüğü idi.

Manchester'ın Genç Semih'i

Manchester United 2 haftadır ligde maçları zor kurtarıyor. Toplam yaratıcılığı 2.5'u geçmeyen bir takım sahaya süren Ferguson için bu sonuçlar çok bile ya neyse. Yine Federico Macheda attı. Yine kazandılar. Çekirge 3'ü sıçrayabilecek mi? Ama Manchester'lıların şimdilik bir kahramanı var.

GS Mobile Harry Kewell Reklam Filmi



Galatasaray deyişini yirim, yirim..

edit: 1.link youtube, 2.link imeem linkidir. "bilog"dan aşırılmıştır :)

101 Gol


Dünya küçük. İnternet ağı sayesinde insanların ulaşamayacağı bilgi yok. Livescore(s) mevzuundan sonra, izleyemediğiniz maçların golleri için güzel, kullanımı basit bir site var. 101 great goals adında. En azından youtube'da ya da başka sitelerde fellik fellik video aramaktan kurtulmak adına iyi. Adresi bir de açık yazmak gerekirse; http://www.101greatgoals.com/

ek: vizeler malum. sık uğrayamama durumu olacak artık.

10 Nisan 2009 Cuma

İY1 / MS 2 | Bana Müsade Beyler





Her ne kadar aksini söyleyenler olsa da maçın mutlak favorisi gece itibariyle bir gecelik de olsa lider Beşiktaş'dı. Kazanmasını geç de olsa bildiler.

Kişisel açıdan maçın hayalkırıklığı bahis oldu. Akşamüstü Nesine'de bahis oranlarına bakarken 18.00'lik İlk yarı 1, ikinci yarı 2 gözüme çarptı. İşaretledim; yanına da 3 tane banko çifte şanslık maçlar oynadım. Maçlar saat 19.00 gibi başlıyordu ve kuponu saat 18.57'de yatırmaya çalıştım; sistem kabul etmedi. "Neyse; kısmet değilmiş" diye vazgeçtim.

Maçın ilk yarısı bitti, hepimizin bildiği oyuncu değişiklikleri yapıldı ve "Vay anasını, gitti mis gibi kupon" dedim.

Maç hakkında tek şey: Zapo penaltı kullanırken şiddetle gerildim. Birkaç saniye sonra "Vardır Mustafa Hoca'nın bir bildiği" dedim; Varmış.

Bu arada vizeler başlıyor. Blogger arkadaşlarımdan bir haftalığına müsaade istiyorum.

Kimler Geldi, Kimler Geçti || #2 Put Your Hands up for Pi-Air


Bir Uefa kupası finaliydi. Ev sahibi takımın sahasında oynayacağı bir finaldi. Rakibi ise o zamanın dev'i Borussia Dortmund'du. Herkes 2 isimden bahsediyordu maç öncesinde. İkisi de kendinden bahsedildiği kadar, hakkını verdi. 2'si de golünü attı. Ama evsahibi takımın oyuncusu birisi penaltı olmak üzere, (aslında 2.si de onun için penaltı sayılır) 2 gol atınca, 2002 yılında kupayı getirmişti Feyenoord'a.

2003-2004 sezonu arefesiydi. Canaydın Terim'e, Yıldırım Daum'a onu transfer etmek istiyordu. Fener kaptı onu. Galatasaray'da Frank de Boer'i. Frikiklerin efendisiydi. "Put your hands up for Pi-Air" diye şarkı bile yapmışlardı ona. Daum ilk senesinde takımı onun üzerine kurdu. Takım kilitlendikçe, o duran topla açıyordu. Hatta bir Gaziantepspor maçı öncesi Ömer'in "Bana frikikten gol mol atamaz" sözüne inat, cepheden de değil, kaleyi dar bir açıdan gören taç çizgisi civarlarından atmıştı. Şenol Karagöl'ün frikikten önce "ya yapmayın şunu, yedik golü ya" sözleri de unutulmazdı. İlk golü frikiktendi. 17 maç sarı kart görmeden sınırda sezonu bitirmişti de. Gençlerbirliği maçında deplasmanda 2 topu çizgiden çıkartmış, golü atarak müthiş bir 3 puan getirmişti. Aynı Gençlerbirliğine kupa maçında, kaleci baraj kurdurmamasına rağmen çatala vurarak selamını yollamıştı. Sürekli frikikten affetmiyordu. Gözümde onun attığı en güzel gol Trabzonspor'a gelişine ayağının içi ile köşeye yolladığı toptur. O sertlikte bir topu böylesine yumuşatacak adam bu dünyada azdır, hele bir de köşeye yolluyorsa. Takımını şampiyon yaptı 2003-2004 sezonunda.

2004-2005 sezonunda Alex de Souza gelince, deyim yerindeyse pabucu dama atıldı. Takım Alex önderliğinde gidiyordu artık. Tekrar Hollanda'ya döndü. Feyenoord forması altında Mondragon'a 60m'den gol attı hazırlık maçında. Petrus Ferdinandus Johannes Stevenson van Hooijdonk'un Türkiye kariyeri'nin kısa özeti buydu. Kariyerinde ilk şampiyonluğunu Fenerbahçe'de yaşamıştı 34 yaşında. 2 sezonda 53 maçta 32 gol atmıştı Fenerbahçe kariyerinde. Uefa kupası olup şampiyonluğu daha geç kazanması da ilginçtir. Toplamda ise 551 maçta 335 gol atmış bir futbolcu. Frikik canavarı. Maç öncesi uğur olarak dizlerine beyaz bir toz sürerdi. Reklam yıldızı bile olmuştu. Neticede frikikleri ile oyunu ile unutulmazlar arasına girmişti aslında.


Vurun Kahpeye!




Bir kere yakaladınız; devam edin!

Yılmak yok tabiî, malzeme güzel ne de olsa. Beşiktaş'ın -doğal olarak- adı çıkmış ve kulübün ayrıca Millî takımın geleceği olan çocuk neler yapıyor!

Son kamptan kaçma olayında herkes kızdı(bir Beşiktaşlı olarak ben de) tabiî Batuhan'a. Ancak bir kere vuran basın ve benzeri "organ"lar hızını alamadan kaptırıp gidiyor.

Şimdi bir de Batuhan'ın 3 kızla çektirdiği fotoğraf malzeme oldu. Fotoğraf "Eskişehirspor'un kampına kız attılar!" manşetli olsa tamam; kızmakla, malzeme etmekle haklılar diyeceğim ama nerden biliyorsunuz ne zaman nerede çekildiğini? Ayrıca çocuk evli falan da değil ters bir durum yok. İsterseler -afedersiniz- grup seks dahi yaparlar; kime ne?

Sarışın olanı beğenmedim de diğerleri güzel; yürü be Batu!