
"Olmaz, olamaz imkansız" demiş Yıldız Tilbe bir şarkısında. Bunun için dediğini sanmıyorum ama öyle kabul ediyorum şimdilik. Şu ömrümde binlerce futbol mücadelesi izledim. Şu tezimi çürütecek 1-2 tane kaleciye nadiren rastladım diyebilirim. Onları da siyahi kabul ettiğimden yani... Yoksa ümitsiz vaka durumu.
Bu tezimi güçlendiren isimlerle başlayayım. Steve Mandanda mesela. Marsilya maçlarında Mandanda (OG) ifadesini görmek o kadar şaşırtmıyor ki beni anlatamam. 5-5 biten Lyon - Marsilya maçının da kahramanıdır mesela Mandanda. İyi bir kaleci sayılabilir ama anlamsız bir şekilde bir yan topu içeri alacak korkusuyla izliyordur Marsilya'lılar bence. Hamidou'yu da yakın bir örnek olarak verebiliriz. Son Denizlispor maçında yaptığı, Servet'in attığı goldeki üstün yeteneği (!) en basit örnekler mesela. Jefferson'da yakın tarihin örneklerinden. Ike Shorunmu'da vardı Beşiktaş adına mesela. 3 deplasmanda 15 gol yerken Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş, kalede o vardı. 15 golün 15'inde de aynı gülümseme vardı yüzünde. Bu aralar P.S.G kalesini koruyan bir ismin siyahi olması ve 14.sıraya takımın inmesi de bir örnek mesela. Allum Buker'i kim unutabilir. Hele bir de Richard Kingson vardır kii...
Tezimi çürütebilecekler de var. Mesela hafif kavruk Dida. Kafasına Curva Nord'dan meşale yediği güne kadar efsaneydi kalede. Kameni'yi de kontenjandan alalım. Yoksa Real Madrid'in Capello dönemindeki efsanevi 4-3'lük maçta yaptığı ikramları kimse yapmaz. Bir üst paragrafta olmasını hiçbirşey engelleyemez. Lama'yı pek izleyemedim dikkatli gözlerle ama hem Fransız hem de siyahi olması ile kendisine pek şans tanımıyorum.
Olmaz kardeşim. Siyahi'den kaleci olmaz. Olanını görmedim. Busker'a sordum. Aslında o bana sormuştu bunu. Bu isimler geldi aklıma ama siyahi kalecinin iyisi pek gelmedi. Afrika Kupası'nda kaleci performansı bilen, gören, izleyen hiç göremezsiniz. Çünkü yoktur. Yok işte birader.







