Malumunuz, dün Noat Samisa blog'u bir süreliğine "hack"lendi. Hack'lenme olayının internet aleminde msn, blog, facebook, gmail gibi şifreler sahibi bizler için bir önem arzettiği bir gerçek. Yapılanın, bize yapılabileceğini de düşünüp, yazıları bile yedekledi Bay Kerahet. Geçmişimiz de kalsın yerinde. Hiçbirimiz peygamber değiliz neticesinde.
Benim bu olaydan sonra dikkatimi çeken olay ise başka bir şey. Oylama'da günün, haftanın, ayın en beğenilen yazısı olması. Şaşılacak, dikkat çekecek yanı ne bunun derseniz, 35.4 gibi bir puana sahipken bu yazı, blog'un asıl sahibi blog'unu tekrar ele geçirip, ofsayttan attıkları gole sevinenlere bayrağı gösterince bu yazı blog'dan kalktı. Puanı 35.4'tü yani. Dünden bu güne geçen ve biraz önce günün en popüler yazısı olmaktan çıkan bu yazının puanı şimdi kaç? 103.9 ! Nereden baksanız 70 tane kişinin beğenerek, yukarılara çıkardığı bir yazı bu. Hem de silinmiş bir yazı !
Şimdi bir de derbi haftasına dönelim. Aceto Balsamico, derbi yazısının önce yorumlarını almak için, başlığını açtı ve 6 tane nokta koyduktan sonra, gazetedeki işini halletmeye koyuldu. Malum, akşam üzeri 7.30-8 gibi köşe yazıları, haberleri, manşeti belli olan bir gazetenin, gece 10'da biten bir maçtan sonra köşe yazıları, manşeti ıvır zıvırı, ertesi güne yetişmesi gereken 15 milyon İstanbul'lu... İşine döndü, yorumlar için başlığı açtı yani. 6 tane nokta sadece bir saatte 20 kişi tarafından beğenildi ve iyi şeklinde oylandı.
Bu 2 tane bariz, yakın zamanda görülen örnek. Puanlama sisteminde bir sorun olduğu gerçek. Beğenilenin 1, beğenilmeyenin -0.3 olması bunun sebebi desek, 1'e 1 yapılsa mesela, böyle yazıyı okumadan, artıyı veya eksiyi basanlar yüzünden sorun oluyor. Okumayan, okumuyor. Blog'da yazıların altına bu oylama butonları konulsa ve yine buradan gelen puanlara göre dizilse, en azından blog'u bilip, Futbloglar'ı daha keşfedememiş "sade okuyucular"ın da beğenisi test edilmiş olur. Lakin, bu yapılabilir mi bilinmez? Nacizane bir öneriydi bu işte..









