16 Aralık 2009 Çarşamba
FC Beşiktaş Chisinau
Beşiktaşlı bir işadamı almış kulubü başına "Beşiktaş"ı koymuş. Maksat Beşiktaş'ın adını duyurmak vs.
Yalnız amcam biraz karanlık işler çeviriyor gibi geldi bana, ya da Moldova'da sağlam bir internet yapısı mevcut değil ki kendilerine ulaşmak bayağı zor. Google amcanın sınırlarını zorladığımda birkaç şey bulabildim.
Bir adet resmi site: http://supersite.md/besiktas/index.html
Beşiktaş resmi sitesinde bir haberde adı geçiyor: bjk.com.tr (Bunu bulmasaydım takımın varolduğundan emin olamazdım)
Moldova 1. Ligi Divizia Nationala'da olmadıkları kesin. Zorlaya zorlaya Moldova Futbol Federasyonu internet sitesine ulaştım, ama sağ olsun onlar da sitelerine bir "ingilizce" seçeneği koymamışlar. Yine zorlayarak resmi liglere ulaştım ancak Divizia Naionala, Divizia A, Divizia B (Nord/Sud) liglerinin hiçbirinde bu takım adına bir şey yok. 2007-08 sezonunda ikinci ligde mücadele etmişler oradan sonrası kayıp. Yalan olmuşlar yani.
Bu da o sezonun istatistikleri:
Etiketler:
Bay Kerahet,
Beşiktaş,
FC Beşiktaş Chisinau
15 Aralık 2009 Salı
Şampiyonlar Ligi Tarihinin En İyi Kurtarışı
Şu sıralar ayağındaki kırık ile yatan Gregory Coupet'ten geliyor.
Etiketler:
Felix Mourinho,
Gregory Coupet
Çok Sıkılıyoruz, Kuş Vuralım.

Bu gün aylar sonra ilk defa televizyonda futbola dair bi şeyler izledim... Futbol dışında olan şeyler bizim blogların hepsinin aslında taslağı, besin/geçim kaynağıymış bunu anladım. İlkin bunu belirtmeliyim; o boktan basın mensuplarımız olmasa, bundan gayri "pun" basını da olmasa; şu anda "futbol blogu" sayısı 3 ü geçmezdi. Vallahi ne kadar çoklar o kadar iyi...
Evet Şekip Mosturoğlu ve Ali Koç' un basın açıklaması mevzuumuz... Ve olayı hiç uzatmadan benim kafamın takıldığı kısmı direkt olarak geçeyim; siz düşünün...
Öyle bi ülkeyiz ki; birisinin adını, bahis skandalıyla, seks skandalıyla, trafik kazasıyla anmadan "ülkenin kültürüne ne kadar uyum sağladı" diye resmi olarak düşündürtemiyoruz...
Ulan, Antigua & Barbuda' lı olsun bu şahıs, isterse Mehdi Mahdavikia nın teyzeoğlu olsun. Kardeşim; adam 3 senedir Türkiye' de !!!
Babası Antigua & Barbuda' lı annesi Kıbrıs'lı; olan, bütün bi hayatını İngiltere de geçirmiş; Kazım' ın "sosyolojik" çıkartımının bundan sonra yapılacak olması; bizim medya mensuplarının bu mevzuuya şimdi eğilmesine vesile, sadece "resmi merciiler ile yapılan bir basın toplantısı" olmasa "düşünmeyecekleri" ne kadar güzel değil mi? Sonra neymiş efendim Gökhan Gönül niye böyle şeyler yapmıyormuş bik bik bik!? Salak.
Etiketler:
Busker,
Futbol Muhabbeti,
Kazım Kazım
14 Aralık 2009 Pazartesi
La Liga'nın En Az Gol Yiyen İç Saha Ekibi

La Liga üzerine sorduğum 2.soruydu bu. 1.si En iyi iç saha performansına sahip ekipti. 2.si ise iç sahada en az gol yiyen ekipti. Soruyu sorduğum dakikalarda, ilk 15 hafta itibari ile bu ünvana sahip ekip Ender Gelişen Osasuna Atakları değildi maalesef. Sporting Gijon idi. Sevilla'dan dün akşam yediği gol ile iç sahada yediği gol rakamı 3'e çıktı. Soru anında sadece 2 gol yemişti iç sahada. 3 gol ile Mallorca ile eşit duruma geldi Gijon.
Etiketler:
Felix Mourinho,
Sporting Gijon
8 Senede Değişen Hakem Yorumculuğu

2.fotoğrafı artık herkes biliyor. Tuvalet kağıdı ile çizgi. 1.fotoğrafın üzerine tıkladığınızda ise 8 senede meydana gelen değişimi göreceksiniz. Ekşi Sözlük'teki yazının tarihi 16.05.2001.
Kısacası hala topun çizgiyi geçip geçmediğini öğrenmek için tuvalet kağıdına ihtiyaç duyuyoruz. Piero çizince de Özer'in göğsündeki top kale ortasına kadar geliyor.
not; Yazının kendisine de tarihe tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
Erman Toroğlu,
Felix Mourinho,
Tuvalet Kağıdı
"Mustafa" Senin Babanın Oğlu mu Erman Bey?
Erman Toroğlu Mustafa Denizli'den yaşça büyük olabilir, Mustafa Denizli'yi sabahtan akşama kadar eleştirebilir isterse de; ancak ona kim Mustafa Hoca'dan bahsederken "Mustafa" diye bağırıp çağırma izni vermiştir merak ediyorum.
Yabancı hocalar hakkında konuşurken zaten soyadlarıyla bahsedildiği için başına sonuna "Hoca, Sayın" gibi sıfatlar koymayabilir. Ancak benim bildiğim bizim ülkemizde bir insana, hele ki resmi bir ortamda ismiyle seslenemezsiniz. Kebap salonlarında bile garsonlar aralarında konuşurken ortamda müşteri varsa "Bey" diye hitap eder.
Erman Toroğlu isimli varlık, nasıl bir anlayışla ülkenin saygın bir teknik direktörü hakkında konuşurken böyle sınırları zorlar anlayabilmiş değilim.
Tamam genç hocaları kardeş gibi görüp isimleriyle seslenip samimiyet yaratabilirsiniz de 60 yaşında adama böyle yapılmaz. Lig TV'de iyi bir halt etmiş gibi manşetlere taşıyor Erman Bey'i(!).
Yabancı hocalar hakkında konuşurken zaten soyadlarıyla bahsedildiği için başına sonuna "Hoca, Sayın" gibi sıfatlar koymayabilir. Ancak benim bildiğim bizim ülkemizde bir insana, hele ki resmi bir ortamda ismiyle seslenemezsiniz. Kebap salonlarında bile garsonlar aralarında konuşurken ortamda müşteri varsa "Bey" diye hitap eder.
Erman Toroğlu isimli varlık, nasıl bir anlayışla ülkenin saygın bir teknik direktörü hakkında konuşurken böyle sınırları zorlar anlayabilmiş değilim.
Tamam genç hocaları kardeş gibi görüp isimleriyle seslenip samimiyet yaratabilirsiniz de 60 yaşında adama böyle yapılmaz. Lig TV'de iyi bir halt etmiş gibi manşetlere taşıyor Erman Bey'i(!).
Etiketler:
Bay Kerahet,
Doberman,
Mustafa Denizli









