7 Aralık 2009 Pazartesi

Capello'dan Viagra Taktiği









İngiliz Millî Takımı geçen Avrupa Futbol Şampiyonasına katılamadıktan sonra bu sefer ipleri çok sıkı tutuyor anlaşılan. Haber hakkında tek bir kelime etmeden yayınlıyorum. Ne kadar doğru bilinmez tabii.

Güney Afrika'daki Dünya Kupası'nda bin 650 metre irtifada kamp yapacak olan
İngiltere, futbolcularının performansını yükseltmek için viagraya başvurdu.

İngiltere Milli Takımı, 2010 Dünya Kupası'na viagra ile hazırlanacak.
News of the World Gazetesi, teknik direktör Capello'nun futbolcuların akciğer
kapasitesini arttırmak için hazırlık döneminde viagra kullanmalarını
isteyeceğini yazdı.

Gazete, İngiltere Milli Takımı'nın Güney Afrika'daki kamp yeri olacak Rustenburg'un deniz seviyesinde bin 650 metre yüksekte bulunduğuna dikkat çekerken Doktor Richard Pullen, "Viagra, kanda oksijen taşıyan hücreleri destekleyerek sporcuların performansını artırıyor. Baş ağrısı ve bulanık görme gibi yan etkileri olsa da kupada birçok takım viagra kullanacaktır" dedi.


Haber Kaynağı

Bu arada Capello'dan ricam fotoğraftaki sağda duran adamı görmek istemiyorum bir İngiliz Millî Takımı sever olaraktan. Tottenham' izlerken yeteri kadar gıcık oluyorum kendisine. Ayrıca Lennon'ı bu kupada görmek en büyük dileğim.

En Direk Mühendis Hüseyin


İnşaat Mühendisi bir hakem. Sabahtan akşama kadar kiriş donatı, kolon donatı, etriye, zımbalama hesabı için kasan ben, mezun olduktan sonra meslektaş olacağız bu adamla. Mesleği gereği 30 cm önündeki olayı görmeyen adamdan mühendis olursa, yaptığı binayı, yaptığı yolda kullandığınız arabayı, evinize gelen su borularını, kanalizasyonların güvenilirliğini düşünün. 30 cm önünde mavi tozluk ile beyaz tozluk arasındaki farkı göremeyen adamın önündeki demiri, yolu görmesine imkan vermiyorum. Şaşırmıyorum da çünkü direkt serbest vuruş kararını Lincoln topa gelmeden 5 saniye önce en direkt serbest vuruşa çeviren bir insan kendisi. Yaklaşık 5m'den Baros'un baldırına gelen tekmeyi görüp, en direkt vuruşa çeviren bir adamın 30cm'e kadar görüş bozukluğu çekmesi şaşılması gereken bir olay değil. Hipermetropu artmış o kadar. Astigmat'ta varsa tamamdır.

Mühendisler odası başkanı olsam dava açarım bu adam hakkında. 30cm önündeki renkleri göremeyen adam, kolonda kirişte, planda projede demiri, betonu, paspayını göremez diye.

Everton 2-2 Tottenham / Ayıp Oluyor Redknapp

Gerek Tottenham'ın formda olan ileri hattı, gerek Everton'ın oturmamış takımı. Ev sahibi takımın Everton olması dışında her şey Tottenham lehineydi açıkcası.

Everton teknik direktörü Moyes şanslı günündeydi bugün. Tamam, takımda sakatlıklar sorun ancak Yobo sakatlanmasaydı, Coleman oyuna girmeyecekti ve takım tüm verimli atakları bu çocuk sayesinde üretemiyecekti. Çocuğun iki golde de payı var. Jo ile başlayıp Saha'yı oturtmak ayrı bir olay.

Takımdaki tek mantıklı değişikliği ilk yarı bitiminde As. Ek.'yu çıkartıp Bale'i sokarak yaptı Redknapp. Maç 2-0'dan 2-2'ye geldikten sonra yapacağın oyuncu değişikliğini seveyim hoca!
Şu Crouch sevdan ayrı bir olay. Tek vasfı havadan top indirmek, gerisi hikaye. Defoe, Lennon, Kranjcar, Keane gibi adamların varken yerden oynasan ne farkeder. Bi' zahmet iki yetersiz stoperden birini kes (Bassong-Dawson), Corluka'yı stopere al, Hutton'ı da sağ bek yap. Chimbonda'yı devre arasında satın alırsınız artık yine.

Transfer konusunda Demirören'den betersiniz valla. Bi' Keane olayında L'pool'a iyi yerleştirdiniz, bir de Kranjcar'ı almak mantıklıydı; gerisi hikaye. Hele hele Crouch.

Bir de ricam var bi' uyan be hoca. Bi' ayağa kalk, bi' gözlerini aç. Nerdeee...

6 Aralık 2009 Pazar

Arda Turan Bu Ülkeden Gitmeli

Hem Galatasaray, hem Arda Turan için en hayırlısı bu olur.

Arda'yı Adnan Polat & Aziz Yıldırım & Frank R. el ele verip dibe çekiyor sezon başından biri.

Kendi başkanı kaptanlık bandını koluna takıyor, sürekli yukarıya taşıyor, daha hazır olmayan Arda'yı baskıların altına koyuyor.

Aziz Yıldırım sezon başlarken "Arda'yı bana satın" derken herkes onla dalga geçti ancak gündemi öyle bir yere getirdi ki olan yine Arda'ya oldu. Bu sezon Arda'nın futbolundan çok saha dışı konuları konuşuldu.

Galatasaray teknik heyeti ve futbolcular her şeyi Arda'nın üzerine yıkıyor. Arda top alsın, Arda top kapsın, Arda çalım atsın, Arda gol atsın. E kardeşim biraz sorumluluk almazsa herkes bu adamlar ne işe yarayacak? Elbette Arda'ya göre sistem bile yaparsınız mükemmel oyuncu ama bu kadar da yapılmaz.

"Arda Turan Galatasaray'dır" romantik ve güzel bir söylem olabilir ancak Arda 40 yaşındayken bunu söylersek anlamı olur.

Arda öyle bir hale geldi ki "kötü oynama" kredisi kalmayacak. Çünkü Arda'nın kötü oynadığı maçları Galatasaray kazanamayacak.



Üzülüyorum Arda için. Geç olmadan gitsin Avrupa'ya, hiç olmazsa hızlı oynamayı öğrenir. Kendisi için de iyi olan bu olur.

Lider

Carlos Tevez İronisi


Dalga mı geçiyor bu adam yahu?

Daha geçenlerde "futbola & paraya doydum, bırakmak istiyorum" gibisinden konuşuyordu.

Bu hafta Man City'nin, Arsenal ve Chelsea maçlarını izledim.

Bir insan bu kadar hevesle oynarken bu sözleri der mi?

Sahada bulunduğu süre içerisinde yaptıklarını görenler o sözlerin Tevez'in ağzından çıktığına inanmaz. Benim gibi bir City antipatisine sahip biri bile takıma onun sayesinde ısındı neredeyse...(tamam Micah Richards ve SWP de etkili takımı sevmeye başlamamda ama..)

Profesyonellikdir belki de bu ya da sadece ironi yapmıştır; ne bileyim ben. (:

Yıldırım'ın "Çifte Standartlı" Çarpması


Benim Kulüpler Birliği Başkanlığı yaptığım dönemde hakemleri korumaya çalıştık, diğer başkanlara da teşekkür ediyorum herkes elinden geldiğince duyarlı oldu. Ama yeter artık; ben Kulüpler Birliği Başkanlığı bırakıyorum. Herkes aklını başına toplasın vs.



Hakemler hata yaparsa herkes susacak; bana yaparlarsa ortalığı yıkarım.

"Ben zamanında istedim sustular, ama şimdi benim başım yandı; Atış Serbest!"

Hayret etmemek elde değil...

Antu.Com da savaşa ortak çıktı. Büyük Başkan bazı taraftarları da iyi kandırdı. Şimdi Fenerbahçe Camiasında oklar Federasyona & Hakemlere döner mi?

Bence dönmez.

Mesela Beşiktaş taraftarı yemiyor artık bu hakeme yöneltmeleri, Fenerbahçe taraftarı da yemez, Galatasaray taraftarı da. Ne kadar "cahil" başkanlarımız varsa o kadar da bilinçli taraftar kitlesi olduğuna inanıyorum; inanmak istiyorum. Çoğu Fenerbahçeli blog yazarı da bu konuda haksız çıkartmadı bu görüşlerimi.

Cümleler arasına "tamam takımımız kötü" sözlerini serpiştirse de talihsiz bir açıklama oldu Aziz Bey adına.

5 Aralık 2009 Cumartesi

Çarşamba - Perşembe


Faik Çetiner: Fenerbahçe hakkında ne düşünüyorsunuz Bülent Hocam.
Bülent Yavuz: Şimdi Çarşamba'nın gelişi Perşembe'den bellidir Faik.

Mutlu Yıllar Ferrari!





Kimine göre yarım Gökhan Zan, kimine göre İtalyan Aygırı;
Mutlu Yıllar Matteo Ferrari!

Mutlu Yıllar "Dağ" Gibi "Ekrem"




30'a dayandı Ekrem.
Mutlu Yıllar...

Beşiktaş A2 vs Nobre

Can Erdem. Beşiktaş'ın 22 yaşındaki A2 oyuncusu. Forvette oynuyor. Bu sezon şimdiya kadar attığı goller aşağıda. Ayrıca bugün Beşiktaş'ın Galatasaray'ı 0-1 yendiği A2 derbisinde tek golün sahibi:



Ali Kuçik, Beşiktaş altyapısının etkili elemanlarından. Onun bu sezonki istatistikleri de aşağıdaki gibi:




Mert Nobre, Beşiktaş'ın en çok maaş alan oyuncularının başında geliyor. Bu sezon golü yok. Geçen sezon en son Mart ayında bir tane atmış. Sonra sözleşmesi yenilenmiş; yeni maaş hayırlı gelmemiş herhalde.



Ali ve Can, A takımda oynasa bu kadar gol atarlardı diyemem. Ancak Nobre A2'de oynasaydı bu kadar gol atamazdı.

Saygılar.

Ali Ece'nin bir yazısı vardı:
İlhan Mansız'ın, Feyyaz Uçar'ın olmadığı yerde Nobre'ye Santrafor Denir

Zlatan'da Bug Var





Ben, attığı pası başka türlü açıklayamadım. O ayağın dönmesine bir şey diyemiyorum.

4 Aralık 2009 Cuma

Beşiktaş 0-0 Diyarbakırspor





Zaten uzun uzadıya taktiksel analiz vs dolu maç yazısı yapmıyorum pek. Böyle bir maç için de söylenecek fazla bir şey yok.

Ancak maç hakkında fikir sahip olmak isteyenlere kısaca şunu diyebilirim:
Düşünün ki Fabian Ernst rakip alanda üst üste 3 kere top kaptırsın.
Öyle bir maç işte. Ernst kötü oynadı demiyorum; hatta defansif anlamda müthişti yine ancak o bile böyle bir şey yaptı.

Yusuf, Nihat, Tello, Nobre sahada tel tel dökülenlerdi. Skor da bunu gösteriyor zaten. Girmedi mi girmiyor. Gol yemeyen defanslar; gol atamayan forvetler. Beşiktaş'ın (bir Beşiktaşlı olarak bunu diyeceğimi hiç düşünmezdim ama) Delgado'ya ihtiyacı var. Belki zamanında yoktu ancak bu sefer var gerçekten.


Diyarbakırspor da iyi direndi açıkcası. Gerçi son dakikalarda sürekli olarak kramplar sakatlanmalar vardı. Hatta şöyle bir şey diyeyim. Diyarbakırspor'un defans adamı saha kenarına tedaviye gittiği sırada kalecisinin ayağına kramp girdi. Tedavisi biten oyuncu sahaya dönünde kalecinin de krampı geçti. Ama sonuçta iyi direndi Diyarbakırspor.

Beşiktaş'ın acilen CSKA ve Manisa maçlarını da atlatması lazım. Bu kadar tempodan sonra Diyarbakır'a kaybedilen 2 puan sorun değil.

Not: Foto HT Spor'dan.

Çapsız Nobre

Football Manager 2010'dan tarif edeyim.

Forvetlere farklı roller verebiliyorsunuz. Complete Forward, Poacher, Advanced Forward, Target Man vs.

"Complete Forward" var. Adı üstünde "komple forvet" top yapar, geri gelir top alır, uzaktan şu atar, kısa bitirişi de vardır, kafa vurur, çalım atar komple futbolcudur.

Bir de "Target Man" vardır. Onun da adı üstünde, "hedef adam"; ortaların gideceği adres yani.

Peki sayın Mert Nobre, senin çapın ne ki sen orta sahaya gelip de top alıp sağa sola dağıtıyorsun. Bırak o işi başkaları yapsın. Sen önce git kaleye daha yakın bölgelerde gol at. Sözleşmeni uzatıp paranın -tabiri caizse- bi' tarafına vurduktan sonra gol atmayı unuttu.

Vasat bir "Target Man" olabilirsin ancak. Seni Türk vatandaşlığına geçirenlerden başlayıp, senin sözleşmeni uzatanlara kadar uzun bir listeye sövmekte haklı Beşiktaş taraftarı.

Beşiktaş - Diyarbakırspor






Gelen haberler kadrodaki üç İbrahim'den ikisinin kadroda olmadığı yönünde.

Üzülmez iki haftadır insanüstü performans sergilediği için, Toraman da burnu kırıldıktan sonra verilen maskeyi kullanamayacağı için yok.

Savunmada İ Kaş-Sivok-Ferrari-İsmail K, önlerinde Ernst-Fink, ileride Nihat-Tello-Ekrem ve santrafor Bobo.

Diyarbakır'da işler karışık. Yapılmayan ödemeler, sonra yapılan "şaka gibi" ödemeler falan derken futbolcular dahil herkes gergin. Bu maçtan sonra ödeme yapılacağı sözü vermiş yönetim. Diyarbakırspor futbolcuları için ayrı bir motivasyon kaynağı olabilir.

Haftanın açılışı olan maç saat 20.00'de İnönü Şeref Bey Stadyumunda. Hakem Bülent Yıldırım.

Beşiktaş kazandığı takdirde maç fazlasıyla lider oluyor. Ertesi günkü Eskişehirspor-Fenerbahçe maçından gelecek skora göre haftayı lider bile kapatabilir.

Güzel bir haftasonu dileğiyle.

Not: Üstteki puan tablosu ligtv.com.tr'den.

FM'yi Neden Seviyoruz #2 / Platini Adana'da!






Beşiktaşlılık blogundan yazar arkadaşım CeyKun yolladı. Adanaspor'un başkanı Michel Platini, Beşiktaş'ın başkanı da Sadri Şener olmuş. (:

Gökhan Zan'ın Telefon Rehberi


Müthiş atmasyon araştırmacılık haberciliğine başlıyorum şu andan itibaren. İlk hizmetimiz Gökhan Zan'ın telefon rehberini ele geçirmek oldu. Futbolcu numarası pek yok şaşılacak şekilde. Numaraları yazmadan isimleri veriyoruz sadece...

Mete Düren
Mete Düren Avea
Dr. Hans - Wilhelm Müller- Wolfart
Murat Çevik
Burhan Uslu
Murat Çevik Vodafone
Ayhan Optur
Okmeydanı SSK
Ayhan Optur Ev
Tobias Linderoth

Bir gün milli takımın kamp yaptığı otelin önünde Fatih Terim'le sohbet ediyormuş Arda Turan. Otelin otoparkında da futbolcuların araçları duruyormuş. Arda, şu siyah araba benim , şu jeep Servet'in diye saymaya başladıktan sonra ileride duran ambulansı göstererek hocam bu da Gökhan Zan'ın demiş...

Durum bu...

Shaq Vs.


Shaquille O'Neal. 2.16 boyunda. 147 kilogram bir dev. Sahip olduğu cüssesi ile kime meydan okumasını isterdiniz? Plaj Voleybolcuları nasıl olurdu? Veya Micheal Phelps ? Oscar De La Hoya ile ringde karşılaşsa...?

Evet bu okuduklarınızı yaptı Shaq. Abc televizyonu için yayınlanan Shaq vs. programı için meydan okuduğu sporcularla yarıştı. Tabii kendisine verilen avantajlarla. Mesela Phelps 75 m yüzer iken, Shaq 50m yüzecekti. Oscar De La Hoya'nın zaten sıklet dezavantajı vardı. Ama çok eğlenceli, bir o kadar da çekişmelere imza attı Shaq.

Yanlız, slip giyerek Phelps'e karşı yarışması notunu kırdı. Big Black Shark Shaqmu ile Phelps mücadelesi favorimdir. Phelps, gerçekten motor takılmış gibi yanında normal bir insan yüzerken. Shaq ne kadar normalse işte...



Elano


Bugünkü maçta oyundan alınmasının 2 ihtimali var. 1.si kendisine atılmayan paslardan dolayı kenara sakatlık bahane ederek çıkmayı istedi. 2.si gerçekten sakatlandı. Bana kalırsa 1.ihtimalden dolayı bunu yaptı.

Bu maç içerisinde özellikle 50.dakikadan sonra Elano'yu özellikle takip ettiğim için böyle bir varsayımda bulunuyorum. Oyundan çıkana kadar boş pozisyonda olmasına rağmen kendisine 3 adam sonra gelen topların, bulunduğu noktanın tam tersi kanatta geliştirilen atakların yüzünden bu düşüncem. Bu ters kanat ataklarında Emre Tilev'in sürekli olarak "ısrarla Elano top istiyor"larının bu fikrimde etkisi var. Hatta sinirlenip sert dalmalarını da ekliyorum bu fikirlere. Saha dışında, barbekü partisinde sadece takımdan Baros'la oturması bile yanlızlığının göstergesi.

Elano, Galatasaray için ilginç bir noktaya gelmeye başlıyor. Devre arası olsa da Elano meselesinin iç yüzü iyice açığa çıksa. Aslında O'na Baros gerek. Baros'tan önce de bir gol ve bir asist.

Sağlık Kontrolleri?




Hürriyet güzel atmış manşeti, "Galtasaray'ın camı çatladı".

Konu o değil aslında. Merak ettiğim bu ülkede sağlık kontrolleri nasıl yapılıyor?

Bu adam her sezon birkaç kere omzundan sakatlanıyor ama hâlâ takır takır sözleşmeler havada uçuşuyor. Bir sorun olduğunu anlayamıyor mu doktorlar?

Ya da "futbolcu adamın kolla-omuzla ne işi var?" diye mi düşünüyorlar?

Tabii bir adamın sürekli aynı yerinden sakatlanması tesadüfse ne derim bilemiyorum.

Geçmiş olsun "Cam Adam".

Unutma; gökdelenler de camdan yapılmıştır! Pehhh...

(Gökdelen olayı bu linkdeki haberde)

Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş?




Yahu n'oldu bu adama?

Havamızdan suyumuzdan etkilenmedi herhalde. Belli bir gariplik var ama...

Foto Ht Spor'dan.

3 Aralık 2009 Perşembe

Beşiktaş'ın Grubunda İhtimaller Denizi


Bir takımın gruptan çıkması için alacağı galibiyet tek başına yetersiz gelebilir. Normaldir. 2.sıradaki takım ile aynı puanı alıp 4.sırada kalmak daha acı olabilir. O pek normal değildir. Beşiktaş 3 sene içerisinde 2.seferdir böyle kritik bir virajda.

Puan durumu ise Manchester 10, Wolfsburg - Cska 7, Beşiktaş 4. Beşiktaş kazanırsa tek başına yetmeyebilir demiştik. Nedeni ise Manchester, Wolfsburg'u yenerse 3 takım 7 puana geliyor. Bu da 2'li değil de 3'lü averaja götürüyor. Bu da 3'lü averajda en kötü takım Beşiktaş olduğundan sonunculuk demek.

Wolfsburg - Manchester maçından Manchester'ın puan kaybı ile dönmesini bekleyecek Beşiktaş. Lakin, rakibinin bu maçtan Manchester'ın kazanmasını beklemesi sebebi ile alacağı puana göre gruptan çıkma ihtimali bile var. Wolfsburg kazanırsa, Cska da kazanırsa, 3 takım 10 puana ulaşacak, 3'lü averajdan Cska dışarıda kalacak.

Beşiktaş, kazanmalı. Diğer taraftan Wolfsburg puan almalı. Manchester 3 maçta üst üste kazanamamak gibi bir olaya imza atmalı. Elenene yazık olacak 3'lü averaja kalınırsa...

Zamanında Galatasaray bu duruma düşmüştü. Juventus - Rosenborg ve yanılmıyorsam Bilbao grubundan 3 takım 7 puan almış, olan Galatasaray'a olmuştu.

2 Aralık 2009 Çarşamba

Ben de Sizde Zekâ Ararım... En Azından Kırıntısını Ararım


Hürriyet'i yazmayalım, almayalım, okumayalım, kaale almayalım dedikçe abanıyorlar Galatasaray'a. IFFHS'in de içerisinde Galatasaray'lı varmış haberimiz yokmuş arkadaş. O yükseltiyormuş bizi yukarılara. Elin takımları da armut, yiyorlar bu listeyi. Neyse yazıyı yazıyorum, yazamayacaklarımı da ekrana karşı söylüyorum.

Önce haberin detaylarını anlatayım..


Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu isimli kurum, her ay düzenli (!) olarak dünyanın en iyi futbol takımlarını sıralıyor.


Ve Galatasaray nedense (!) her sıralamada çok iyi sıralarda yer alıyor.


Sarı-kırmızılı kulüp Eylül ayında 12., Ekim ayında 11. Kasım ayında da 10. sırada yer aldı.


Dikkat ettiyseniz Galatasaray her ay bir sıra daha yükseliyor.


Dünya sıralamasında yükseliyor yükselmesine de Süper Lig sıralamasında gerilemeye devam ediyor.


Kasım ayı sıralamasında Galatasaray 10. sırada ancak dünyanın en önemli liglerinden birisi olarak gösterilen İspanya La Liga'da 2. sırada olan ve kadrosunda dünyanın en pahalı oyuncularını bulunduran Real Madrid ilk 10'da yok. Barcelona'ya bile zorla yenilen ve İspanya'da şampiyonluğun en büyük adayı olan takımlardan biri nasıl oluyor da Kasım ayı sıralamasında 31. sırada oluyor.


Galatasaray, Süper Lig'de bu şekilde gerilerken neden dünya sıralamasında sürekli yükseliyor.


İşte cevabı...


IFFHS isimli federasyonun Türkiye temsilcisi olan Hüsnü Terek bir Galatasaray taraftarı, ayrıca Galatasaray Kulübü kongre üyesi.


"Ben bu işte bir kasıt ararım. Kasıt olmasa bile bir yanlışlık ararım. "


Bu federasyon zamanında Galatasaray'ı dünyanın en iyi takımı bile yapmıştı.


Sarı-kırmızılı taraftarlar hazır olun.. Galatasaray, Aralık ayı sıralamasında dünyanın en iyisi olacak.


ek; Galatasaray'ın 10.olduğu sıralama 1 Aralık 2008 - 30 Kasım 2009 tarihleri arasında oynadığı mücadeleler için geçerli bir sıralamadır. Ah Ercan üzülüyorum vallahi sana ve yalakalarına...


ek2; yazı Hürriyet'ten alınmış bir yazıdır. Benim yazım değil.