6 Temmuz 2009 Pazartesi
Yolculuk ve Bir Tavsiye
Öğleden sonra otobüse atladığım gibi Ankara'dayım. Bir hafta, belki de biraz daha fazla dönmem. Oradayken blogla pek ilgilenemeyeceğim. Öyle çok önemli bir olay olmadığı sürece tabii (:
Blogger arkadaşlarım nasıl olsa yazılarına devam ederler.
Tavsiye ise şu: Bikkembergs'den uzak durun. Böyle saçmalık görmedim. Uzun süre araba kullanınca ayakkabı topuk hizasından yırtılır mı hiç? Görseldeki modelden yok bende ama hemen hemen aynısı; siz uzak durun bence.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Konu Dışı
... Ahmet Çakar!
Ben bu ülke spor basınında bu kadar tehlikeli başka bir adam daha görmedim. Bu akşam programda konu Galatasaray'dı. Adam tutturdu "Galatasaray camiası büyük camia değildir" vs. Her kulübe bir şey giydirmesi lazım adice, yoksa rahat edemiyor. Topuz muhabbetinde de ortalığı karıştıran bu isimdi. Yıldırım Demirören o akşam doğru dedi "Tehlikeli adamsın Ahmet Çakar" diye. Beşiktaşlıyım bilenler bilir. Adam başka takımlara bile atıp tutarken midem bulandı. Reyting falan için yapıyorsa Kanalturk'e kolay gelsin. Gerçek spor severden reyting kazanamaz bu adam. Şahsen midem bulandı izlemeyi bıraktım bu iğrenç herifi!
Başlıktaki üç noktaya en uygun hakareti siz yerleştirin!
Etiketler:
Ahmet Çakar,
Basın,
Bay Kerahet
5 Temmuz 2009 Pazar
Basın Hangi Gezegende Yaşıyor?
Dün Nihat'ın olayı ile ilgili Lig TV'nin hangi gezegende yaşadığını sorgulamıştık. Lig TV'nin Nihat'ın askerlik yapacağından habersiz "antremana katılmadığını" yazdığı söylemiştik.
Olayın içi biraz daha değişikmiş.
Bildiğiniz gibi Nihat hâlâ Villareal'in futbolcusu. Beşiktaş henüz bir bonservis alışı yapmadı resmi olarak. Sebebini ise helal olsun bir adet basın kuruluşu yazmış değil. Hepsi sağ olsun Murat Kuş'un "Nihat hâlâ Villa'nın futbolcusu. Askerliği bir bitsin..." tarzı açıklamasının altında bir şeyler arayıp, Beşiktaş taraftarının aklına "Acaba?" sorusunu getirip canını sıkmaya çalışıyor.
Olayın içyüzü hakkında Haber1903'den bir açıklama geldi. Nihat'ın askerlik yapması için yabancı ülkede oyuncu olması lazım. 21 gün askerlikten sonra atacak imzayı doğal olarak. Murat Kuş'un açıklamayı böyle yapması da bu yüzden.
Bunu bir satırda bile dile getirmeyen "uzaylı basın"a teşekkürler.
Etiketler:
Basın,
Bay Kerahet,
Nihat Kahveci
Futbol & Kölelik Geyiği
İş tadından çıktı ve "geyik" kıvamına gelmeye başladı. "Ağzı olan konuşuyor" ya bizim ülkede. Futbol da bundan nasibini aldı. Kendim de bu gruba dahilim mesela. Sadece imkanım olduğundan açtım bir blog, gidiyorum; hayırlısı olsun bakalım. İsteyen okuyor, isteyen okumuyor sonuçta değil mi?
Şu "modern zamanların köleliği" muhabbeti bitsin bence artık. Daha fazla söylenecek bir şey yok. Futbolcular kendi istekleriyle bu dünyaya giriyorlar. Kendileri gidip, kendilerini 3-4 yıllığına bir klübün malı yapan sözleşmelere imza atıp dünyanın parasını kazanıyorlar. Kulüpten parasını çatır çatır kazanırken iyi ama kulüp onu satmak istediğinde "kölelik". Tabii ki futbolcunun istekleri ve kişisel duyguları önemli ancak sözleşmeyi imzalarken buna karşı bir koruma maddesi var mı? Tek bir şey var o da futbolcunun istemediği takıma gitmeyeceği. Futbolcular bir araya gelip de bir önlem almamış bu "kölelik sistemine" karşı, biz izleyenler mi kurtaracağız onları? Burada da sorun "eğitimsiz futbolcu"dan başlıyor ya neyse.
Sene 1879'da başladı bu ticaret. İsmini "Köle Ticareti" olarak adlandırmak ne zaman moda oldu bilmiyorum ama bir ticaret döndüğü kesin. Zannedersem işi duygusallaştırıyor "kölelik" adını vermek. Kölelikten ağzı yanan bir dünyada daha "reyting" kazandırıcı bir isim de bulunamazdı herhalde.
Bu işin daha fazla çıkışı yok. Bosman'dan sonra yeni bir atılım da zor; kimsenin işine gelmez. Bu yüzden bu işin adını kölelik koyarak olayın tadını kaçırmaya gerek yok.
Bunun gibi artık değişmeyecek olan ve muhabbeti devam eden şey ise "endüstriyel futbol" geyiği. Ona da bir şeyler deriz bi' ara.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Futbol
Lig TV Hangi Gezegende Yaşıyor?
Beşiktaş'ın yeni transferi Nihat Kahveci, bugünkü antrenmanda yer almadı. Dün sağlık kontrolünden geçen milli futbolcuya, bugün izin verildiği bildirildi.
Arkadaşım hangi gezegende yaşıyorsunuz siz? Adam yarın gidip birliğine teslim olacak, 21 gün askerlik yapacak. Antremanda ne işi var? Adam Burdur'a gidiyor askere.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Nihat Kahveci
4 Temmuz 2009 Cumartesi
Mansız Geri Döndü ||| Dövmesinin Sırrı
İlhan Mansız'ın dövmesini anlayan var mı? Yani kısacası Roma Rakamı okumayı bilen?
Ben de üçü-beşi okuyorum diye Roma Rakamlarından anlıyorum zannederdim. Bu kadarını okumak kısmet olmamış demek ki hiç.
Bu rakam neye denk geliyor? İnternette bir kaç yerde "Roma Rakamı Çeviricisi" buldum onlar cevap olarak "93" verdi. -93 ne ola ki?-
Yardımcı olabilecek olan? Zannedersem "XVIIILXXV" yazıyor. Ne ki bu? Şu dövmenin "sırrını" merak ettim. Vardır İlhan'ın bi' bildiği. Öylesine bir sayı değildir.
Ekleme: Adsız arkadaşa teşekkürler. Kendisi şifreyi çözdü (:
Wikipedia'dan doğruladık efendim, doğumgünüymüş.
Ben de üçü-beşi okuyorum diye Roma Rakamlarından anlıyorum zannederdim. Bu kadarını okumak kısmet olmamış demek ki hiç.
Bu rakam neye denk geliyor? İnternette bir kaç yerde "Roma Rakamı Çeviricisi" buldum onlar cevap olarak "93" verdi. -93 ne ola ki?-
Yardımcı olabilecek olan? Zannedersem "XVIIILXXV" yazıyor. Ne ki bu? Şu dövmenin "sırrını" merak ettim. Vardır İlhan'ın bi' bildiği. Öylesine bir sayı değildir.
Ekleme: Adsız arkadaşa teşekkürler. Kendisi şifreyi çözdü (:
10 ağustos 75 çıkıyor parçalara ayırırsak: X-10 VIII-8 LXXV-75.
Muhtemelen doğum günü.
Wikipedia'dan doğruladık efendim, doğumgünüymüş.
Etiketler:
Bay Kerahet,
İlhan Mansız
Türk Futbolu İçin: Kaldırın Şu Kontenjanı !!!
Türk futbolunun gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birini yabancı kontenjanı bence. Çoğu kişi olaya "yabancılara yönelme arttıkça Türk futbolcuları arka planda kalıyor" diye bakıyor. Bir yerde doğru sayılabilir ancak olaya daha geniş ve "derin" bakarsak kontenjan gelişmede bir engel.
Olayı vasat Türk futbolcuları yönünden bakalım. Örnek olarak futbolcumuz hayali kahraman "Osman" olsun.
Osman vasatın biraz üzerinde bir futbolcu. Genç yaşta Anadolu kulüplerimizden birinde yakaladığı çıkışla üç büyük kulüplerimizden birine transfer olur ve sırtına formayı geçirir. Bu büyük kulübümüzün sahada 6 yabancı hakkı var, iki tane de kulübede. İkisi defans, ikisi orta saha ve ikisi de forvet olmak üzere bu kulübümüz yabancı hakkını dolduruyor. Bizim vasatın üstündeki oyuncumuzun ise kafası rahat artık. Nasıl olsa kontenjan kuralı kalkmadığı sürece (ya da +2 saçmalığı) yerine yabancı oyuncu gelemiyor, yerli alternatifi zaten takımda yok. Osman bu rahatlıkla kendini geliştirmek adına pek bir şey sergilemiyor, sergilemesine gerek kalmıyor.
Kim bilir kaç tane "Osman" bu yerli statüsü sayesinde potansiyelini gösterme gereği duymadan yıllarca alternatifsiz oynadı ve "vasatın biraz üstünde" kaldı?
Oysa ki kontenjan olmasa ve Osman, yerine transfer edilen yabancı oyuncu ile forma yarışına girse daha iyi bir oyuncu olabilecekti ve takımına katkılı olacaktı. Bu "Osman"lar sayesinde Türk futbolu gelişim adına ilerleme gösterecekti.
Tabii olayın bir yönü de Anadolu kulüpleri. Büyük takımlar daha kolay yabancı transferi yapabilecek ve Anadolu kulüpleri arasındaki fark açılacak diyoruz. Peki şu an Anadolu kulüpleri ile Üç Büyükler arasındaki fark az mı?
Türkiye'ye getirelecek olan yabancı futbolcular uzun vadede ülkenin reklamını arttıracak ve Anadolu kulüplerimizin önündeki yabancı transfer etme zorluğu da azalmayacak mı? Uzun vadede her türlü kazanırız bence.
Kısa vadede zorluklar olacaktır ancak uzun vadede düşünürsek Türk Futbolcuların gelişimi adına yabancı sınırlaması bir engeldir, öyle kalacaktır. Korkaklığı bir kenara bırakalım ve şu kontenjanı kaldıralım artık!
Etiketler:
Bay Kerahet,
Türk Futbolu
Tomas Zapotocny #2
Ah ulan ah gidiyor bizim Sarı...
Zapotocny;
Penaltı kullanacak takımda belki de en son aklımıza gelecektin. Kritik bir maçta (Kocaeli Deplasmanı) attığın penaltıyla hatırlayacağız seni. Biraz da, sen topun başına yönelince "N'oluyoruz lan" dediğimizden aklımızda iyice yer ettin.
28 yaşında olmana rağmen eksiklerini görüp onlar hakkında kendini geliştirmeni takdir etmiştim kendince. Bunlarla aklımızda kalacaktın.
İşte işin güzel yanı bu. Zapo bunun farkında. 28 yaşına gelmiş bir futbolcu kendini daha ne kadar geliştirebilir bilmiyorum ama çalışması bile takdire değer.demiştim senin için ta ne zaman.
İlk müdahalelerin sarı adamı; Bir senede çok sevdik seni. Şampiyonluk kutlamalarındaki coşkunu, kupaya giden yolda yedek kaldığın maçlarda bile yaşadığın gol sevinçlerini unutmayacağız. Yolun açık olsun...
Etiketler:
Bay Kerahet,
Beşiktaş,
Tomas Zapotocny
3 Temmuz 2009 Cuma
Arda Üzerinden Siyaset

Eskiden adetti. Birisi birşey yapınca konusu ne olursa olsun ünlü olmak adına Hülya Avşar'a sallardı. Gündeme oturur ve yok olurdu tabi. Basın olayı bıraktı, eski isimler sardı buna.
Ümit Karan, Hasan Şaş ve Necati açıklamalarında sonunda Arda'nın ve Sabri'nin durumunun kendileri gibi olacağını söylemekte. Sabri'yi bilemem ama Arda sizin gibi olmaz. Olamaz.
Galatasaray camiası özellikle Adnan Polat içerisine girdiğinden beri temizliğe girdi. Temizliğin nedeni açık, net, belli. Galatasaray'da sahada ayaklarından çok, saha dışında çenesi çalışan adamları yollamak amaç! Bu isimler de yabancı değil. Bu isimleri camia aptal mı durup dururken yollamak istesin? Hem de onca başarının ardından.. Ankaraspor maçında boş Lincoln'e pas atmayan Hasan'ın durumu gibi, Ümit'in sıfır golle sezon kapaması gibi su yüzüne vuran nedenlerden sonra bu temizlik yapılıyor. Yeni bir hava aranıyor yani. Profesyonelliği 1.sırada olan bir takım amacında Galatasaray. Liseli havası 1.sırada olan değil. Hocanın 1.sırada olduğu bir takım yani... Oyuncuların değil...
Etiketler:
Arda Turan,
Galatasaray
Arda, Iniesta, Xavi, Ayhan

Keita, Galatasaray kadrosuna girdiği andan itibaren kafamda 4-3-3'ün orta 3.sünü düşünüyorum. Hani Barça üzerinden gidersek Toure - Xavi - Iniesta'nın Iniesta'sını. Galatasaray tabii bu ayarda bir adamı bulamaz. Elindeki kadrodan da 2 isim buranın adayı. Ayhan Akman ve Arda Turan.
Arda'nın o mevkii'ye çekilmesi halinde kanatlardaki etkinliği gibi bir etkinlik olmayacaktır. Daha çok orta sahaya yardıma gelen, Ayhan'ın teknik versiyonu olacak yani. İspanya maçında attığı gibi arapaslarını bu kez daha kısa mesafeden ve çabuk vermek zorunda kalacak. Yani tek, kısa, hızlı paslar ile. Keita'dan Kewell'a tek pasla dönebilecek bir adam olmalı ki, bunu yapabilecek kapasitesi de, yeteneği de var. Ama bir sorun, Arda'nın buralarda maçlarda çok kayboluyor olması. Bir avantaj ise, Arda'nın savunmaya çok desteğe gelmesi. Ayhan gelince ise, arkasındaki ikili Barış veya Mustafa ve Topal olacak. Bu durumda Arda sola, Keita sağa geçince Kewell'ın yeri sıkıntı. Bu 3'lünün Ayhan oynaması durumunda birisi yedek kulübesinde kalacak. En makûlü Arda'nın bu ikili önünde olması gibi. Bu durumda da Arda'nın tek topunu, tek pasını geliştirmesi gerekiyor.
Neticede olay Hollanda'lı da bitiyor.. Karar ve taktik onun. Ama Arda'nın arkasında Ayhan, Arda adına hep faydalı olmuştur. Arkasından iten bir adam, Arda için faydalı haliyle. Hollanda'lı düşünsün artık Xavi ve Iniesta mevkiilerinin adamını...
Etiketler:
Felix Mourinho,
Galatasaray
Cisse Marsilya'da!
Resmi sitede açıklama yapılmış. Açıklama tam olarak ne onu bilmiyoruz ama prensipte anlaşıldı herhalde.
Beşiktaş ve Brezilyalılar
Bu takıma gidip gelmiş kaç sorunsuz Brezilyalı var merak ediyorum. Kalanlar da çoğu zaman sorun oldu.
Ailton: Schalke'de yaşadığı sorunlardan sonra Siyah-Beyaz'lı takıma geldi. Ki o sezon Schalke adına 14 gol atmıştı. Klasik Beşiktaş transferleri gibiydi. Hep "aşağı" edilmesi gereken adam oldu. "Şişko lan bu" muhabbetleri aldı başını gitti. Bir süre kronik sakatlığı olduğu iddia edildi. Onun fişini çeken konuşma: "Sen git dünya kupasında oyna, cupa sud americana'da oyna, manchester united'la premier ligde oyna..şimde gel, neresiydi? rize stadında oyna". Bunu dediği adam da bir sonraki Brezilyalı Jose Kleberson. Söylerken bayağı eğleniyordu Ailton. Bu arada benim gibi kilolu ve Beşiktaşlıysanız size de birileri "Ailton!" diye hitap etmiştir.
Kleberson: Man U'da sakatlığı nedeniyle yeterince forma şansı bulamamıştı. Evvelinde Paranaense ile şampiyonluğa ulaşmıştı. 2002 Dünya Kupasının sahibi Brezilya Millî Takımında en önemli oyunculardan biri oldu. Teknik direktörü onun için: "Takımın en önemli oyuncusu" bile diyecekti. Man U transferi de bundan sonra gerçekleşti. Ancak başta dediğimiz gibi sakatlıklardan dolayı tutunamadı Man U'da. Beşiktaş'a geldi. Olay üstüne olay oldu, sürekli bir sorun. Psikolojik sorunları falan var denildi, zaten adam da küstü. Beşiktaş'tan kaçışıyla cezaya çarptırıldı. Oysa ki gelişi ne de güzeldi. Geçen gün Konfederasyon Kupasında Brezilya formasını yeniden sırtına geçirdiğine şahit olduk.
Ricardinho (Rico Paşa): Üst üste 3 Üst düzey turnuvada Brezilya Millî takımının formasını giydi. Brezilyada kaldırmadığı kupa ve almadığı ödül yok. Uluslararası tecrübesi de hayli yüksek. Beşiktaş'a gelişi olay olmalıydı ama yanlış zamanda geldi. "Delgado-Rico yan yana oynar mı?" diye tartışıldı sürekli. Adamı karaladılar sürekli. Aurelio ile kavga etti... Pardon, Aurelio ve yandaşları stad'ın otoparkında adama saldırdı! Aurelio, kendisine ırkçılık yaptığını söylemişti. Ayrıca Rico efendi adamdı. Bu olayın ardından "ben sahada futbolumla cevap vereceğim" dedi; veremedi. "Disiplinsiz" davranışlarından dolayı kadro dışı kaldı. Biz bunu da yedik. Daha kötüsü Delgado'ya tanınan şans bu adama tanınsaydı ne olacaktı onu hiç bilemedik. Adam Brezilya millî takımında "10" numarayı giydi; Beşiktaş'ta giyemedi Delgado sayesinde. Tamam Delgado daha genç ancak takımda bir "denge" yaratılabilinirdi.Mert Nobre: Fenerbahçe'de Alex'ın beslediği adamdı. O sistemde öyle bir yeri vardı ki Anelka
yedek kalıyordu, bazen de kanat oynuyordu. Emre Aşık Beşiktaş forması giydiği zamanlarda, Nobre Fenerbahçe forması giyiyordu. Erman'ın sözleriyle "basur" kontrolü yedi sahanın ortasında. Daha sonra Beşiktaş'a geldi ancak eskisi kadar golcü olamadı. Takımda kalması için tek neden "Türk" olması ve inanılmaz maaşı. Şu anda Beşiktaş'ın ileri hattı: Nihat, Batuhan, Bobo, Holosko ile yeterli güce sahip. Geçen sezon Figer yine attı çalımını ve manyak bir maaşla Nobre'yi Beşiktaş'a bağladı. Oyunu hakkında bir şey demeye gerek yok. Biraz kazma olsa da hem bitirici hem de mücadeleci yanı yüksek. Pas vermeyi bilse ve biraz daha soğukkanlı olsa ön libero için ideal adam.Son olay adam ise Bobo. Hakkında bir şey demeye gerek yok, daha unuttuğumuz bir şey de yaşayamadı. Genç yetenek olarak geldi, patlama yapacak dendi; yapamadı. Her türlü tecrübe kazandı. Kupa kazandı, şampiyonluk yaşadı; kaleye bile geçti! Beşiktaş forması altında bir özel maç için Brezilya Millî takımına davet edildi ancak öyle kaldı. Şampiyonlar Ligine gidecek Beşiktaş için olmazsa olmaz adam. Bu sezon yine ona güveniyor Beşiktaş. Satılmaması lazım. 4 sene sonra büyük bir turnuvada kendisini görürsek hoş olmaz.
Etiketler:
Ailton,
Bay Kerahet,
Beşiktaş,
Bobo,
Kleberson,
Mert Nobre,
Ricardinho
2 Temmuz 2009 Perşembe
Keita Galatasaray' da!

Evet yönetimin bir güzel olayı daha aslında. İyi bir oyuncu aldığımıza kanaat getiriyorum lakin, içimden bir his bu transferin akabinde Kewell yahut Arda' nın takımdan ayrılacağını söylüyor. Umarım böyle bi şeyle karşı karşıya kalmayız.
Hissiyat kısmı bir kenara bırakırsam da; tam Rijkaard ın istediği tarzda bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Çünkü hani haftalardır süre gelen 'Galatasaraydaki Portakal' esk sistem blaa blaa
' ları var ya, işte o sisteme biçilmiş kaftan bence Kader Keita.
Yine de son tümce; teşekkürler yönetim.
Etiketler:
Busker,
Galatasaray,
kader keita
Gökhan Zan'ın Ardından Beşiktaşlı Futbolcular
Hepsi çok mutlu ve beni tebrik ettiler.
"Eski takım arkadaşlarınla Galatasaray’a transfer olduktan sonra konuştun mu?" sorusuna cevabı Gökhan Zan'ın. Adam istemeden de olsa ne demiş yahu. Bi' adam gidince takım arkadaşları mutlu mu olur?
O değil de Emre Aşık+Zan tandemi bence tarih yazar. Bir maçta hem kırmızı karttan eksik kalma hem de pozisyon hatasından gol yeme ihtimali yükseltilir mi?
Bu ikisinin de yanına Servet lazım.
Not: GS TV röportajının devamını her yerde bulabilirsiniz.
Etiketler:
Bay Kerahet,
Gökhan Zan
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Yürü Be Topuz!
Herkes bilir ki diğerleri F.Bahçe'den sonra gelirMehmet Topuz Fb Aylık Dergisine döktürmüş.
Fenerbahçe apayrı. Büyük bir kulüp. Yaşanan olaylardan ötürü buraya gelirken bir çekincem oldu. Ama Aziz Başkan'la görüştükten sonra rahatladım. Bana herkesin hata yapabileceğini söyledi. Bu beni çok rahatlattı. Şimdi artık asıl amacım maçlar başladıktan sonra kendimi göstermek
Taraftarlarımız bana büyük bir güven verdi. Ayrıca Aziz Başkan'ın da çok büyük desteğini gördüm ve bana güven verdi. Aziz Başkan, bana bir baba gibi yaklaştı ve destek verdi. Bu desteği boş çıkarmayacağım
Yürü be oğlum! Kim tutar seni!
Etiketler:
Bay Kerahet,
Fenerbahçe,
Mehmet Topuz



















